olmaz ile cümle
olmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Her zaman üçerli yapılır ve transfer olmaz.(Обычно это пройти уровень, и не погибнуть.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Не может ходить по суше.
İnkalar’ın suyu ilgilendiren birçok alanda bir hayli ileri olduklarını söylemek yanlış olmaz.Вряд ли я могу преувеличить, насколько иным предстает вино, налитое в эти бокалы».
Gerekli olmadıkça kolla kayanın itilmesi akıllıca olmaz.Наложение жгута без крайней необходимости.
Benim sevgilim, bayan olsaydı durum böyle olmazdı.Девушка считает, что если она была бы с братом, несчастье бы не произошло.
Uzun süre dargınlık olmaz.Недолго осталось гаду.
Ancak bu sıralama standart olmaz.Данный режим не является стандартным.
Bu konuda bir standart ya da şart koşulması uygun olmaz.Быть или не быть — вот в чём вопрос Вести.
Gerçekten de sonuncusuna göre daha iyi olmazsa bunu yapmayacağım''.Если я делаю это, то это лучше работает без комитета».
Bunlar lafla olmaz.Не делайте глупостей.
Geldim, gittim demekle roman olmaz.Уйти и не вернуться: Роман.
Eğlenecek yerin olmaz, Kalleş dünya piç olmasa.Давайте веселиться, судьба — не тяжкий крест.
Dış görünümde pek fazla değişiklik olmaz.Внешние изменения особых нет.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.لم تدم البهجة في مدريد طويلا.
Bella üzerinde denediğinde bir şey olmaz.ولكن لم يجد شء عندما حاول مع بيلا .
Telefon rehberinden Diane Selwyn'in numarasını bulup onu ararlar; ancak cevap veren olmaz.يجدان "ديان سلوين" في دليل الهاتف وتصلون بها، لكنه لا ترد.
Jane dener ve bir şey olmaz.جيني أسبر و غيرهم.
Bu tür gezegenlerin Levha hareketleri ya da güçlü manyetik alan olmaz, çünkü oluşumdan sonra hızla soğaşırlar.ومثل هذه الكواكب لا يكون لديها تكتونيات صفائح أو مجال مغناطيسي قوي نظرًا لأنها تبرد بسرعة بعد التكوين.
Tek deliklilerde erkekler yavru bakımında yardımcı olmazlar.بعد الولادة، لا يساعد الذكور على رعاية الصغار.
Her ülkede başbakan olmaz.ليس هناك رئيس الوزراء.
Bazı virüsler enfekte hücrede hiçbir belirgin değişikliğe neden olmazlar .بعض الفيروسات لا تسبب أي تغييرات طاهرة على الخلية المصابة.
Gerçekten de sonuncusuna göre daha iyi olmazsa bunu yapmayacağım''.وأفضل شيء فيه أنه إذا اسأ لك، فانه لا يهتم."
Yan etkiler nadiren ciddidir ve herhangi bir kalıcı sakatlığa neden olmaz.ونادرا ما تكون الآثار الجانبية لهذا النوع خطيرة، ولا تسبب أي عاهات مستديمة.
Bu olmaz!"ليس هذا!".
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.شك المراقبون في هذه التغييرات.
Ne yaparsa da yararı olmaz.إذا كان ذكره لا يفيد شيئاً.
'Yahudilerin Samiriyelilerle işi olmaz.'"لا ينبغى أن يشعر اليهود بدخولنا".
Çünkü hatıraları yok olmaz.ذكريات لا تنسى.
Ali Tekintüre) Anlamı Olmaz (Söz.وتُعتَبَر في الإعراب: «لا محل لها من الإعراب».
Büyümeye yardımcı olmaz.لا ينمو نباتها.
Onda o, kendi - kendine önemli varlık olmazdı.لم يحسب لنفسه شيئاً ولا نفسه ثمينة عنده..
Guderian’ın buna bir itirazı olmaz.نظام أردوغان ليس لديه شيء من ذلك.»
Ancak ikilinin bir araya gelişi hiçbir zaman dostane olmaz.لا تختلف اللحبة في أي من الحالتين سوى في مدة استمرار ظهورها.
İslam dünyasında sınır olmaz.اللاعنف في الإسلام.
Ama hiç umduğu gibi olmaz.ليس أبدا كما كنا نتوقع."
Savaşta risk olmazsa olmazdır.فلا يمكن الضلوع في حرب من دون خزينة للحرب.
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.الانبوبة ليست مؤلمة ولا تمنع المرضى من تناول الطعام بالفم، إذا رغبوا في ذلك.
Hızır da yanından eksik olmaz.الإيمان لا يزيد ولا ينقص.
Uruklar, güneş ışığından rahatsız olmazlar.لم يسمح للأسرى بالاستمتاع بأشعة الشمس.
Bunlar lafla olmaz.حسنا، هذا مجرد هراء.
“O da olmaz.” dedi. “O halde, dedim yanlış kanı da kesinlikle olmaz.”قال: «نعم»، قلت: وهل بعد ذلك الشر من خير؟!
DJ'lerin olmazsa olmazlarındandır.ولا يملك الصهيونيون منها شيئاً.
Ancak, gerçekte, kuvvet uygulama anında olmaz.عمليا لم تمنع المقاومة تماما.
Yankı da olmaz.ولا الجبانُ !
Bundan futbolcu olmaz.لاعبين كرة القدم .
Tüylerde mevsime göre değişiklik olmaz.ولاتحدث أي تغييرات على البُندقية نَفسها .
Donald Trump iflah olmaz bir yalancı.دونالد ترامب كذاب مرضي.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.Não teria acontecido sem ele, mas, por outro lado, não tinha como continuar com ele.
"RAB çobanımdır, Eksiğim olmaz.O Senhor é o meu pastor, nada me faltará.
Telefon rehberinden Diane Selwyn'in numarasını bulup onu ararlar; ancak cevap veren olmaz.Eles encontram uma Diane Selwyn na lista telefônica e ligam para ela, mas ela não atende.
Kazanan ya da kaybeden olmaz.Não há vencedor nem vencido.
Bu tarz bir sözleşme gerçek olsaydı bile yasal bir geçerliliği olmazdı.Tal ação, mesmo que existisse, não teria legitimidade legal.
Bu yazıda olmaz.Não essa aqui.
Bazı virüsler enfekte hücrede hiçbir belirgin değişikliğe neden olmazlar .Alguns vírus não causam mudanças aparentes à célula infectada.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Não é possível desembarcar.
Bu insanların beklediği şey olmazdı." dedi.Não é o que eles estão vivendo, mas o que gostariam de expressar”.
Mauricio: Sorun olmazdı.Romário não deu chances.
Biri olmadan bir diğeri olmaz.Não existe um sem o outro.
'Yahudilerin Samiriyelilerle işi olmaz.'"Os judeus não se comunicam com os samaritanos.
Köleler Roma hukukuna göre mülkiyet olarak kabul edilir ve hiçbir hukuki hakları olmazdı.Perante a lei romana, os escravos eram considerados propriedade e não tinham personalidade jurídica.