Ana içeriğe geç
Sözlük

olmayı ile cümle

olmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Hij blijkt voor Peters moeder te werken.
14 Ağustos 1945'te Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etmiştir.14 augustus 1945 volgde de onvoorwaardelijke overgave van Japan.
Bu arada, Edda bir hastane laboratuvarında çalıştı ve bir sağlık teknisyeni olmayı umuyordu.Ze werkte in een laboratorium van een ziekenhuis en wilde technisch-medische assistente worden.
19 yaşında Paolini New York Times gazetesinin en çok satan yazarı olmayı başardı.Toen hij negentien was werd Paolini een New York Times bestselling auteur.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.14 augustus Japan aanvaardt de onvoorwaardelijke overgave.
O dürüst olmayı seçti.Hij kiest voor Onverschrokkenheid.
Kahraman olmayı istemektedir.Hij wil graag een held zijn.
Herhangi bir değişim olmayıncaya kadar algoritma tekrarlamaya devam eder.De iteraties worden voortgezet totdat er geen verandering meer optreedt.
Bu gemiler çoğunlukla kürekli olmayıp yelkenliydi.Vaak waren die schepen niet helemaal zeewaardig.
Bu sıralarda Céline doktor olmayı istemeye başlamıştır.Locke besloot echter dokter te worden.
Baklagillerden olmayıp da azot fiksasyonu yapan bitkilerdir.Vruchten zijn geen (vitale) delen van planten, maar voortbrengsels ervan.
Iquitos'a Lima'dan kara yolu ile ulaşmak mümkün olmayıp, ulaşım uçak ya da vapurlarla olur.Wie naar Iquitos wil reizen moet dat doen per boot of per vliegtuig.
Kişi heteroseksüel, eşcinsel, biseksüel ya da aseksüel olmayı kendisi seçmemektedir.Hij weigerde om zich te identificeren als homo, hetero of biseksueel.
2012'nin sonlarında Avrasya Maratonu'nda üçüncü olmayı başardı.In 2012 werd ze derde bij de marathon van Amsterdam.
Sanatçı sadece yorumcu olmayıp aynı zamanda söz yazarı, bestekâr ve oyuncudur.Acteren is niet het enige wat hij doet, hij is ook schrijver en stand-upkomiek.
İlk zamanlarında veteriner olmayı hayal etmişti.Zijn eerstmalige intentie was om dierenarts te worden.
Ateizmin ifade ettiği anlam, "bir tanrının veya tanrıların var olmayışı"dır.Atheïsme is de opvatting dat er geen God of goden bestaan.
O yıl Avrupa ve Dünya Şampiyonu olmayı başarmıştır.Hij werd dat jaar zowel Europees kampioen als Wereldkampioen.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.Tot op heden is hij daar regelmatig te zien als zanger.
Fakat Dünya'nın Yedinci Harikası olmayı başarmıştır.Het was de zevende deelname van het land.
15. yüzyıldan bu yana süregelen luthierlik mesleği, iyi bir kulağa sahip olmayı gerektirir.Vanaf de 15e eeuw vormde Geffen een heerlijkheid.
Barak sıradan bir köpek olmayıp kutlu sayılır.Het Cirque du Freak is echter geen gewone freakshow.
Come & Get It, 3 ülkede 1 numara olmayı başardı."Come & Get It" werd in veel landen een hit.
Enzimler olmayınca bu tepkime anlamsız denecek derecede yavaş meydana gelir.Zonder dit co-enzym kan de enzymatische reactie niet plaatsvinden.
Serbest kalmasını sağlamak için, V. Bagrat müslüman olmayı kabul etmiştir.Bagrat V werd uiteindelijk vrijgelaten nadat hij zich tot de islam had bekeerd.
Gerçek bir çocuk olmayı ister.Ze willen dolgraag een kind.
Teslim olmayıp çatışınca da polislerce vurularak öldürülür.Bij weigering zou men doodgeschoten worden.
Bir gün onun kadar güçlü olmayı umuyor.Naar eigen zeggen voelde hij zich nog even krachtig als voorheen.
Oyun farklı olmayı bizlere derinden hissettirmektedir.Het spel werd verschillend beoordeeld.
Dördüncü ligde de kendi gruplarında dördüncü olmayı başardılar.Hij maakte zelf de vierde goal voor zijn ploeg.
Onların evliliği çok mutlu olmayı kanıtlıyordu.Hun huwelijk werd als vrij gelukkig aanschouwd.
Köyün gençleri iş imkanı olmayınca büyük şehirlere göç etmek zorunda kalmıştır.De jeugd trekt naar de grote steden bij gebrek aan werk.
Ona göre bütün evren Omnitrix'i bir silah olarak gördüğünden yok olmayı hak etmektedir.Wel vertelt ze Ben dat de ontploffing van de Omnitrix bijna het hele universum zal treffen.
2.olmayı Lewis Hamilton başarmıştır.Zijn teamgenoot Lewis Hamilton werd tweede.
Yarışmada hem 2. hem de 3. olmayı başardı.Hij had al de tweede en derde etappe gewonnen.
Polis olmayı istemektedir.Vraag het de politie
Bir balık olmaktansa bir kuş olmayı yeğlerim.Ik zou liever een vogel dan een vis zijn.
Daha kibar olmayı denemelisin.Je moet proberen beleefder te zijn.
Öğretmen olmayı hayal ediyorum.Ik droom ervan een leraar te worden.
Öğretmen olmayı hiç düşünmedim.Ik heb er nooit aan gedacht om leraar te worden.
Şarkıcı olmayı istiyor.Zij wil een zangeres worden.
Denizci olmayı düşünüyor.Hij denkt eraan zeeman te worden.
Hemen mutlu olmayın.Wees niet meteen blij.
İddialı olmayı öğrenmelisiniz.Jullie moeten leren assertief te zijn.
Öğretmen olmayı ben kendim seçtim.Ik zelf koos ervoor om leraar te zijn.
En azından dikkatli olmayı dene.Probeer tenminste voorzichtig te zijn.
Kendim olmayı seviyorum.Ik hou ervan mezelf te zijn.
Çocuklarımla beraber olmayı seviyorum.Ik hou van het samen met mijn kinderen zijn.
Bir model olmayı düşlemektedir.Jej marzeniem jest zostać modelką.
İlk zamanlarında veteriner olmayı hayal etmişti.We wczesnych latach marzył, by w przyszłości zostać weterynarzem.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.2 września – Japonia podpisała akt bezwarunkowej kapitulacji.
Sahnede olmayı da çok seviyorum.Lubi tańczyć i występować na scenie.
14 Ağustos 1945'te Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etmiştir.14 sierpnia 1945 – Japończycy zgodzili się na bezwarunkową kapitulację.
Şehir halkından 800 kişi müslüman olmayı kabul etmedikleri için idam edildi.Zamordowali 800 mieszkańców, którzy nie chcieli przejść na islam.
Onların evliliği çok mutlu olmayı kanıtlıyordu.Ich małżeństwo okazało się udane.
Bir "yalancı" olmayı reddetti.Jeden z nich zostawał tytułowym „Kłamczuchem”.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Żona Toma prezentowała jej swoją rodzinę.
Chieftan Mews: Lütfen bana aşık olmayın.Marek Łatyński: Nie paść na kolana.
Kahraman olmayı istemektedir.W przyszłości chce zostać bohaterem.
Ablalarından biri modeldi ve Jodi'nin de model olmayı istediğine karar verdi.Jej starsza siostra była modelką i Jodi Lyn zdecydowała, że chce pójść w jej ślady.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod