Ana içeriğe geç
Sözlük

olmanı ile cümle

olmanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Có một sự không chắc chắn về một khoản trợ cấp hay tuổi về hưu trong năm 2030.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.E improbabile che ci sia una pensione o un'età pensionabile nel 2030.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Eläkettä tai eläkeikää on tuskin olemassa vuonna 2030.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.É pouco provável, em 2030, ter idade para uma pensão ou reforma.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Er zal waarschijnlijk geen pensioen of rustleeftijd meer zijn in 2030.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Este puţin probabil să mai existe o pensie sau o vârstă de pensionare în 2030.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Il est peu probable qu'il y ait un âge de la retraite après 2030.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Je nepravdepodobné, že by v roku 2030 existoval dôchodok alebo dôchodkový vek.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Kicsi a valószínűsége annak, hogy lesz nyugdíj vagy nyugdíjkorhatár 2030-ban.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Mungkin tidak akan ada lagi pensiun atau usia pensiun di tahun 2030.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Nie sądzę, żeby po roku 2030 były jeszcze emerytury.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.No es probable que haya pensión o una edad de jubilación en 2030.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.V roce 2030 nejspíš nebudeme mít důchodové dávky nebo důchodový věk.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Wahrscheinlich gibt es 2030 weder ein Altersgeld noch ein Rentenalter.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Είναι μάλλον απίθανο να υπάρχουν συντάξεις ή ηλικία συνταξιοδότησης το 2030.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Не е вероятно да има пенсия или възраст за оттегляне през 2030 г.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.Такі поняття, як "пенсія" чи "пенсійний вік" зникнуть до 2030 року.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.כנראה לא תיהיה פנסיה או גיל פרישה בשנת 2030.
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.لا يرجح أن تكون هناك معاش أو سن تقاعد عام 2030 .
Bu emekli olmanın ya da emekli yaşının 2030'da olması gibi değildir.定年制度もなくなっているでしょう これらは余計な考えです 西洋だけで起こることではありません
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Az emberi nyelv nem képes leírni milyen is lenne egy ilyen sugárban.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Die Sprache versagt beim Versuch, zu beschreiben, wie es wäre, in einem dieser Strahlströme zu sein.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.El lenguaje no es capaz de describir como sería estar en uno de esos chorros.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Faltam-me palavras para descrever como seria estar num desses jactos.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Jazyk úplně selhává, když se člověk pokouší popsat, jaké by to v takové trysce bylo.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.그런 분출 안에서 그게 어떤 모습인지 설명하려고 하면 언어가 붕괴됩니다.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Le parole non bastano a descrivere cosa si proverebbe a stare in uno di quei getti.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Les mots vous manquent quand vous essayez de décrire l'intérieur d'un de ces jets.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Limbajul se descompune atunci când încercăm să descriem cum ar fi în unul din aceste jeturi.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Nemáme ani správny jazyk, keď sa snažíme popísať, aké by to bolo v takých prúdoch.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Ngôn ngữ rạn vỡ khi cố gắng mô tả tình trạng xảy ra trong một trong những tia ấy.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Taal schiet tekort bij het willen beschrijven van hoe het is in zo'n straal.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Δεν υπάρχουν λόγια για να περιγράψουν πως θα ήταν η εμπειρία μέσα στον πίδακα.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.В нашем языке недостаточно слов, чтобы описать каково там - в одном из этих джетов.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Езикът се проваля, опитвайки се да опише какви биха били условията в една от тези струи.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.כשמנסים לתאר איך זה להיות באחד מהסילונים האלה.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.وصف حال ما تكون عليه واحدة من هذه النوافير النارية.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.我々は持ち合わせていません まるで 超新星爆発を 経験するようなものです
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Deberían saber que hoy, aproximadamente una de cada dos pastillas se ingiere de forma incorrecta.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Dovete sapere che oggi, circa una ogni due pastiglie non è ingerita correttamente.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Ihr müsst wissen: Heutzutage wird etwa eine von zwei Tabletten jeder Arznei falsch eingenommen.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.아시다시피 오늘날 대략 한 두 알 정도의 약이 제대로 복용되지 못하고 있습니다.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Trebuie să ştiţi că în ziua de azi, aproximativ una sau două pastile nu sunt luate corect.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Vous devez savoir que aujourd'hui, une pilule sur deux n'est pas prise correctement.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.W dzisiejszych czasach jedna na dwie tabletki nie jest przyjmowana odpowiednio.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Πρέπει να ξέρετε ότι σήμερα, περίπου 1 στα 2 φαρμακευτικά χάπια δεν λαμβάνονται σωστά.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Знаете ли вы, что сегодня буквально каждая вторая таблетка в мире принимается неправильно.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.Трябва да знаете, че днес, грубо казано, едно на всеки две хапчета не се приема правилно.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.אתם צריכים להבין שהיום, בערך כל אחד או שני כדורי תרופה נלקח בצורה לא נכונה.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.يجب أن تعوا اليوم أن ، تقريباً واحده أو أثنتين من حبوب الدواء لا تؤخذ بشكل صحيح.
Bugün şunu biliyor olmanız gerek, kabaca alınan her bir yada iki ilaç doğru alınmıyor.よく起こります そのため薬の有効成分が 絶えず進歩し
Bu hayat senin 'sen' olmanı arzuluyorNi dans celle d'avant. La vie t'attend.
Bu hayat senin 'sen' olmanı arzuluyorTento život túži aby ste boli 'sebou'.
Bu hayat senin 'sen' olmanı arzuluyorTodo está aquí para que florezcas en tu Ser.
Bu hediyeye sahip olmanızı dilemiyorum.저는 이 선물을 여러분께 기원해주지는 않을 것입니다.
Bu hediyeye sahip olmanızı dilemiyorum.לא הייתי מאחלת לכם את המתנה הזאת.
Bu hediyeye sahip olmanızı dilemiyorum.انا لا اتمنى حصولكم على هكذا هدية
Bu hediyeye sahip olmanızı dilemiyorum.我并不希望你会获得这份礼物
Bu hediyeye sahip olmanızı dilemiyorum.皆さんが欲しいかもわかりませんし
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.Asta nu înseamnă că trebuie să ai un doctorat pentru fiecare subiect în parte, veţi auzi asta cu uşurare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod