Ana içeriğe geç
Sözlük

olmayı ile cümle

olmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çoğu dindar olmayıp içine kapanıktı.Večina cerkva se ni ohranila.
Keşiş olmaya niyet etmiştir, fakat alim ve devlet adamı olmayı seçmiştir.Namenjeno mu je bilo življenje meniha, vendar se je namesto tega odločil, da bo učenjak in državnik.
Bu telegraf sadece Irak'la ilgili olmayıp bütün Ortadoğu'daki sorunları ele alıyordu.Ta konflikt ni bil usmerjen v Egipt, ampak povsod v arabskem svetu.
Gösterilerinde belli bir setlisti olmayıp, şovdan şova değişiyordu.Zanimivo je se je njena projekcija iz nastopa v nastop spreminjala.
Millet Meclisi seçimlerine katılmak zengin olmayı gerektirdi.Na izvolitev delegatov so imeli bogatejši večji vpliv.
Gölyazı beldesinde merkezi bir yerleşim olmayıp, dağınık yapılar bulunmaktadır.Ostajajo samo javni, ne stanovanjski temelji, s slabo rekonstruiranimi zidovi.
Zamanının en saygı duyulan hükümdarlarından olmayı başarmıştır.Bil je eden najsposobnejših vojskovodij svojega časa.
Chieftan Mews: Lütfen bana aşık olmayın.Umrli švedski kralj Knut I. ne zapusti naslednikov.
Mahalleye ulaşımı sağlayan yol asfalt olmayıp yolları çok kötüdür.Smetišče mora biti blizu ceste, ki ne ovira transporta smeti in je dovolj daleč od naselij.
Hiçbir zaman bağımsız bir avukat olmayı başaramamıştır.Jis niekada nesudarė nepriklausomos valstybės.
Bu şehir de hemen teslim olmayı kabul etti.Teko ja eiti ir iš karto pasiduoti.
Turnuvanın en çok ribaund yapan oyuncusu olmayı başardı.Jis tapo naudingiausio turnyro žaidėju.
Onlar da teslim olmayıp mücadele ediyorlar.Ir jie nesipriešindami pasidavė ir nusilenkė.
Polis olmayı istemektedir.Prireikė organizuoti policiją.
Kral Midas da her dokunduğunun altına dönüşmesini ve böylece daha zengin olmayı istemiş.Karalius Midas panorėjo, kad prie ko tik jis prisiliestų, tas pavirstų auksu.
Sahnede olmayı da çok seviyorum.Mėgo lankyti spektaklius.
Gayretli olun ve pekleştirin yüreğinizi, hayata düşkün olmayın er meydanında.Pakelk ranką ir paliesk pirštu mano šoną ir nebūk netikintis, būk tikintis! .
Rus İmparatorluğu'nun bu Üçüncü Roma fikri, Rus Devrimi'ne kadar var olmayı sürdürdü.Mintis, jog Rusijos imperija yra Trečioji Roma buvo gyva iki 1917 m. revoliucijos.
Ama bir kült klasiği olmayı başarmıştır.Įgijo klasikinį išsilavinimą.
Bu arada, Edda bir hastane laboratuvarında çalıştı ve bir sağlık teknisyeni olmayı umuyordu.Kaune dirbo gydytoju ir kūrė fizinio lavinimo sistemos planą.
Bobby, orduya alışmış ve tıpkı ilk günlerinde istediği gibi albay olmayı başarmıştır.Cloud stojo į SOLDIER tam, kad būtų panašus į jį, taptų Pirmos klasės kariu.
Konser vermeyi, hayranlarımla olmayı çok özledim." dedi.Tai yra galimybė suartėti su mano fanais".
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.Dabar aš jaučiuosi geriau negu bet kada, nes nebebandau savęs įsprausti į rėmus, nebesistengiu nieko įrodyti.
Onların evliliği çok mutlu olmayı kanıtlıyordu.Ji liudijo, kad jos santuoka nebuvo užbaigta.
Fakat Dünya'nın Yedinci Harikası olmayı başarmıştır.Buvusi septintoji pasaulio raketė.
Tom başkasına borçlu olmayı sevmez.Tomas nemėgsta būti kažkam skolingas.
Saf olmayın.Nebūkite naivūs.
Saf olmayın.Nebūkite naivus.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Ta läks emalt abi küsima.
Rus İmparatorluğu'nun bu Üçüncü Roma fikri, Rus Devrimi'ne kadar var olmayı sürdürdü.Vene impeeriumi kui "kolmanda Rooma" idee püsis elus kuni 1917. aasta revolutsioonideni.
Güreşçi olmayı 12 yaşında istedi.14-aastaselt sai ta meistrikandidaadiks.
Diğer bir farklılık ise bilginin doğası gereği soyutlanabilir olmayışıdır.Ja see on kooskõlas teadmatusega mina loomusest.
Bakır üçüncül olmayı ifade eder.Talled võõrutatakse kolmandal elukuul.
Onların evliliği çok mutlu olmayı kanıtlıyordu.Nende abielu ei olnud kaugeltki õnnelik.
Yaşamda da, ölümde de birlikte olmayı yeğlemiş."Ühtlasi leidis ta enne surma armastuse.
Elbette güce sahip olmak sürekli bir mücadele içinde olmayı da gerektirir.See olukord nõuab pidevat voolu olemasolu.
California valisi olmayı isteyen Arnold Schwarzenegger'in küçük bir rolü olacaktı.Konverentsil esines ka California osariigi kuberner Arnold Schwarzenegger.
Bu dönem zorunlu olmayıp süresi değişebilmektedir.Kas aeg ilma muutumiseta on mõeldav?
2012'nin sonlarında Avrasya Maratonu'nda üçüncü olmayı başardı.2014. aasta New Yorgi maratonil sai ta kolmanda koha.
Halkın günlük hayatında işlev sahibi olmayı sürdürürken, ustasına gelir kaynağı oluyor.Naabruskonnas igapäevaste ostude tegemine samade inimeste vahel muudab kõne familiaarseks.
Fakat kendisi mimâr olmayı hayâl ediyordu.Ent ta valis tunnetada end kogemuslikult.
İtaatkâr Yahudiler tutkun olmayı, her gün düşüncelerinde ve eylemlerinde uygularlar.Noored armastajad saavad oma tahtmise nii töös kui igapäevases elus.
Giyim Tarzı Püsküllü Çeşan Olmayıp Normal Elbise giyinmektedir.Tantsu tantsitakse kõikjal Türgis ning sellel puudub kindel kostüüm.
1989-1990 ve 2004 yıllarında NBA şampiyonu olmayı başarmıştır.Aastatel 2012 ja 2013 tuli ta NBA meistriks.
KIŞLARI AŞIRI SOĞUK OLMAYIP YAZLARI İSE AŞIRI SICAK DEĞİLDİR."Koonuselõiked"; Autor Rein Kolde.
Gerçek bir çocuk olmayı ister.Ta kavatseb sünnitada kolmanda lapse.
19.yüzyıla ve Malthus'un zamanına kadar hep nufüs artışından üstün olmayı başardık. -그러니까 맬서스 시대 혹은 18세기 초 이후에. 진짜 인구를 앞지를 수 있었습니다.
19.yüzyıla ve Malthus'un zamanına kadar hep nufüs artışından üstün olmayı başardık. -Vlastně jsme tuto hranici posunuli ještě výš, mnohem rychleji, než růst populace.
19.yüzyıla ve Malthus'un zamanına kadar hep nufüs artışından üstün olmayı başardık. -منذ زمن مالثوس أو منذ القرن الثامن عشر كنا قادرين على زيادة القطاعات السكانية.
74 olmayıp (74 men ikke blandt de 15-34-årige (
74 olmayıp (74 pero no en el colectivo de 15 a 34 años (
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."A triste verdade "é que o maior mal feito neste mundo "não é feito por pessoas que escolhem ser más.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."슬픈 진실은 이 세상에 치루어진 악의 대부분은 악인이 되기로 선택한 사람들에
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."La triste verdad es que el mayor daño hecho en este mundo no lo causan las personas que eligen ser malas.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."Smutná pravda je, že nejvíce zla v tomto světě není způsobeno lidmi, kteří se rozhodnou být zlí.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."Smutną prawdą jest, że większość zła tego świata nie dzieje się za sprawą ludzi, którzy wybierają zło.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."Тъжната истина е, че повечето злини на този свят не са направена от хора, които са избрали да бъдат зли.
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."האמת העצובה היא שרוב הרע שנעשה בעולם זה, אינו נעשה על-ידי אנשים
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor."الحقيقة المرة هي أن أغلب الأفعال الشريرة في العالم لم تكن من قبل أناس
"Acı gerçek şu ki dünyadaki kötülüklerin çoğu kötü olmayı seçen kişiler tarafından yapılmıyor.この世のほとんどの悪は 悪をなそうと覚悟した人が 行うのではない
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod