Ana içeriğe geç
Sözlük

olmayı ile cümle

olmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onların evliliği çok mutlu olmayı kanıtlıyordu.Finalement, leur mariage est devenu très heureux.
İvan Vladislav, 1015 ağustosunda tacı aldıktan sonra, Bizanslılara teslim olmayı kabul etmiş gibi davrandı.C'est une réussite et Vladislav est sur le trône en août 1015, et feint d'accepter de se rendre aux Byzantins.
Fakir olmayı zengin olmaya tercih ederim.Prefiero ser pobre a ser rico.
Tek başıma olmayı seviyorum.Me gusta estar solo.
Aptal olmayın.No seas estúpido.
Güzel olmayı diliyordu.Ella deseaba ser hermosa.
Ben bir gazeteci olmayı umuyorum.Espero ser periodista.
Sabırlı olmayı öğrendi.Él ha aprendido a ser paciente.
Seninle olmayı seviyorum.Me gusta estar contigo.
Tom Mary'ye âşık olmayı beklemiyordu.Tom no esperaba enamorarse de Mary.
Senin arkadaşın olmayı istediğimi düşünüyorum.Creo que me gustaría ser tu amiga.
Tom herhangi bir partiye gelen ilk kişi olmayı sevmez.A Tom no le gusta ser la primera persona en llegar a una fiesta.
Tom yalnız olmayı sevmez.A Tom no le gusta estar solo.
Meşgul olmayı severim.Me gusta estar ocupado.
O bir prenses olmayı hayal ediyordu.Ella soñaba con ser princesa.
İnsanlar tatmin olmayı öğrenmeli.La gente debe aprender a estar satisfecha.
Zalim olmayı bırak.Deja de ser cruel.
Yalnız olmayı seviyorum.Me encanta estar solo.
Seninle olmayı gerçekten seviyorum.Me encanta estar contigo.
Baba olmayı bekleyemem.No puedo esperar a ser padre.
Ebeveynler çocuklara konuşmayı öğretir, çocuklar ebeveynlere sessiz olmayı öğretir.Los padres enseñan a los hijos a hablar, los hijos les enseñan a callar.
Chad Coleman, görmemiş olmayı dilediği bir şeyi görmüş gibiydi.Chad Coleman parecía que había visto algo que deseaba poder ver.
Hiçbir zaman bağımsız bir avukat olmayı başaramamıştır.Nunca intentó convertirse en un abogado independiente.
Serbest kalmasını sağlamak için, V. Bagrat müslüman olmayı kabul etmiştir.Con el fin de asegurar su liberación, Bagrat V aceptó convertirse en musulmán.
785'te Bardengau'da Widukind kendisine zarar verilmemesi karşılığında teslim olmayı kabul etti.Viduquindo aceptó rendirse en Bardengau en 785, con la condición de que no se le hiciera daño.
Başka şarkıcılara şarkı veren bir pop şarkı yazarı olmayı planlıyordum.Estaba planeando ser una escritora de canciones pop para otros artistas.
Diane Selwyn'ın dairesine giden Betty ve Rita, kapıya cevap veren olmayınca eve gizlice girer.Betty y Rita van al apartamento de Diane Selwyn y entran cuando nadie responde la puerta.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.Desde siempre ha querido ser cantante.
Enzimler olmayınca bu tepkime anlamsız denecek derecede yavaş meydana gelir.En ausencia de enzimas, esta reacción se produciría tan lentamente que sería insignificante.
Aynı zamanda İngiltere'de de hit olmayı başardı ve ülkenin listesinde 31 numara oldu.También alcanzó la mejor ubicación en el Reino Unido obteniendo el número 31 en su lista de éxitos.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Por recomendación de su señora madre le pide ayuda a su padre.
Gerçek bir çocuk olmayı ister.¡Deseo ser alguna vez un niño de verdad!
Bir daha asla bu kadar rahat olmak istemiyorum, rahatsız olmayı tercih ederim.No intentaría ser tan perfecto, me relajaría más.
Birlikte çift bölümüne taşınırlar ve bir aylık partner olmayı deneme sürecine girerler.Los dos se mudan a la sección de parejas para iniciar su mes de prueba.
