Ana içeriğe geç
Sözlük

olmayı ile cümle

olmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşamda da, ölümde de birlikte olmayı yeğlemiş."Es lag lange in ihm, der Tod stand ihm näher als das Leben."
2013, 2014, 2015, 2016 yıllarında üst üste 4 kere şampiyon olmayı başarmışlardır.In den Jahren 2012 bis 2016 wurde man fünf mal in Folge Meister.
2.olmayı Lewis Hamilton başarmıştır.Lewis Hamilton wurde Dritter.
Yılın sonunda ise Fortec Motorsport ile katıldığı Formula BMW Dünya Finallerinde beşinci olmayı başarmıştı.Beim Formel-BMW-Weltfinale, für das er sich qualifiziert hatte, wurde er Fünfter.
Ama bir kült klasiği olmayı başarmıştır.Es erhielt eine klassizistische Fassade.
Bu yüzeyler çoğu zaman düzgün olmayıp, engebelidir.Die Oberfläche ist oft unregelmäßig und uneben.
Zamanının en saygı duyulan hükümdarlarından olmayı başarmıştır.Er gilt als einer der mächtigsten Könige seiner Zeit.
Lee Min Ho çocukken profesyonel bir futbolcu olmayı istiyordu.Zapf wollte als Kind Fußballprofi werden.
Siyasi güçlerinin boyutuna rağmen azledilmişler mevkilerinden ötürü zengin olmayı başarmışlardı.Unabhängig vom Umfang ihrer politischen Stärke konnten die Freigelassen großen Reichtum anhäufen.
Kazanan takımın sadece elenmeyenleri Survivor olmayı başarır.Soweit dies nicht gelingt gewinnt die Gruppe der Überlebenden.
Bir "yalancı" olmayı reddetti.Der einzige der sich weigert ist jemand, der nur als „Lügner“ bezeichnet wird.
Birini yok etmeyi diğerine ise egemen olmayı istemesinin ana sebebi budur.Sie möchte wissen, warum diese die Menschen erst erschufen und sie dann vernichten wollten.
Hemşire olmayı düşlediniz mi?Avez-vous songé à devenir infirmière ?
Tek başıma olmayı seviyorum.J'aime être seul.
Öğretmen olmayı ben kendim seçtim.J'ai choisi de moi-même d'être professeur.
Rahatsız olmayın.Vous tracassez pas.
Fransızcada nasıl bu kadar iyi olmayı başardınız?Comment êtes-vous devenues si bonnes en français ?
Milyoner olmayı hayal ediyorsun.Tu rêves de devenir millionnaire.
Emekli olmayı düşünmelisin.Tu devrais penser à ta retraite.
Şarkıcı olmayı istiyor.Elle souhaite devenir chanteuse.
Şükredin, nankörlerden olmayın...Si vous constatez qu'elles sont croyantes, ne les renvoyez pas aux mécréants.
Bunun sonucunda Prusyalı liderler Alman siyasetinde önemli bir role sahip olmayı beklediler.Par conséquent, les dirigeants prussiens entendaient jouer un rôle majeur dans la politique allemande.
"Yeteri kadar yiyecek olmayınca insanlar açlıktan ölür.Quand il n’y a pas assez de nourriture, des gens meurent de faim.
Bir model olmayı düşlemektedir.Il rêve de devenir mannequin.
Tom'un ailesine yardımcı olmayı ummaktadır.Il appelle à l'aide sa mère.
O dürüst olmayı seçti.D'abord il décide de devenir honnête.
Yine de takımı şampiyon olmayı bildi.But he knew what it meant to be a champion.
Bu dramada, Gong Na-ri ailesinin oyuncu olmayı hayal eden en küçük kızı karakterini oynadı.Elle a joué la plus jeune fille de la famille, Gong Na-ri, une fille lumineuse qui rêve de devenir actrice.
"Tasavvuf kitaplarıyla meşgul olmayın.Ne pas confondre avec Schreiber.
26 Mayıs 2012'de düzenlenen yarışmada, 372 puanla birinci olmayı başardı.Le 26 mai 2012, elle remporte largement ce concours avec 372 points.
1998'de daha fazla modellik yapmayı ve bir porno yıldızı olmayı kararlaştırdı.En 1998, elle décida qu'en plus d'être modèle, elle voulait devenir actrice porno.
Bu diller arasında derin akrabalık ilişkileri olmayıp bazılarının arasında genetik ilişkiler görülür.On manque d'éléments qui établissent une relation génétique entre ces langues.
Hiçbir şey başıboş olmayıp, onun iradesi dışında değildir.Il n'y a aucun autre désir que le sien.
Verginin genelliği bağımsız bir ilke olmayıp, verginin yasallığı ilkesi içinde yer almaktadır.Le droit de propriété privée de la terre n’existe pas au début, la terre appartenant à l’Ordre teutonique.
Mayatepek daha sonra iş adamı olmayı seçti.Il se reconvertit par la suite en homme d'affaires.
Fawzia önceleri doktor olmayı istemiştir ama politik bilimi araştırmayı seçmiş ve Unicef’in üyesi olmuştur.Elle souhaite d'abord devenir médecin, puis étudie les sciences politiques et devient membre de l'UNICEF.
Bu branşın dünya atletizm federasyonu ile hiçbir bağlantısı olmayıp kendine ait bir federasyonu bulunmaktadır.Actuellement ce sport ne dispose pas de sa propre fédération.
Bir gün onun kadar güçlü olmayı umuyor.Depuis, elle s'entraîne pour devenir aussi forte qu'elle.
Chieftan Mews: Lütfen bana aşık olmayın.Cyril Hanouna, dans Touche pas à mon poste !
Asya'da savaş, 15 Ağustos 1945 tarihinde Japonya’nın teslim olmayı kabul etmesiyle sona erdi.Elle fut terminée le 15 août 1945, jour de la capitulation du Japon.
Tek başlarına olmayı hiç sevmezler, tek başlarına kaldıklarında etraftaki nesneleri kemirmeye başlayabilirler.Vous ne vous ennuyez jamais Vous êtes vraiment en proie à ce qui se passe autour de vous.
Zamanının en saygı duyulan hükümdarlarından olmayı başarmıştır.Il est alors l'un des plus puissants souverains de son temps.
Grup, 2007 yılının sonuna kadar aktif olmayı sürdürdü.Il a été en tournée avec le groupe jusqu'à fin 2007.
Bagetler sadece tahta olmayıp karbon, metal bagetler de mevcuttur.Le carénage n'est plus en fibre de carbone, mais en plastique.
Sevişmeyi durdurmak isteyen Gaga, isteği olmayınca erkek arkadaşına yumruk atar.Cette dernière, piquée au vif, n'entend pas laisser sans lutter son amant prendre la tangente.
Niko ise, Vano olmayı benimser ve bir daha Niko olmaya yanaşmaz.Grâce à Benio, il décide de redevenir un Onmyôji.
Darbe başarılı olmayınca ertesi gün tutuklandı.Un nouvel assaut est lancé le lendemain sans succès.
Asgari sermaye gereksinimi olmayıp hissedarların sorumluluğu hisseleri oranında sınırlıdır.Il n'y a pas de capital minimum de création et la responsabilité est limitée.
Çünkü kendimi sadece geriye çekmiştim, bir sanatçı olmayı değil bir pop şarkı yazarı olmayı deniyordum."C'est ce jour-là que je me suis dit que je voulais être peintre, et non architecte.
Polis olmayı istemektedir.Mérite-t-il d'être policier ?
Kiliseyi ziyarette tanımadığı bir güzel kız görmüştür ve onunla birlikte olmayı arzu etmektedir.Alberto est fiancé à une femme qu'il n'a jamais rencontrée et est en route pour la voir.
Oyun farklı olmayı bizlere derinden hissettirmektedir.Le scénario est sensiblement différent dans le jeu.
Diğer bir farklılık ise bilginin doğası gereği soyutlanabilir olmayışıdır.Les sujets peuvent être perturbés par la nature de l'expérience.
Gerçek bir çocuk olmayı ister.Bref, un véritable enfant!
Buna karşı koyamayan Arsace kral olmayi istemeye istemeye kabul eder.Rien ne permettait de suggérer qu’il deviendrait roi.
Barak sıradan bir köpek olmayıp kutlu sayılır.Le royal Bourbon n'est pas un chien de race.
Dördüncü ligde de kendi gruplarında dördüncü olmayı başardılar.Cette victoire leur permet de terminer au quatrième rang de leur groupe.
Herhangi bir değişim olmayıncaya kadar algoritma tekrarlamaya devam eder.L'algorithme s'arrête lorsque ce remplacement ne modifie pas la partition courante.
Mahallenin adının nasıl konduğu hakkında bilgi olmayıp yöresel ismi Remokê olarak bilinir.Elle voit même comment le domicile de l'homme est forcé et connaît son nom.
Ayumi’nin ölümünden sonra Ren, sevdiklerini koruyabilmek için daha güçlü olmayı istemeye başlar.Lorsque Ren présente Mio à Rai, celui-ci jure de devenir plus fort pour la protéger.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod