olmaz ile cümle
olmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Elektrik ve su olmadan hayat olmaz.No es posible la vida sin electricidad y sin agua.
Su olmadan hayat olmaz.Sin agua no hay vida.
Bu konuda çok emin olmazdım.Yo no estaría tan seguro de eso.
Bundan tam emin olmazdım.Yo no estaría tan seguro de eso.
O bir sorun olmaz.Eso no será un problema.
Tom'un parası olsa burada olmazdı.Tom no estaría aquí si tuviera dinero.
Başka hiçbir ülkede Japonya'daki kadar sıklıkla deprem olmaz.En ningún otro país ocurren tan frecuentemente los terremotos como en Japón.
Eğer yapabilseydim, burada olmazdım.Si pudiera, no estaría aquí.
Bu akşam partiye gidecek misin? Olmazsa gidip film izleyelim.¿Vas a ir a la fiesta esta tarde? Si no, vamos a ver una película.
Kötülük olmasaydı iyilik de olmazdı.Si no existiera el mal, tampoco existiría el bien.
Sen olmadan bugün burada olmazdım.De no ser por ti, hoy no estaría aquí.
Ne olur ne olmaz diye, yanımda biraz nakit de taşıyacağım.Por si acaso, también llevo un poco de dinero.
Fakirin dostu olmaz.Aquel que es pobre no tiene amigo.
Donald Trump iflah olmaz bir yalancı.Donald Trump es un mentiroso patológico.
Tilkiler vaaz vermeye başlayınca tavuklar güvende olmaz.Cuando la zorra predica, no están seguros los pollos.
Sen beni hatırladığın sürece geri kalan herkes unutsa da umurumda olmaz.No me importa si el resto del mundo me olvida siempre que tú me recuerdes.
Telefon rehberinden Diane Selwyn'in numarasını bulup onu ararlar; ancak cevap veren olmaz.Buscan a Diane Selwyn en la guía telefónica y la llaman, pero ella no responde.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.El tiempo de alegría en Madrid duró poco.
Eğer birkaç gün içerisinde, onun serbest kalmasına engel olmazlarsa dünyanın sonu gelecek.Si no le impide liberarse en el tiempo de algunos días, el mundo llegará a su fin.
2005'te Rutgers’dan mezun olur olmaz, Stan The Architect ’de rol aldı.Inmediatamente después de graduarse de Rutgers en el 2005, Stan participó en The Architect.
Bu sefer olmaz.No esta vez.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.No podía haber ocurrido sin él pero, por otro lado, no podíamos haber seguido con él.
Eğer diziler yeterince birbirine benziyorsa lokal ve global hizalama sonuçları arasında bir fark olmaz.Con secuencias suficientemente similares, no existe diferencia entre alineamientos globales y locales.
Gerçekten de sonuncusuna göre daha iyi olmazsa bunu yapmayacağım''.Estoy realmente en ese punto donde, a menos que sea mejor que el último, no voy a hacerlo.
Bâzı bidat ve şirk yönleri olduğundan onlarla çıkmak doğru olmaz" dediği haber verilmektedir.Y prosiguió: "lo que está bien plantado no se desarraiga, lo que bien se retiene no escapa.
Kazanan ya da kaybeden olmaz.No hay ganador o perdedor.
Büyümeye yardımcı olmaz.Ayudar a crecer.
Ali Tekintüre) Anlamı Olmaz (Söz.No es concebible un signo sin significado (sonido vacuo).
Çünkü hatıraları yok olmaz.No tendrán recuerdos.
Ve gene Karadeniz'e has kokulu üzüm olmazsa olmazlardan dır Yeniköy'de.(Joba) Sin un rasguño: Deslízate por la barandilla sin sufrir un rasguño (por los cables de las deslizabotas).
Ne yaparsa da yararı olmaz.Todo lo anterior no le sirve de nada.
Yani, eğer fosforilasyon olursa O-GlcNAc eklenmez, O-GlcNAc eklenirse forforilasyon olmaz.De esta forma si ocurre la fosforilación, no ocurre la O-GlcNAción, y vice versa.
Bunlar modellerdir ve ölçeksiz bir model olmaz.Son modelos, y ningún modelo es tal sin una escala.
Mauricio: Sorun olmazdı.Marisol no tuvo reparos.
Bu bulutlardaki yağışın oluşmasına sebep olabilir ve bu durumun aksi durumunda yağmur olmaz.No es válida esta sombra Llueve por tanto...
Kaşınma ve iritasyon olur ama cinsel birleşmede acı olmaz.Está asociada con prurito e irritación, pero no produce dolor durante las relaciones sexuales.
Niceliklerin azlığı ve çokluğu da olmaz.Y yo ni recuerdo faltas ni necesito magnanimidades.
Benim sevgilim, bayan olsaydı durum böyle olmazdı.Si hubiera sido una chica en lugar de un chico, la situación no sería la que es.
Her futbolcuya Fatih Hoca'yla çalışmak nasip olmaz.Cada jugador de fútbol Fatih Hoca'yla a menudo no funciona.
Gerçek para kağıdında ise bu olmaz.Ahora bien, los juegos verdaderos no son así.
Bu tarz bir sözleşme gerçek olsaydı bile yasal bir geçerliliği olmazdı.Incluso si existiera, el documento no tendría validez legal.
"Ayrılık Deme Bana" "Sevdan Gözümün Bebeği" "Olmaz mı?"No me digas no, que en tu boca está el secreto de mi amor.
Balede, yeterli erkek olmazdı.En Bangladés no existieron muchos Zamindars.
Bunlar lafla olmaz.No es broma.
Nurcular, siyasetlerle alâkaları olmaz.Ya no serán políticas focalizadas para pobres.
Niceliklerin karşıtları olmaz.Sus planes no pueden ser más opuestos.
Faaliyette bulunduğu ülkede yasal olmaz.Que no se oponga a la jurisdicción del país donde se tramita.
İslam öncesi dönemde Araplar arasında iç savaşlar eksik olmazdı.En las primeras épocas del Islam no existían las madrasas.
Genelde beneklerin altında ağrı olmaz.Generalmente no llegan a los pulmones.
Bella üzerinde denediğinde bir şey olmaz.Al llegar se encuentra con que Bella está bien.
Burada birbirleriyle savaşırlar ancak ölen olmaz.No pueden vivir el uno sin el otro, pero tampoco pueden vivir juntos.
Cümle öğrelerinin sıralaması değiştirilebilir, anlamda vurgu dışında değişiklik olmaz.Podrías sacar cada frase sin cambiar el sentido en particular.
Bu değişim ise belirli bir amaca göre olmaz; anlam, değişimin ardından değişime uyum sağlanarak oluşturulur.Es un deseo de permanecer como se es; una resistencia al cambio.
52 Ah ya da %110); fakat, şarj durumu ile bu gösterim mümkün olmaz.(1050-1031) a. C., pero esto no es probable.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Al contrario de su apariencia, no ocasionan polución.
Tali özellikler başkanlık sisteminin olmazsa olmaz şartları değildir.El título no tenía las características propias de un sistema presidencial.
İstemese de, olmaz dese de Lee Ji Hyun bu bağa gitmek zorunda kalacaktır.Con este mismo propósito también hizo que Zhong Er y Yi Wu tuviese que marcharse al éxilio.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.Ninguno de ellos es indígena.
Bu sıvının cilt ile temasa etmesi, iğrenç kokunun haricinde herhangi bir zararı olmaz.No es consumida por el ganado, quizá por su desagradable olor.
Kafası o kadar büyüktür ki hiçbir şapka ona olmaz.El deel tiene la apariencia de un abrigo grande cuando no se usa.