Bunun tekrar olmayacağını dair seni ne çok emin yapıyor?What makes you so sure that this won't happen again?
Tom'u bunun bir daha olmayacağından çok emin kılan nedir?What makes Tom so sure that this won't happen again?
Tom'u bizimle gelmesi için ikna etmek kolay olmayacak.It won't be easy persuading Tom to come with us.
Tom bugün fazla mesai yapmak zorunda olmayacağını söylüyor.Tom says he won't have to work overtime today.
İnşallah Tom'un bundan sonra sorunları olmayacak.Tom hopefully won't have any more problems.
İnşallah Tom'un artık sorunları olmayacak.Tom hopefully won't have any more problems.
Buradan uzakta olmayan iyi bir restoran biliyorum.I know a good restaurant not far from here.
Tom'u gitmeye ikna etmek kolay olmayacak.It won't be easy persuading Tom to go.
Bunun yeterli olmayacağını düşünüyorum.I think this isn't going to be enough.
Tom burada Mary'siz mutlu olmayacak.Tom won't be happy here without Mary.
Tom kalabalık ile uyumlu olmaya çalıştı.Tom tried to blend in with the crowd.
Tom'a toplantıda olup olmayacağını sor.Ask Tom if he'll be at the meeting.
Tom bu öğleden sonra meşgul olmayacak.Tom won't be busy this afternoon.
Önyargı var olmaya devam edecektir.Prejudice will continue to exist.
Tom oradaki tek kişi olmayacak.Tom won't be the only one there.
Müdür olmaya devam edeceğim.I'll continue being the manager.
Sorun var olmaya devam ediyor.The problem continues to exist.
Biz tedbirli olmaya devam edeceğiz.We'll continue to be vigilant.
Değişiklikler radikal olmayacak.The changes won't be radical.
Bir şey alıyor olmayacağız.We won't be buying anything.
Uzlaşma olmayacak.There will be no compromise.
Tom hayal kırıklığına uğramış olmayacak.Tom won't be disappointed.
Tom bugün burada olmayacak.Tom won't be here today.
Tom geri geliyor olmayacak.Tom won't be coming back.
Tom yalnız olmayacak.Tom won't be alone.
Hazır olmayacaksın.You won't be ready.
Hazır olmayacaksınız.You won't be ready.
Bu, dürüst olmayan bir satıcı.He's a dishonest salesperson.
Tom bir rahip olmaya karar verdi.Tom decided to become a monk.
Tom ameliyat olmaya karar verdi.Tom has decided to have the surgery.
Tom bu gece burada olmayacak.Tom won't be here tonight.
Hayat tekrar asla aynı olmayacak.Life will never be the same again.
O, hayatın asla aynı olmayacağını biliyordu.He knew that life would never be the same again.
Tom bu gece akşam yemeği için evde olmayacak.Tom won't be home for dinner tonight.
Tom, ameliyat olmaya karar verdi.Tom has decided to have the operation.
Tom 2.30'a kadar gitmek için hazır olmayacak.Tom won't be ready to leave until 2:30.
Polis, bıçaklı cinayete adı karışan adamı teslim olmaya çağırdı.Police have urged the man involved in a fatal stabbing to turn himself in.
Dünyada birçok dürüst olmayan insanlar vardır.There are many dishonest people in the world.
İçinde deliği olan bir cep asla dolu olmayacaktır.A pocket with a hole in it will never be full.
Ne pahasına olursa olsun başarılı olmaya kararlı.He is determined to succeed at any price.
Tom bugünkü toplantıda olmayacağını söylemek için aradı.Tom called to say he wouldn't be at today's meeting.
Önümüzdeki pazar evde olmayacağım.I won't be home next Sunday.
Biraz daha mütevazi olmaya çalış.Try to be a bit more modest.
Neden gülüyorsun? Burada ciddi olmaya çalışıyorum.Why are you laughing? I'm trying to be serious here...
Kolay olmayacak ama bir şansımız var.It won't be easy, but we have a chance.
Tom'un durumun altından kalkabilmesi pek mümkün olmayacak.Tom won't likely be able to cope with the situation.
Daha yaratıcı olmaya çalış.Try to be more creative.
Japonya birçok dağları olan ve neredeyse hiç ormanları olmayan bir adalar grubudur.Japan is a group of islands with many mountains and almost no forests.
O sadece samimi olmaya çalışıyordu.He was just trying to be friendly.
Bence onlar sadece arkadaş canlısı olmaya çalışıyordu.I think that they were just trying to be friendly.
Sadece arkadaş canlısı olmaya çalışıyordu.She was just trying to be friendly.
İngiltere'ye gidersen arkadaşın olmayacağım.I won't be your friend if you go to England.
Tom sadece samimi olmaya çalışıyordu.Tom was just trying to be friendly.
Hiç kimse evde olmayacak.Nobody will be in the house.
Sandy bir doktor olmayacak.Sandy won't become a doctor.
Tom henüz hazır olmayabilir.Tom might not be done yet.
Tom tembel olmaya yatkın.Tom is inclined to be lazy.
Hayati önemi olmayan şeylere boşa para harcama.Don't waste money on nonessentials.
İsterik olmaya gerek yok.There's no need to get hysterical.
Mağlup olmayacağız.We aren't going to lose.