Ana içeriğe geç
Sözlük

olmaya ile cümle

olmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yardımcı olmaya çalışıyorum.I'm trying to be helpful.
Ben her zaman adil olmaya çalışırım.I always try to be fair.
Cesur olmaya çalışıyorum.I'm trying to be brave.
Ben kibar olmaya çalışıyorum.I'm trying to be nice.
Senin için olmayan hislerimi varmış gibi davranmaya devam edemem.I can't keep pretending that I have feelings for you that I don't.
Şirketimizden bir kez daha alay ederseniz kesinlikle size karşı kibar olmayacağız.If you make fun of our company again, we certainly won’t be polite to you.
Hanımefendisi olmayan bir şövalye yapraksız bir ağaç gibiydi.A knight without a lady was like a tree without leaves.
Bu araştırmaya göre, çocukları olan insanlar olmayanlardan daha uzun yaşamaktadır.According to this study, people who have children live longer than those who do not.
Gülümseme olmayan bir gün, kaybedilmiş bir gündür.A day without smiling is a day lost.
O haklı olmayacak.He won't be right.
Hiç kimse mükemmel değildir ve asla olmayacak.No one is, or will ever be, perfect.
Küçük olmayan büyük bir eve ihtiyacım var.I need a big and not small house.
Kendi düşüncelerine sahip olmayan insanlara güvenmiyorum.I don't trust people who don't have their own thoughts.
Hiçbir fikri olmayan insanları sevmiyorum.I don't like people who have no opinion.
Bir kültürde kibar olan şey diğerinde kibar olmayabilir.What is polite in one culture may not be polite in another.
Bir kültürde kaba olan şey, başka bir kültürde kaba olmayabilir.What is impolite in one culture may not be impolite in another.
Tom her zaman yardımcı olmaya heveslidir.Tom is always eager to help.
Çalışmaya devam et, yoksa bugün hazır olmayacağız.Continue working, or else we won't be ready today.
Tom bütün gerçeği söylüyor olmayabilir.Tom may not be telling the whole truth.
Bize yardımcı olmaya hazır mısınız?Are you ready to help us?
Bu kütüphanenin İngilizce olmayan kitapları yok.This library has no books that are not in English.
Bu kütüphanede İngilizce olmayan kitap yok.This library has no non-English books.
O, artık orada olmayan bir sarayda doğmuş.He was born in a palace that isn't there any more.
Senin için basit olmayacak.It won't be simple for you.
Bunun kolay olmayabileceğini biliyorum, ama bunu yapmak zorunda olacağız.I know it may be not be easy, but we're going to have to do that.
Bunun kolay olmayabileceğini biliyorum, ama sanırım bunu yapmamız gerek.I know it may be not be easy, but I think we need to do that.
Tom çelişkili olmaya katlanamaz.Tom can't stand being contradicted.
Tom sana engel olmayacak.Tom won't interfere with you.
Tom buradan çok uzak olmayan bir müzede çalışıyor.Tom works at a museum not too far from here.
Dışarısı karanlık olmaya başlıyor.It's starting to get dark outside.
Tom'un onu yapma şansı olmayacak.Tom won't have a chance to do that.
Tom'un orada olmayacağını kimse bilmiyordu.Nobody knew that Tom wasn't going to be here.
Tom bugün burada olmayacak, çünkü hasta.Tom won't be here today, because he's sick.
Tom bugün burada olmayacağını söylemek için aradı.Tom called to say he won't be here today.
O olası olmayan bir tesadüf.That's an improbable coincidence.
Seninle aynı fikirde olmayan var mı?Did anybody disagree with you?
Sakin olmaya çalış, tamam mı?Try to stay calm, OK?
Sürücü belgesine sahip olmayan birkaç arkadaşım var.I have several friends who don't have driver's licenses.
Tom'un Mary'nin partisinde olmayacağından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom isn't going to be at Mary's party.
Biraz daha sabırlı olmaya çalışman gerekir.You should try to be a little more patient.
Ona ihtiyacın olmayacağından şüpheliyim.I suspect you won't need that.
Tom'un bu gece burada olmayacağından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom won't be here tonight.
Tom yarın burada olmayacağını söylüyor.Tom says he won't be here tomorrow.
Bence Tom muhtemelen yarın burada olmayacak.I think it's unlikely Tom will be here tomorrow.
Onu yapmanın kolay olmayacağını düşünüyorum.I think it wouldn't be easy to do that.
Tom, Mary'nin muhtemelen meşgul olmayacağını düşünüyordu.Tom thought Mary wouldn't likely be busy.
Tom, Mary'nin burada olmayacağını düşünüyordu.Tom thought Mary wasn't going to be here.
Köprünün güvenli olmayabileceğini düşündüm.I thought the bridge might be unsafe.
Elimden geldiğince sakin olmaya çalıştım.I tried to be as quiet as I could.
Tom elinden geldiğince sakin olmaya çalıştı.Tom tried to be as quiet as he could.
Neden yarın burada olmayacaksın?Why won't you be here tomorrow?
Tom mektubu var olmayan bir adrese gönderdi.Tom sent the letter to an address that does not exist.
Bunun yapmak için mantıklı olmayan bir istek olduğunu düşünmüyorum.I don't think this is an unreasonable request to make.
Bu hafta sonu Boston'da olmayacak mısın?Aren't you going to be in Boston this weekend?
Bu gece partide olmayacak mısın?Aren't you going to be at the party tonight?
Noel için evde olmayacak mısın?Aren't you going to be home for Christmas?
Toplantıda olmayacak mısın?Aren't you going to be at the meeting?
Yarın burada olmayacak mısın?Aren't you going to be here tomorrow?
Bu gece evde olmayacak mısın?Aren't you going to be home tonight?
Bütün gün evde olmayacak mısın?Aren't you going to be home all day?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod