Ana içeriğe geç
Sözlük

olmaya ile cümle

olmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom hâlâ terfi imkânı olmayan o işte mi çalışıyor?Is Tom still working that dead-end job?
Tom hâlâ kariyeri olmayan o işte mi çalışıyor?Is Tom still working that dead-end job?
Tom'un ev ödevimde bana yardım etmeye istekli olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom would be willing to help me with my homework.
Tom bunun olmayacağını biliyor.Tom knows that won't happen.
Bu asla sana olmayacak.That'll never happen to you.
Bunu yapman kolay olmayacak.It's not going to be easy for you to do that.
Burada olmayacak mısın?Aren't you going to be here?
Buraya uzak olmayan bir hastane var.There is a hospital not far from here.
Tom buraya gelmeden önce bunu yapmak için yeterli zamanımız olmayacak.We won't have enough time to do that before Tom gets here.
Tom'un burada olmayacağını nasıl bildin?How did you know Tom wasn't going to be here?
Daima insanlara kibar olmaya çalışıyorum.I always try to be nice to other people.
Tom muhtemelen bu gecenin partisinde olmayacak.Tom isn't likely to be at tonight's party.
Tom muhtemelen yarın burada olmayacak.Tom isn't likely to be here tomorrow.
Bunu yapmaya gerek olmayacak.Doing that won't be necessary.
Tom, Avustralya'ya geri dönmek zorunda olmayabilir.Tom may not have to go back to Australia.
Tom'un gelecek yıl Avustralya’da olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder whether Tom will be in Australia next year.
Gelecek yıl Boston'da olmayabilirim.I might not be in Boston next year.
Bu sorunu çözmek kolay olmayacak.It won't be easy to solve this problem.
Bunu yapmak için gönüllü olmayacağım.I'm not going to volunteer to do that.
Sami Müslüman olmaya hazırdı.Sami was ready to convert to Islam.
Tom onu konsantre olmaya zor buldu.Tom found it difficult to concentrate.
Tom'un orada olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if Tom will be there or not.
Bugün sana yardım edecek zamanımız olmayacak.We won't have time to help you today.
Bunu daha sonraki bir zamanda yapmak için başka bir şansın olmayacak.You won't get another chance to do that anytime soon.
Tom pahalı olmayan, kullanılmış bir otomobil arıyor.Tom is looking for an inexpensive used car.
Komik olmaya çalışma lütfen.Please stop trying to be funny.
Tom'u kurtarmak kolay olmayacak.Rescuing Tom won't be easy.
Kibar olmaya çalışıyordum.I was trying to be polite.
Yardımda bulunmazsan bitirmem mümkün olmayacak.I won't be able to finish if you don't help me.
Tom "bana yâr olmayan başkasına da yâr olmasın" mantığıyla hareket ediyor.Tom acts like a dog in the manger.
Avustralya denize kıyısı olmayan bir ülke mi?Is Australia a landlocked country?
Avusturya denize kıyısı olmayan bir ülke mi?Is Austria a landlocked country?
İhtiyaçlarınızı karşılamamız mümkün olmayacak.It won't be possible for us to meet your needs.
Tom daima insanlara yardımcı olmaya çalışır.Tom always tries to help people.
Yahudi (ırkından) olanlarla olmayanlar arasındaki ayrım İsa aracılığıyla yok edilmiştir.The difference between Gentiles and Jews was erased through Jesus Christ.
Doğası Müslüman olmaya yatkındı.He was naturally inclined to accept Islam.
Yarın seninle çalışıyor olmayacağım.I won't be working with you tomorrow.
On sekiz yaşına geldiğinde asker olmaya karar verdi.When he was eighteen, he decided that he wanted to become a soldier.
Bu yılki yeni yıl partisi onsuz aynı olmayacak.The New Year's party won't be the same this year without him.
Bize çok uzak olmayan küçük bir evde kira ödemeden oturuyordu.He was living rent-free in a small house not too far from us.
Bize fazla uzak olmayan küçük bir evde kira vermeden kalıyordu.She was living rent-free in a small house not too far from us.
Böyle bir şeyin bir daha asla olmayacağını söyledi.He said that nothing like that would ever happen again.
Eğlenceli olmaya başladığı yer burası.This is where it really starts getting fun.
Çalıştığı yere fazla uzak olmayan bir daire bulması lazım.He needs to find an apartment not too far from where he works.
Göründüğü kadar mutlu olmayabilir.He might not be as happy as he looks.
Gazeteci olmaya karar verdi.He made up his mind to become a newspaperman.
Öğretmen olmaya karar verdi.She made up her mind to become a teacher.
Helikopter pilotu olmaya karar verdi.He made up his mind to be a helicopter pilot.
Dağın tepesine çoban olmaya gidiyorum.I'm going to the top of the mountain to become a shepherd.
Öfkene hakim olmaya çalış.Try to control your rage.
Vaktinde orada olmaya çalışacağım.I'll try to be there on time.
Emekli olmaya hiç niyetim yok.I don't have any intention of retiring.
Orada vaktinde olmaya çalışacağım.I'm going to try to be there on time.
Tom'un zamanı olmayabilir.Tom may not have time.
Evimiz ulaşım sıkıntısı olmayan bir yerde.Our house is in a convenient location.
Tom'a neden yardımcı olmayayım?Why shouldn't I help Tom?
Durum sandığımız kadar kötü olmayabilir.The situation might not be as bad as we thought.
İnsanları var olmayan bir şeyle korkutmayı bırak.Stop scaring people with something that doesn't exist.
Bu bir daha asla ama asla olmayacak.That'll never, ever happen again.
Yanni daha iyi bir insan olmaya azmetmiş gibiydi.Yanni seemed resolved to be a better man.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod