olmaz ile cümle
olmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Ayrılık Deme Bana" "Sevdan Gözümün Bebeği" "Olmaz mı?"Não deveria mentir pra mim e beijar minha bunda?"
“Sosyal cinsel kimlik diye bir şeyin olmadığı bir toplumda, böyle bir ameliyat yapılmasına da gerek olmazdı.”“Não podemos ter vergonha de ter uma política social deste género.
Yarin olmazsa ondan sonraki gün.Morreria no dia seguinte, dos ferimentos.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Ao contrário do subtipo pallidum, estas subespécies não causam doenças neurológicas.
Mağdursuz suç olmaz.Um crime sem perdão
Ancak bu her zaman kolay bir süreç olmaz.Mas às vezes, isto nem sempre é fácil.
Sasha, Bob'u kamp kurmaya ikna etmeye çalışır ancak Bob buna razı olmaz.Sasha sugere que Bob descanse, mas ele é incapaz de fazê-lo.
Erkekler 6 ile 8 yıl arasında ergenliğe ulaşsalar da kendilerine ait bir alanları olmaz.Os jovens são amamentados por cerca de 6 a 8 meses até que sejam capazes de cuidar de si mesmos.
Böyle başıboş dolaşan birinin hiçbir itibarı olmaz: ne saygı görür, ne değer, ona kimse acımaz.Peço-Vos perdão para os que não crêem, não adoram, não esperam e não Vos amam.
Hemen ailesine telefon eder ama cevap veren olmaz.Pouco tempo depois ele tenta telefonar para seus pais, mas não há resposta.
Nurcular, siyasetlerle alâkaları olmaz."Cuidar de crianças não tem nada a ver com política.
Isırıklar küçüktür ve genellikle ağrıya neden olmaz.Tem um crescimento lento e normalmente não causa dor.
Ancak yasak uygulaması bazen pek katı olmazdı.Entretanto, sua implementação é às vezes impossível.
Yankı da olmaz.Ísis sem Véu.
Cümle öğrelerinin sıralaması değiştirilebilir, anlamda vurgu dışında değişiklik olmaz.Pode ser retirada da frase sem nenhuma alteração de significado.
Evet, eğer bu olacaksa, diğeri olmaz.Caso contrário não é a segunda.
Burada birbirleriyle savaşırlar ancak ölen olmaz.Os dois vivem brigando, mas não conseguem se imaginar separados.
Ancak, gerçekte, kuvvet uygulama anında olmaz.Porém, sem encontrar resistência, isso não ocorreu na prática.
Ama hiçbir şey olmaz.Nada acontece.
Jane dener ve bir şey olmaz.Alan Scott e Jade não afetados.
Bu durumda ilişkide ağrı ve acı olmaz.Em nenhum momento lhe é incutida dor ou medo.
Ama pek inandırıcı olmaz bu Kurtbey için.Ainda que não o suficiente para a ganância de Leopoldo.
SinemaTürk'te Hatasız Kul OlmazCinema sem Erros.
Artık savaşın iflah olmaz bir destekçisiydi ve savaşın sonuna kadar da öyle kaldı.O pai sempre foi um lutador e continuou a ser até o fim.
Yaptığından başkasını yapmaya asla gücü olmaz.Ele não poderia agir diferente de como agiu.
Tamamı erkek olsaydı hiçbir anlamı olmazdı, bu yüzden onlar için daha gerçekçi bir ortam yaratmak istedim.Um ser que não carecesse de nada não desejaria nada, seria um ser perfeito, um deus.
Hızır da yanından eksik olmaz.Não falta nem faltará.
Bu sefer olmaz."Talvez não hoje.
Büyümeye yardımcı olmaz.Eu não crescia.
Erişim tarihi: 30 Mart 2015. ^ "Evlenmeden Olmaz".30 de abril de 2015 «Este é para casar!
Esseniler köle sahibi olmazdı ve birbirlerine hizmet ederlerdi.Os colonos não eram servos, nem escravos e trabalhavam por conta própria.
Gerçekten de konsey bu tayinden hoşnut olmaz.Realmente seria estranho se ele gostasse disto.
Eğer 10 dakika sonunda 33'e ulaşan olmazsa daha fazla sayı atan takım maçı kazanır.Se nenhuma equipa atingir os 33 pontos no final do tempo regular, a equipa com a pontuação mais alta vence.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.Nenhum deles é indígena.
Önce davullarla başlayıp vokallerle devam etseydim, miksaj bu şekilde olmazdı." dedi.Se eu estivesse nervoso com outra gangue, nunca diria algo assim".
Bu aylarda fazla yağış olmaz ama rüzgarlar geniş yer tutar.O tempo hoje está bom mas as ondas estão altas.
Eğer karşıtlıklar arasındaki savaş olmasaydı hiçbir şey olmazdı.Nada existiria se não existisse, ao mesmo tempo, o seu oposto.
2005'te Rutgers’dan mezun olur olmaz, Stan The Architect ’de rol aldı.Logo após formar-se na Rutgers, em 2005, ele foi escalado para The Architect.
2015 yılında Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisine dahil olmuştur.Em 2015 não consegue apoio suficiente para disputar a Liga Ouro.
Bence bu kadronun Süper Lig'e çıkması sürpriz olmaz.Portanto, não pertenceria ao domínio ilusório da superestrutura.
"O kalçayla olmaz"."Tá Faltando Um Abraço".
Ama Brock Lesnar pin olmaz.O Prana não é simplesmente respiração.
Ancak Anderson ikna olmaz, kararının kesin olduğunu söyler.Khan não tem certeza se acredita ou não deles.
Maya yemek büyümeye yardımcı olmaz.Comer fermento não ajuda a crescer.
Donald Trump iflah olmaz bir yalancı.Donald Trump é um mentiroso patológico.
Bu sefer olmaz.Deze keer echter niet.
Sahipsiz hak olmaz, her hakkın bir sahibi vardır.Bij allen dezelfde angst, want voor God is niemand rechtvaardig.
Kazanan ya da kaybeden olmaz.Er is geen winnaar of verliezer.
Ancak, gerçekte, kuvvet uygulama anında olmaz.Het betekent dat in de praktijk overmacht niet snel wordt aangenomen.
Bella üzerinde denediğinde bir şey olmaz.Er is niet getest of haar gave op Bella werkt.
Hollanda’da durum farklı olmaz.Dit is anders dan in het Nederlands.
Matüridîlere göre ise, böyle bir şey söylemek doğru olmaz.Zo onbescheiden ben ik wel dat ik dat kan zeggen.
Ancak bu her zaman kolay bir süreç olmaz.Wat niet altijd gemakkelijk is.
Yaptıkları şeylerin sonucu düşünmezler ve asla pişman olmazlar."Ergens (geen) acht op slaan", er (geen) aandacht aan besteden.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Hij kon echter nergens aan land gaan.
"Azıcık minimalizm fena olmazdı"."Er zijn maar weinig tirannen die het niet slecht vergaat."
Benim sevgilim, bayan olsaydı durum böyle olmazdı.En als hij een vrouw zou zijn, zou hij niet in deze positie verkeren.
Balede, yeterli erkek olmazdı.Smelik was daarvoor niet de geschiktste man.
Bir insan bayıldığında cildi solgundur ve kaşıntısı olmaz.Wanneer iemand flauwvalt, is de huid bleek en is er geen sprake van huiduitslag.
Ama hiçbir şey olmaz.Er gebeurt niets.