Çocukluğundan beri manga meraklısı olmuş ve yakın zamanda bir manga sanatçısı olmayı hedeflemeye başlamıştır.Es amante del manga desde su niñez y recientemente comenzó con el objetivo de ser un artista de manga.
Harry'nin karakteri, öne çıkan karakter olmayı başardı ve yardımcı rolden üst kademeye yükseldi.El personaje de Harry probó ser un personaje de quiebre y fue ascendida de su condición de secundaria.
Chieftan Mews: Lütfen bana aşık olmayın.Arturo Meza: No vayamos a irnos sin el mar.
Vitória, ligde birkaç kez 3. bir kez de (1971-72 sezonunda) 2. olmayı başarmıştır.Desafortunadamente, Budućnost sólo consiguió jugar un año en la Segunda Liga (1971-1972).
Onların evliliği çok mutlu olmayı kanıtlıyordu.El matrimonio resultó ser muy feliz.
Mayatepek daha sonra iş adamı olmayı seçti.Más tarde se convirtió en empresario.
Amerika’ya gidip orada zengin olmayı kurmaktadır.Se fue a América para ganar dinero y regresó siendo rico.
SG-1'in yaramazı olmayı başarır.Fue destruida por el SG-1.
Şehir halkından 800 kişi müslüman olmayı kabul etmedikleri için idam edildi.Tras la toma de la ciudad, más de 8000 de sus habitantes fueron ejecutados por no abrazar el Islam.
Az sayıda birkaç kuşatılmış binada bazı SS birlikleri teslim olmayı reddederek çatışmaya devam ettiler.Hubo combates esporádicos en unos pocos edificios aislados donde algunas SS todavía se negaron a rendirse.
Silvania tamamen insan olmayı, Dakaria ise tamamen vampir olmayı düşünmektedir.Silvania se convertiría en una humana completa, y Dakaria en una vampira.
Bart'ın zaten zeki olmayışıyla Vitti, bölümü için sorunu tersine çevirdi.Bart, ya desinteresado, corta la llamada.
Bir gün onun kadar güçlü olmayı umuyor.Supongo que te vuelve fuerte querer algo con tanta fuerza.
Kişi heteroseksüel, eşcinsel, biseksüel ya da aseksüel olmayı kendisi seçmemektedir.La gente ha de entender que no tienen que elegir entre ser homosexuales, heterosexuales o bisexuales.
AOS bu doğrultuda bir adım önde olmayı hedeflemektedir.No, estamos apuntando a otros objetivos por este paso.
Barak sıradan bir köpek olmayıp kutlu sayılır.Este héroe no es alegórico ni convencional.
Helberg, tıpkı babası Sandy Helberg gibi oyuncu olmayı tercih etti.Gunnar siempre quiso ser actor al igual que su padre, Oscar Johanson.
Bir dönem mebusluk yaptıktan sonra bir daha aday olmayıp, dinî ve ilmî çalışmalara yönelmiştir.Entonces se acerca un señor de esos a los que, por su aspecto, no le pediría ni la hora.
Şehir heyeti de teslim olmayı kararlaştırdı.Los habitantes de la ciudad negocian la rendición.
Belirli bir konuya sahip olmayıp genellikle karakterlerin günlük yaşamlarına odaklanır.Con ella reza y también habla de las preocupaciones cotidianas de muchas personas.
Bir "yalancı" olmayı reddetti.Fue desterrado por ser un mentiroso incorregible.
Köyde en büyük problem, su şebekesinin olmayışıdır.El otro gran problema, la falta de espacio.
Grup, 2007 yılının sonuna kadar aktif olmayı sürdürdü.La intervención duró hasta finales de 2007.
"Yeteri kadar yiyecek olmayınca insanlar açlıktan ölür.«MORIR DE HAMBRE SIN DEJAR DE COMER.
Birkaç kaynaktan olan doğrusal olmayışlık amplifikatördeki bozulmadır.Sabemos que el origen de muchos de nuestros males se encuentra en una excesiva concentración del poder.
Onun yerine Mecklenburg Protestan kilisesinde ilahiyat okumayı ve bir papaz olmayı seçti.En su lugar, optó por estudiar teología y convertirse en pastor de la iglesia protestante en Mecklenburg.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod