Ana içeriğe geç
Sözlük

olmaya ile cümle

olmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Belkide o asla ünlü olmayacak.Perhaps he'll never become famous.
Belki o ünlü olmayacak.Maybe he won't become famous.
Facebook'ta olmayan birini tanıyor musun?Do you know anyone who's not on Facebook?
O, uzun ömürlü olmayacak.He won't live a long life.
Geleceği olmayan bir işte tuzağa düşürülmüştü.He was trapped in a dead-end job.
Bir insanın asla pişman olmayacağı tek şey onun hatalarıdır.The only thing one never regrets are one's mistakes.
Ne yazık ki fazla boş vaktim olmayacak.Unfortunately I will not have much free time.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya zorlanamaz.No one may be compelled to belong to an association.
Hasta olmaya vaktim yok.I don't have time to be sick.
Gökyüzü açık olmayacak.The skies won't be clear.
Hava güzel olmayacak.The weather won't be fine.
Hava açık olmayacak.It won't clear up.
Benim erkek kardeşim olgun olmayan bir çocuktur.My brother is an immature boy.
Dünyada ihtiyacım olmayan bir sürü güzel şeyler var.There are many beautiful things on earth that I don't need.
Ben bu olmayan bir şey vereceğim.I'll give anything that isn't this.
Endişelenmek olmayan bir borcu ödemek gibidir.Worrying is like paying a debt you don't owe.
O, binicilik toplumunun bir üyesi olmaya çalışıyor.He's been trying to become a member of a horsemanship society.
Onun bütün aksiliklerine rağmen, o iyimser olmaya devam etmektedir.Despite all his setbacks, he remains an optimist.
Amerikalı yetişkinlerin yaklaşık % 65'i sağlıkları için iyi olmayan aşırı kiloludurlar.About 65% of American adults are overweight, which isn't good for their health.
Ergin olmayan biri ebeveynlerine bağlıdır.A minor is dependent on his parents.
Tom'un yüzü pürüzlü, çünkü onun tıraş olmaya ihtiyacı var.Tom's face feels rough because he needs to shave.
Hata için özür diliyor ve bunu tekrar olmayacağına söz veriyoruz.We apologize for the mistake and promise that it won't happen again.
Gürültülü olmayan parka gidelim.Let's go to the park where it is not noisy.
Umarım, yarın okul olmayacak.With any luck, there will be no school tomorrow.
Eğer senden güzel insan varsa bile, onların sayısı fazla olmayacaktır.If there even are people more beautiful than you, there won't be many of them.
Yarın burada olmayacağım.Tomorrow I won't be here.
Her kim geç kalkarsa, onun için, yeterli ekmek olmayabilir.One who wakes up late, for him, there may not be enough bread.
Miden sözlerden dolu olmayacaktır.Your stomach won't be full from promises.
Sonuç gerçekten iyi olmayacak.The result won't really be good.
Herkes Japonya'da artık kötü bir şey asla olmayacağını umuyor.Everyone is hoping nothing bad will ever happen in Japan.
O bir sorun olmaya başladı.He began to be a problem.
O, askeri gücün gerekli olmayacağını söyledi.He said military force would not be needed.
Amerika Birleşik Devletleri'nin engel olmayacağını söyledi.He said the United States would not interfere.
Savaşın o yarısı kolay olmayacaktı.That half of the battle would not be easy.
Araştırmacılar ciddi bir gıda eksikliğinden muzdarip olmaya başladı.The explorers began to suffer from a severe lack of food.
1864 yılında Lincoln yeniden seçim için aday olmaya karar verdi.In 1864, Lincoln decided to run for re-election.
Taylor tarafsız olmaya çalıştı.Taylor tried to be neutral.
Johnston teslim olmaya karar verdi.Johnston decided to surrender.
Evden pek uzak olmayan bir askeri hastane vardı.Not far from the house was a military hospital.
Aileler gittikçe daha az çocuk sahibi olmaya başladı.Families began to have fewer and fewer children.
O temelde onunla aynı görüşte olmayan birisini komünist olarak ilan eder.He basically declares anyone who doesn't agree with him a Communist.
Kıskançlık olmayan hiçbir aşk yoktur.No love without envy.
Bu yaz için tatil olmayacak.There will be no holiday for this summer.
Müttefikler Ruslara yardımcı olmak için çok inandırıcı olmayan bir girişimde bulundular.The Allies made a very unconvincing attempt to help the Russians.
Pahalı, her zaman pahalı olmayandan daha iyi değildir.Expensive is not always better than inexpensive.
Resmi olmayan diksiyon her zaman gizem ve gerçeküstücülükle doludur.Informal diction is always full of mystery and surrealism.
O, liseden mezun olmaya karar verdi.She made up her mind to graduate from high school.
Asla yalnız olmayacaksın.You will never be alone.
Öğretmeniniz memnun olmayacak.Your teacher won't be pleased.
O kadar önemli olmayan şeyler hakkında endişelenerek zamanının çoğunu harcar mısın?Do you spend most of your time worrying about things that don't matter so much?
Oğlum bir Rakugo hikaye anlatıcısı olmaya çalıştı.My son tried to become a rakugo story teller.
Kaza hakkında konuşmanın hoş olmayacağını biliyorum.I know it's going to be unpleasant to talk about the accident.
Birinin bana yardım etmek için istekli olacağının oldukça olası olmayacağını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone would be willing to help me.
Bugün balina görmemizin pek olası olmayacağını biliyorum.I know that it is highly unlikely that we'll see any whales today.
Çocuklara sessiz olmalarını söyledim, fakat onlar gürültülü olmaya devam ettiler.I told the children to be quiet, but they just kept on being noisy.
Buzdolabında belki biraz daha süt olup olmayacağını merak ediyordum.I was just wondering if maybe there was some more milk in the refrigerator.
Yaşamak için başka bir yer bulmanın çok zor olmayacağından eminim.I'm sure it wouldn't be too hard to find another place to live.
Sistemimize kimin saldırdığını bulmanın zor olmayacağından eminim.I'm sure it wouldn't be too hard to find out who hacked into our system.
O uygulamayı nasıl kullanacağımı öğrenmenin çok zor olmayacağından eminim.I'm sure it wouldn't be too hard to learn how to use that application.
Sadece buralarda sensiz aynı olmayacak.It just won't be the same around here without you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olmaya ile cümle - Sayfa 4 - olmaya kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App