Ana içeriğe geç
Sözlük

olmaya ile cümle

olmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sami'nin kızgın olmaya hakkı vardır.Sami has a right to be angry.
Sami, Leyla'ya yardımcı olmaya çalışıyordu.Sami was trying to help Layla.
Sami daha sert olmaya başladı.Sami started getting more violent.
Sami'nin ilacı etkili olmaya başladı.Sami's medication started to take effect.
Sami'nin ilaç tedavisi etkili olmaya başladı.Sami's medication started to take effect.
Sami iyi bir üvey baba olmaya çalışıyordu.Sami was trying to be a good stepfather.
Sami hasta olmaya başladı.Sami started to get sick.
Sami, reşit olmayan kızıyla içti.Sami drank with his underage daughter.
Pazartesi günü Boston'da olmayacağım.I won't be in Boston on Monday.
Tom'un Boston'tan uzakta olmayan küçük bir çiftliği var.Tom has a small farm not far from Boston.
Hayatta amacı olmayanlar, sadece ölmek için yaşarlar.Those who have no goal in life, live only to die.
Reşit olmayan alkol kullanımı ciddi bir sorundur.Underage drinking is a serious problem.
Tom şemsiyesi olmayan tek kişidir.Tom is the only one without an umbrella.
Tom şemsiyesi olmayan tek kişiydiTom was the only one without an umbrella.
Tom'un ikna edilmesi o kadar zor olmayacak.Tom won't be so difficult to convince.
Tom'u ikna etmek o kadar da zor olmayacakIt won't be so difficult to convince Tom.
Tom, buradan uzak olmayan bir lokantada çalışıyor.Tom works at a restaurant not far from here.
Tom'un bugünkü toplantıda olmayacağını biliyordun sanıyordum.I thought you knew that Tom wasn't going to be at today's meeting.
Sami tuhaf olmaya başladı.Sami started getting weird.
Sami biraz daha agresif olmaya başladı.Sami started to get a little bit more aggressive.
Sami, Leyla ile arkadaş olmaya devam etti.Sami continued to be friends with Layla.
Sami kibar olmaya çalışıyordu.Sami was trying to be nice.
Bence Tom günün bu saatinde evde olmayacak.I think Tom won't be home at this time of day.
Tom'un olmayacağından şüpheliyim.I doubt Tom will be absent.
Bence Tom ve Mary bugün burada olmayacak.I think Tom and Mary won't be here today.
Tom ve Mary'nin bugün burada olmayacaklarını düşünüyorum.I think that Tom and Mary won't be here today.
Yarın senin yardımına ihtiyacım olmayacak.I won't need your help tomorrow.
Ateizm, peygamberi olmayan bir örgüttür.Atheism is a non-prophet organization.
Bu bir tesadüf olmayabilir.It may not be a coincidence.
Yarın Tom'un yardımına ihtiyacım olmayacak.I won't need Tom's help tomorrow.
Restoranımız Noel Arifesinde açık olmayacak.Our restaurant won't be open on Christmas Eve.
Bu tür bir şey artık olmayacak.That kind of thing doesn't happen anymore.
Bunu yapmak düşündüğün kadar kolay olmayacak.It won't be as easy to do as you think.
O tür şeyler olmayacak.That kind of thing won't happen.
Tom kadar ünlü olmayacağım.I'll never be as famous as Tom.
Tom'u bulmak zor olmayacak.Finding Tom won't be difficult.
Sami homoseksüel olmaya karar verdi.Sami decided to become a homosexual.
Sıkıntı olmayacaktır.There shouldn’t be any issues.
Öyle bir şey bir daha asla olmayacak.Nothing like that will ever happen again.
Tom'un bir otomobil sahibi olmaya gücü yetemez.Tom can't afford to have an automobile.
Bunun olmayacağından eminim.I'm sure that won't happen.
Bir dahaki sefere, bu kadar şanslı olmayabilirsin.Next time, you might not be so lucky.
Bir dahaki sefere, bu kadar şanslı olmayabiliriz.Next time, we might not be so lucky.
Bunun olmayacağını garanti ederim.I guarantee that's not going to happen.
Onun olup olmayacağından emin değilim.I'm not sure whether that'll happen or not.
Neden böyle şeyler bize olmaya devam ediyor.Why do things like this keep happening to us?
Bugün yapacağımız şey kolay olmayacak.What we're going to do today isn't going to be easy.
Tom'un orada olup olmayacağından emin değilim.I'm not sure whether Tom will be there or not.
Tom'un burada olmayacağını umuyordum.I was hoping that Tom wouldn't be here.
Tom pazartesiye kadar evde olmayacak.Tom won't be home until Monday.
2.30'a kadar evde olmaya çalışacağım.I'll try to be home by 2:30.
Belki Tom bugün burada olmayacak.Maybe Tom won't be here today.
Lütfen 2.30'a kadar burada olmaya çalış.Please try to be here by 2:30.
Artık orada olmaya dayanamadım.I couldn't stand being there anymore.
Tom'un söylediği, doğru olabilir ya da olmayabilir.What Tom said may, or may not, be true.
Tom orada olacak, ama Mary olmayacak.Tom will be there, but Mary won't.
Tom muhtemelen gelen ilk kişi olmayacak.Tom probably won't be the first one to arrive.
Tom muhtemelen bunu yapan ilk kişi olmayacak.Tom probably won't be the first one to do that.
Tom'un vaktinde burada olup olmayacağını merak etmekten kendimi alamıyorum.I can't help wondering if Tom will get here on time.
Tom ve Mary, John'a partisinde olmayacaklarını söylemeli.Tom and Mary should tell John that they won't be at his party.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod