Ana içeriğe geç
Sözlük

olmayı ile cümle

olmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Daha sonra da 1903'e kadar Avusturya-Macaristan hastanelerinde çalışan tek kadın tıp doktoru olmayı sürdürdü.وقد ظلت غابرييله بعد ذلك الطبيبة الوحيدة في مستشفيات الإمبراطورية النمساوية المجرية حتى سنة 1903.
İnkılâp devrimden, devrim gibi radikal ve ani olmayıp, daha yumuşak geçişler şeklinde olmasıyla ayrılır.يريدون ألا تعرف الثورة بانها تمرد عنيف، ولكن تغير شامل وسريع.
Moda tasarımcısı olmayı umuyor.إنها تأمل أن تصبح مصممة أزياء.
Peter, kendisine yeni bir kariyer bulmada zorlanmaktadır ve bunun için ucuz bir fahişe olmayı bile dener.Peter tem problemas em encontrar um novo emprego, e tenta até mesmo se tornar uma prostituta barata.
"Yeteri kadar yiyecek olmayınca insanlar açlıktan ölür.Ele disse: "Quando não há o suficiente para comer as pessoas morrem de fome.
Bunun sonucunda Prusyalı liderler Alman siyasetinde önemli bir role sahip olmayı beklediler.Consequentemente, os líderes prussianos esperavam ter um papel importante nas políticas alemãs.
Çünkü kendimi sadece geriye çekmiştim, bir sanatçı olmayı değil bir pop şarkı yazarı olmayı deniyordum."Por ter acabado de me aposentar, eu estava tentando ser uma compositora pop, não um artista.”
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.O projeto teve o apoio da família de Michael.
Hanım, usta'ya sarılırken ona "Sen olmayı seviyorum" demiştir.Quando Missy abraça o Mestre, ela diz: "Adorei ser você".
Yabancı kaynaklı yaklaşık 10.000 Taliban savaşçısı teslim olmayı reddetti ve inatla direnmeye devam ettiler.Cerca de 10.000 combatentes talibãs, liderados por combatentes estrangeiros, continuaram a resistir.
678'de ve 68'0de iki kadınla daha evlendi ama bunlardan da çocuğu olmayınca ikisini de boşadı.Moáuia II se casou novamente em 678 e 680, se divorciando de ambas em 682 por causa da falta de filhos.
Hiçbir zaman bağımsız bir avukat olmayı başaramamıştır.Ele nunca conseguiria se tornar um advogado autônomo.
Babası Profesör Jim Dornan, aktör olmayı düşünmüş doğum uzmanı ve jinekologtur.Seu pai, Professor, Jim Dornan, é um obstetra e ginecologia que também pensou em se tornar um ator.
Oyunun en büyük özelliklerinden biri hiç konuşma olmayışıdır.Sua maior característica era nunca falar mal de ninguém.
Bu gemiler çoğunlukla kürekli olmayıp yelkenliydi.Aparentemente estes eram quase sempre veleiros e não navios a remos.
İvan Vladislav, 1015 ağustosunda tacı aldıktan sonra, Bizanslılara teslim olmayı kabul etmiş gibi davrandı.Após João Vladislau tomar a coroa em agosto de 1015, ele fingiu concordar com a submissão aos bizantinos.
Nadia dönmüştür, ve Jim Michelle'e birlikte olmayı teklif eder.Nadia retorna, e Jim pede a Michelle para ajudá-lo a finalmente fazer sexo com ela.
Buna karşın çok çalışmayı ve Tanrı'nın bağışladıklarıyla mümkün olduğunca mutlu olmayı insanlara öğütledi.Ele está determinado a fazer tanto quanto Deus pode fazer, até ao fim.
Enzimler olmayınca bu tepkime anlamsız denecek derecede yavaş meydana gelir.Na ausência de enzimas, este processo é tão lento que se torna insignificante.
Takım olmaları buluş için yeterli kaynak olmayışından dolayı Eylül’e kadar uzadı.A equipe levou até setembro para fazê-lo, principalmente devido à falta de aparelhos de detecção adequados.
Saydamlık, bu yapıya sahip olmayı başaran hayvanlar için neredeyse mükemmel bir kamuflaj sağlar.Transparência pode fornecer camuflagem quase perfeito para animais capazes de alcançá-lo.
Bir yönlendirme olmayınca zombiler kayalıktan aşağıya düşerler.Andando sem direção, os zumbis caem para fora do penhasco.
Fakat Dünya'nın Yedinci Harikası olmayı başarmıştır.Chegou a ser o sétimo melhor do ranking mundial.
Ancak Russo, filminin isim haklarına sahip olmayı sürdürdü.Russo, entanto, recebeu permissão para manter o título.
Film yılın en hit filmi olmayı başardı ve Filmfare Ödülleri'nde en iyi film ödülünü aldı.O filme acabou sendo o maior sucesso do ano, além de ter levado o prêmio de melhor filme no Filmfare Awards.
O dönem Basileios Lekapenos güçten düşmüş ve ölmüştü, Uranos tekrar imparatorluk gözdesi olmayı devam ettirdi.Nessa altura Lecapeno já tinha caído do poder e morrido, e Urano continuou a gozar do favor imperial.
Vitória, ligde birkaç kez 3. bir kez de (1971-72 sezonunda) 2. olmayı başarmıştır.Infelizmente Budućnost consegui jogar por apenas um ano na Segunda Liga (1971-72).
Sufizm gerçekte mistik bir sistem veya bir din olmayıp bir bilgi bütünüdür.”O Sufismo não é, na verdade, um sistema místico, não é uma religião, mas um corpo de conhecimento."
Gayretli olun ve pekleştirin yüreğinizi, hayata düşkün olmayın er meydanında.Vai ser divertido ver seu corpo sem vida bater no chão.
Bu biçimlendirme Fansız bisikletçileri için başarılı olmayı kanıtlayacaktı.Um forte vento seria um fator dificultante para os ciclistas.
Yani kişi erkek olduğu halde kadın olmayı isteyebilir, kadın olduğu halde erkek olmayı isteyebilir.A gente tem que firmar que homem é homem e mulher é mulher.
İlleri idari veya siyasi bölümler olmayıp yalnızca tarihsel ve kültürel varlıklar olarak var olmaktadırlar.Estas divisões não têm qualquer relevância estatística ou administrativa, mas apenas cultural e histórica.
Bu şehir de hemen teslim olmayı kabul etti.A cidade acabou se rendendo.
Kanada'da parça 4 numaraya ulaştı ve Sheeran'ın ülkedeki ilk top 10 hiti olmayı başardı.No Canadá, a faixa, desde então, chegou ao número 4, dando Ed Sheeran seu primeiro top 10 hit no país.
Bir "Tenenbaum" olmayı çok ister.Esta formulação é de Tenenbaum.
Tek başlarına olmayı hiç sevmezler, tek başlarına kaldıklarında etraftaki nesneleri kemirmeye başlayabilirler.Você nunca está entediado Você só está realmente envolvido em o que está acontecendo ao seu redor.
Jüpiter sevgilisinin yanına gelmiştir ve sevgilisi ile birlikte olmayı gayet çok istemektedir.Com Eleanor fora do caminho ele pode estar à vontade com a sua jovem amante.
Bart'ın zaten zeki olmayışıyla Vitti, bölümü için sorunu tersine çevirdi.Tendo em vista que Bart não era muito inteligente, Vitti resolveu converter o problema para Bart.
Ameliyat olmayı reddetmiş ve 50. doğum gününden üç hafta önce vefat etmiştir.Estranhamente ele morreu 3 meses antes de seu trigésimo aniversário.
Bagetler sadece tahta olmayıp karbon, metal bagetler de mevcuttur.Os freios não são de fibra de carbono, e sim de aço.
Bu tabloda erotik bir şekilde betimlenmiş olan Venüs, sinsi ya da küstah olmadan müstehcen olmayı başarmıştır.Confessa, nesta mesma crônica, ser anabatista, não sabemos se com ironia ou a sério.
Giyim Tarzı Püsküllü Çeşan Olmayıp Normal Elbise giyinmektedir.É a única personagem sem um traje civil regular.
Bir model olmayı düşlemektedir.Pretendia ser uma modelo.
Yazar olmayı çok ister ve bu hayalinin bir gün gerçekleşeceğine inanır.Mesmo sendo quase impossível, ele acreditava que um dia, esse sonho pudesse se tornar realidade.
Herkesin onun bir hırsız olduğunu düşündüğünü düşünür ve "başka biri olmayı" diler.Ele ainda elogiou "Pega Ladrão" e "Tem Alguém Aí".
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.Eu nunca mais quero usar a minha comédia para magoar alguém.
Uzatmalarda gol olmayınca, maçı penaltılarla Beşiktaş 7-6 kaybetti.Porém foi vice-campeão perdendo nos pênaltis por 7−6.
Bizden duymuş olmayın ama Pepee küçük kardeşi Bebee'yi biraz kıskanıyor.Mais tarde, é Hilda que fica com ciúmes de penhora Beel para Aoi.
İlk çağın sonunda Elrond elf olmayı seçerken, Elros insan olmayı seçmiştir.Elros, por exemplo, escolheu ser humano, ao passo que Elrond escolheu ser elfo.
Kendini yeterince kanıtlayamamış olan Naruto, Akademi'ye başladığı günden beri Hokage olmayı amaç edindi.Sharon se orgulha de jamais ter faltado a uma aula desde que começou a aprender o instrumento.
"Tanrı var mı bilmiyorum; ancak şüpheci olmayı tercih ediyorum.""Eu não sei se Deus existe, mas estou inclinado a ser cético."
Alanın boyutları standart olmayıp, alanın çapı genellikle 137 m ve 150 m arasında değişmektedir.Não existem dimensões fixas, mas seu diâmetro geralmente varia entre 137m e 150m.
Asya'da savaş, 15 Ağustos 1945 tarihinde Japonya’nın teslim olmayı kabul etmesiyle sona erdi.Em 15 de agosto de 1945 o Japão se rendeu.
O dönemdeki Maçça günümüzdeki gibi yeşil olmayıp, kahverengi idi.Na época não existia cartão amarelo nem vermelho.
Amerika’ya gidip orada zengin olmayı kurmaktadır.Ele devia ir à América e pô-la à prova.
Chieftan Mews: Lütfen bana aşık olmayın.Shefichat damim - Não assassinar.
Tek başıma olmayı seviyorum.Eu gosto de estar sozinho.
Bir kadın aşk ile zengilik arasında seçim yaptığında, o daima her ikisine de sahip olmayı istiyor.Quando uma mulher deve escolher entre o amor e a riqueza, ela sempre tenta escolher os dois.
Bu kasım başı gibi Türkiye'de olmayı umuyorum.Espero estar na Turquia no princípio do próximo mês de novembro.
Eisenhower, savaş suçlusu olarak ilan edilen Himmler ile herhangi bir şekilde muhatap olmayı reddetti.Eisenhower weigerde en Himmler werd aangemerkt als oorlogsmisdadiger die moest worden opgepakt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod