Ana içeriğe geç
Sözlük

olmayı ile cümle

olmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak çok yaygın olmayıp daha çok "-kun" kullanılır.Lo que estamos usando no son vóxeles, sino una especie de 'voxels plus'.
Herhangi bir değişim olmayıncaya kadar algoritma tekrarlamaya devam eder.Este algoritmo se repite hasta que la convergencia se consigue.
Düz bir alan olmayışı, yerleşimin dağınık olmasına sebep olmuştur.Edificio sin cimientos, claro era que se derrumbaba fácilmente.
1994-95 sezonunda takımın birinci kalecisi olmayı başardı.La temporada 1994/95 fue la del despegue del equipo.
Bu tür kahveler mırra olmayıp, sadece kuvvetli, yoğun kahvelerdir.Sin embargo, este café nunca es un jarabe dulce, sino más bien fuerte y amargo.
Hayatının ilk yıllarında oyuncu olmayı arzulayan Gaga, American Horror Story: Hotel'de başrol oynadı.Aparece también en el primer episodio de American Horror Story: Hotel.
Yani kişi erkek olduğu halde kadın olmayı isteyebilir, kadın olduğu halde erkek olmayı isteyebilir.En definitiva, ser mujer significa ser femenina y ser hombre, ser masculino.
Fakat bu sistemlerdeki sorun tekbimli olmayışlarıydı.Sin embargo el sistema no estaba exento de problemas.
Fakat, yanında hiç kimse olmayınca, yavaş yavaş delirir.Si no duerme lo suficiente se vuelve loco.
Size daha iyi olmayı ve bu başarıları tekrarlamayı istetiyor.Quiero seguir en este camino y hacer las cosas aún mejor.
Hoş olmayı denedim.Ho cercato di essere carino.
Takip eden günlerde de Tahrir Meydanı, Kahire'deki protesto gösterilerinin merkezi olmayı sürdürdü.Nei giorni seguenti la piazza continua ad essere il centro di destinazione per i manifestanti del Cairo.
Zamanının en saygı duyulan hükümdarlarından olmayı başarmıştır.Egli giunse allora al massimo del suo potere, divenendo uno degli uomini più ricchi del suo tempo.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.Occasionalmente è stato anche cantante.
AOS bu doğrultuda bir adım önde olmayı hedeflemektedir.Ba'al è un passo avanti a loro.
Fiji, Tuvalu, Solomon Adaları ve Papua Yeni Gine "Commonwealth realm" olmayı tercih etti.Figi, Tuvalu, le Isole Salomone e Papua Nuova Guinea scelsero di diventare regni del Commonwealth.
Zannedilenin aksine "Avrupa Birliği Bayrağı" diye bir şey olmayıp, 12 yıldızlı bayrak, Avrupa Bayrağı'dır.Il disegno richiama l'unità dell'Europa mentre le 12 stelle richiamano la bandiera europea.
Ancak, Capoue transfer olmayı kabul etmedi.E appunto questo era ciò che Cavour voleva evitare.
Bu planlanan aşk iksiri göze konulunca ilk göz açılmasında görülen ilk şeye aşık olmayı içermektedir.Quando la si mangia ci si innamora della prima persona che si vede.
Bir "yalancı" olmayı reddetti.Crede che il "Ribelle" sia un impostore.
Sürgünde eğitimine devam etti ve önemli Bolşevik kuramcılarından biri olmayı başardı.Durante l'esilio continuò i suoi studi tanto da diventare uno dei maggiori teorici del bolscevismo.
Sonunda kabile kasaba ve askeri güçler teslim olmayı tercih ettiler.I soldati, alla fine, hanno deciso di consegnarsi alle forze dell'ordine.
SG-1'in yaramazı olmayı başarır.Nemmeno l'SG-1 può fermarlo.
Erkek kardeşi zengin olmayı başarmıştır.Suo marito diventò ricco velocemente.
18 yaşındaki oğlu bir blues müzisyeni olmayı planlamaktadır.È un ragazzino di 12 anni che sogna di diventare un musicista.
Doğum tarihi belli olmayıp ölümü 1280'dir.La sua data di nascita rimane incerta, mentre è possibile che morisse nel 1222.
2 devrede de hiç gol olmayınca uzatmalara gidildi.I due brani provengono da Senza orario senza bandiera.
Onların evliliği çok mutlu olmayı kanıtlıyordu.Il loro matrimonio venne descritto felice.
