olmaz ile cümle

olmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kafası o kadar büyüktür ki hiçbir şapka ona olmaz.Zo is het pak strakker van vorm en heeft geen cape.
Erkekler bu süre içinde saç ve sakal tıraşı olmazlar.De mens kan de bladeren en de stengels van grassen niet verteren.
STS, şüphelenilen bir saldırı olur olmaz değerlendirir ve bir alarm sinyali verir.Bij het overschrijden van een waarde klinkt een alarmsignaal.
Ama hiç umduğu gibi olmaz.Maar het gaat niet zoals verwacht.
Herhangi bir yerde gelgit olayı her gün aynı saatte olmaz.Ik kan niet iedere avond hier hetzelfde verhaal vertellen.
( Konfiçyüs: "Eğer konuşulan dil</a> doğru değilse, o zaman söylenen şey, söylenmek istenen şey olmaz.Als je maat het aangevraagde Aas (of Heer) niet hoeft te spelen kan je zeggen “hoeft niet”.
Ancak bu olay kariyerine engel olmaz.En Wij zullen zeker niets aan hun werken afdoen.
Yıl boyunca kasaba yakınlarında ren geyiği sürüsünün göçü eksik olmaz.Er zou de komende maanden geen korrel graan via Russische bodem de stad kunnen bereiken.
Bunlar lafla olmaz.Dit is onzin.
Bu yazıda olmaz.In het boek gebeurt dit niet.
Evet, eğer bu olacaksa, diğeri olmaz.Als dit een factor is, is het dus niet de enige.
Bu durumda, eğer epinefrin etkili olmazsa, damardan glükagon uygulanabilir.Als epinefrine bij die mensen niet werkt, kan glucagon via een ader worden toegediend.
Ama olmaz, zira çok önceden vatana ihanetten ceza almıştı.Iago heeft inmiddels spijt van zijn verraad.
Üniversiteden mezun olur olmaz babası tarafından kardinal yapılır.Maar al gauw komt de waarheid aan het licht als zijn vader leraar wordt op zijn school.
Büyümeye yardımcı olmaz."Ik word niet volwassen.
Bunun size hiç faydası olmaz." dedi.Je kan het dus niet slecht doen".
Hiçbir zaman ağlamayın ve yas tutmayın, böylece düşmanlarımızın hiçbir şeyden haberi olmaz.Praat niet te hard en niet te vaak, zodat u anderen niet tot last zult zijn.
DJ'lerin olmazsa olmazlarındandır.In de weekendnachten is geen dj te horen.
Kazanan olmazsa ikinci seçim yapılır.Is er daarna nog geen winnaar, dan wordt de winnaar op een andere manier vastgesteld.
Timur’un ilerleyişi sorunsuz olmaz.De aanleg van de lijn verliep niet probleemloos.
Mauricio: Sorun olmazdı.Achilles zei niets.
Artık savaşın iflah olmaz bir destekçisiydi ve savaşın sonuna kadar da öyle kaldı.Hij was een tegenstander van het communisme en bleef dat ook na de oorlog.
Hiç olmazsa küme düşmeyelim.Maar komaan, laten we niet somber zijn.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Maar het helpt niet.
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.Deze veranderingen worden door het publiek echter niet waargenomen.
Böyle başıboş dolaşan birinin hiçbir itibarı olmaz: ne saygı görür, ne değer, ona kimse acımaz.Hij had zoveel pret kunnen hebben als een heer zonder schaduw, zonder zorgen, zonder narigheid, zonder iets.
Dış görünümde pek fazla değişiklik olmaz.Het exterieur onderging verder niet veel wijzigingen.
Hatasız kul olmaz.Het beste paard struikelt wel eens.
Kusursuz iş olmaz.Het beste paard struikelt wel eens.
Şimdi olmaz!Nu niet!
Nisan ayına güven olmaz.April doet wat hij wil.
Bu kadarı da olmaz!Als je alles gehad hebt, krijg je ook dat nog.
Eğer yapabilseydim, burada olmazdım.Als ik dat kon, was ik hier niet.
Bu, o kadar sık olmaz.Dat gebeurt niet zo vaak.
Hiç olmazsa dikkatli olmaya gayret et.Probeer tenminste voorzichtig te zijn.
Köpek insanı ısırırsa haber olmaz, ama insan köpeği ısırırsa haber olur.Hond bijt man is geen nieuws, maar man bijt hond, dat is nieuws.
Eğer Elvis olmasaydı Beatles da olmazdı.Gdyby nie było Elvisa, nie byłoby Beatlesów”.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.Radość w Madrycie nie trwała długo.
Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum.Wiem, że niszczę twoje życie, że beze mnie mógłbyś pracować.
Kazanan ya da kaybeden olmaz.W grze nie ma zwycięzców lub przegranych.
Ama hiçbir şey olmaz.Jednak nic się nie stało.
Eğer diziler yeterince birbirine benziyorsa lokal ve global hizalama sonuçları arasında bir fark olmaz.W przypadku sekwencji dostatecznie podobnych, rezultaty dopasowań globalnego i lokalnego są takie same.
Nulla poena sine lege, "kanunsuz ceza olmaz" anlamına gelen Latince hukuk terimi.Nulla poena sine lege – łacińska sentencja prawnicza oznaczająca nie ma kary bez ustawy.
Kanunsuz suç olmaz.Zbrodnia bez kary.
Bunsuz büyük çaplı yazar olmaz.Bassui nie był płodnym pisarzem.
İki kadın anında el tutuşsalar idi Kameny, "Bu olmaz!Kiedy dwie okalające lipy uschły, nie uzupełniono ich.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Ten jednak nie korzysta z niego.
Niceliklerin azlığı ve çokluğu da olmaz.Liczebność nie rośnie ani też nie maleje.
Kazanan olmazsa ikinci seçim yapılır.Jeżeli nie przyniesie rezultatu, następuje druga dogrywka.
Bu yazıda olmaz.Napisu nie ma.
Ve bir insan için genellikle tehlikeli olmazlar.Prawdopodobnie nie jest bardzo groźny dla człowieka.
'Yahudilerin Samiriyelilerle işi olmaz.'""Dlaczego Żydzi nie wierzą w Jezusa?" (ang.)
Onda o, kendi - kendine önemli varlık olmazdı.Nie posiadał on jednak własnego umeblowania.
Biri olmadan bir diğeri olmaz.Jedno bez drugiego nie może istnieć.
Her ülkede başbakan olmaz.Rząd nie ma premiera.
Eğer sürtünme kuvveti var olmasaydı birçok yaşamsal faaliyet mümkün olmazdı.Bez dobrego unieruchomienia zwierzęcia, wykonywanie wielu czynności byłoby niemożliwe.
"Olmazsan Olmaz" (Söz - Müzik: Burcu Güneş) - 4:48 "Ben Yeter miyim?"Potasz) - 04:48 "W Końcu Naszych Dni" (muz.
O olmazsa ölmeyi tercih eder.Wolałaby umrzeć.
(Kazanılan para miktarında bir değişiklik olmaz.)(Nie cieszę się z cierpień, którymi się obnosisz).
Jane dener ve bir şey olmaz.Jane Darwell, właśc.

İlgili Sayfalar