Meiji döneminde sanayinin inşası, Japonya’nın dünya güçlerine rakip olmayı işaret eder.Il periodo Heisei ha segnato anche il riemergere del Giappone come potenza militare mondiale.
Modaya yoğun bir ilgi duymaktadır ve bir dergide stil editörü olmayı düşlemektedir.È un appassionato di cinema e sogna di fare il regista.
O dönemdeki Maçça günümüzdeki gibi yeşil olmayıp, kahverengi idi.A quell'epoca i suoi capelli erano ancora castani e non rossi come appaiono oggi.
Chieftan Mews: Lütfen bana aşık olmayın.Cosmonauta Gagarin non voltarti indietro dei La Quiete.
Mirta onu Alfea'ya çağırsa da o yine de Bulutlukule'de kalıp cadı olmayı tercih etmiştir.Mirta trova una buona amica in Flora e decide di rimanere ad Alfea e diventare una fata anziché una strega.
Sahnede olmayı da çok seviyorum.Inoltre le piacciono gli spettacoli teatrali.
İlk zamanlarında veteriner olmayı hayal etmişti.Sogna di diventare un veterinario.
"Tasavvuf kitaplarıyla meşgul olmayın.Non pubblicate in vita ilo libro dei vostri cimeli.
Seninle olmayı seviyorum.Мне нравится быть с тобой.
Hemen mutlu olmayın.Давайте не будем радоваться.
Tom mutlu olmayı hak ediyor.Том заслуживает счастья.
Rahatsız edici olmayın.Не будьте беспокойны.
Şükredin, nankörlerden olmayın...Он писал: Можно не быть неверующим, и делать неверующим других.
Bu arada, Edda bir hastane laboratuvarında çalıştı ve bir sağlık teknisyeni olmayı umuyordu.В дальнейшем Эдда работала в больничной лаборатории и планировала стать медицинским техником.
Kaşgar hanı, müslüman olmayı kabul etmez.Но для мусульман он не распространяется.
"Durduğu" sürede ışık olmayı bırakmıştır.Во времена, когда свет «остановился», он перестал быть светом.
Hanım, usta'ya sarılırken ona "Sen olmayı seviyorum" demiştir.Когда Мисси обнимает Мастера, она говорит: «Мне нравилось быть тобой».
Sufizm gerçekte mistik bir sistem veya bir din olmayıp bir bilgi bütünüdür.”Суфизм по факту — это не мистическая система, не религия, но совокупность знаний».
Daha sonra da 1903'e kadar Avusturya-Macaristan hastanelerinde çalışan tek kadın tıp doktoru olmayı sürdürdü.После этого оставалась единственным врачом-женщиной в больницах Австро-Венгерской империи до 1903 года.
Chieftan Mews: Lütfen bana aşık olmayın.И. А. Мещерского; «Не влюбляйся без памяти, не женись без расчета».
SG-1'in yaramazı olmayı başarır.Запуск SG-1000 не увенчался успехом.
Bir model olmayı düşlemektedir.Мечтает стать фотомоделью.
O dürüst olmayı seçti.Он хочет добиться справедливости.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.В этом ей помогает Том.
Hem Berthe hem de kız kardeşi Edma Morisot ressam olmayı seçtiler.Она и её сестра Эдма Моризо стали художницами.
Diane Selwyn'ın dairesine giden Betty ve Rita, kapıya cevap veren olmayınca eve gizlice girer.Бэтти и Рита едут к Дайане Сэлвин и, когда никто не открывает дверь, тайно проникают в её квартиру.
Bran (Isaac Hempstead-Wright), ağabeyinin yokluğunda Winterfell Lordu olmayı öğrenir.Бран Старк (Айзек Хэмпстед-Райт) учится быть лордом Винтерфелла, пока его старший брат на войне.
Bunun üzerine Duran Emmi, kendilerine yardımcı olmayı kabul etmiştir.Родственник, которому строили дом, обязан был накормить помощников.
Bağımsız bir para birimi olmayıp Danimarka kronunun yerel bir sürümüdür.Денежной единицей останется датская крона.
Âdem'le birlikte olmayı şiddetle reddeder.Лишь отказавшись от раскаяния (а не после самого греха) Адам перестал быть достойным вечной жизни.
Sonraki single "I'm Not the Only One" ise İngiltere'de üç ve ABD'de beş numara olmayı başardı.Третий хит, «I’m Not the Only One», достиг № 3 в Англии и № 5 в США.
Kahraman olmayı istemektedir.Мечтает стать героем.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod