Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.Оказывается, в Европе есть шесть различных способов находиться в браке.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.מתברר שישנן 6 דרכים שונות להינשא באירופה.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.اتّضح أنّ هناك 6 طرق مختلفة للزّواج في أوروبا.
Avrupa'da evli olmanın altı farklı yolu olduğu ortaya çıktı.さらに 宗教によって細分化しました
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Aşa cum cineva se predă în faţa anestezistului. Trebuie să cedeze în totalitate.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Deve completamente arrendersi.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Dia harus menyerahkan diri seutuhnya.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Épp úgy, ahogy az ember kiszolgáltatja magát egy altatóorvosnak. Teljesen át kell adnia önmagát.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Es muss sich vollkommen ergeben.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Il doit complètement se rendre.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.마치 사람들이 마취를 놓는 의사에게 그렇듯이 말이지요. 그냥 마냥 따를 수 밖에 없습니다.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Musi podporządkować się całkowicie.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Musí se naprosto odevzdat.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.như một người nộp mình trước một bác sĩ gây mê. Nó hoàn toàn để cho điều đó xảy ra.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Tak, ako sa človek podriadi anesteziológovi. Musí sa absolútne podriadiť.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Tem que se render completamente, tal como qualquer pessoa se rende a um anestesista.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Tiene que entregarse completamente.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Zoals iemand zich overgeeft aan een anesthesist. Het moet zich volledig overgeven.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Οφείλει να παραδωθεί ολοκληρωτικά.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Їй необхідно повністю підкоритись.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Он должен покориться полностью.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.Трябва напълно да се предаде.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.כמו שאדם נכנע לרופא המרדים. הוא חייב להיכנע לחלוטין.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.كما يخضع المرء للطبيب المخدّر. عليه أن يستسلم ويخضع كلياً.
Aynı bir anestezi uzmanına teslim olmanız gibi tamamen teslim olmak zorundadır.完全に身を明け渡さなくてはならないのです それには 信用が必要です
Aynı konutta oturabilmeniz için, tam gün öğrenci ve eğitiminizde ilerliyor olmanız gerekir.Du måste dock studera på heltid och framskrida i dina studier.
Aynı konutta oturabilmeniz için, tam gün öğrenci ve eğitiminizde ilerliyor olmanız gerekir.En cualquier caso, el estudio deberá ser su actividad principal y deberá progresar en su formación.
Aynı konutta oturabilmeniz için, tam gün öğrenci ve eğitiminizde ilerliyor olmanız gerekir.Sinun täytyy kuitenkin olla päätoiminen opiskelija ja edistyä opinnoissasi.
Aynı konutta oturabilmeniz için, tam gün öğrenci ve eğitiminizde ilerliyor olmanız gerekir.Vous devez cependant être étudiant à plein temps et avancer dans vos études.
Aynı konutta oturabilmeniz için, tam gün öğrenci ve eğitiminizde ilerliyor olmanız gerekir.Тем не менее, для этого вы должны успешно учиться на дневном отделении.
Aynı konutta oturabilmeniz için, tam gün öğrenci ve eğitiminizde ilerliyor olmanız gerekir.يتوجب عليك على كل حال أن تكون طالب بدراسة رئيسية وأن تتقدم في تحصيلك الدراسي.
Aynı konutta oturabilmeniz için, tam gün öğrenci ve eğitiminizde ilerliyor olmanız gerekir.您可在学期期间租用学生公寓。在此期间,您应当全职学习,并不断修读课程。若您修读的课程不足,房东可以解除租赁合同。
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Avendovi nella stessa stanza è più facile proteggervi.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Det är lättare att skydda er i ett rum.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Det er lettere at beskytte jer i samme værelse.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Es más fácil escoltarles si están en la misma habitación.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Se estiverem no mesmo quarto, é mais fácil guardá-los.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Teitä on helpompi vartioida samassa huoneessa.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.W ten sposób łatwiej was strzec.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Αν είστε στο ίδιο δωμάτιο, θα σας φυλάμε πιο εύκολα.
Aynı odada olmanız korunmanızı kolaylaştırıyor.Если мы в одной палате, вас удобнее охранять.
Babalık parasına örneğin girişimci, işsiz veya öğrenci olmanıza rağmen başvurabilirsiniz.Du kan ansöka om faderskapspenning även om du är till exempel företagare, arbetslös eller studerande.
Babalık parasına örneğin girişimci, işsiz veya öğrenci olmanıza rağmen başvurabilirsiniz.Voit hakea isyysrahaa myös, jos olet esimerkiksi yrittäjä, työtön tai opiskelija.
Babalık parasına örneğin girişimci, işsiz veya öğrenci olmanıza rağmen başvurabilirsiniz.بإمكانك التقدم بطلب نقود الأبوة إذا كنت على سبيل المثال ممارسًا للعمل الحر أو عاطلاً عن العمل أو طالبًا.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Ako otcovi sa mi najviac páči to, aké filmy mám možnosť pozerávať.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Ce que je préfère dans mon rôle de père ce sont les films que je suis amené à regarder.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Det jag gillar mest med att vara förälder är filmerna jag får tillfälle att se.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.아버지가 되어서 하는 일 중에서 좋은 건 영화를 봐야 한다는 것 입니다.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Lo que más me gusta de ser padre son las películas que veo.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Mijn favoriete onderdeel van vader zijn zijn de films die ik mag kijken.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Sapete, la cosa che preferisco dell'essere papà sono i film che ho la possibilità di guardare.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.Ξέρετε, το καλύτερο πράγμα της πατρότητας είναι οι ταινίες που βλέπω.
Baba olmanın en sevdiğim kısmı, izlediğim filmler.אתם יודעים, החלק החביב עלי בלהיות אבא הוא הסרטים שיוצא לי לראות
Bağlantıları paylaşıyorduk, yani bağlantı konusunda biraz açık olmanız gerekirdi.E quel che condividevamo erano link, quindi dovevi essere aperto all'idea dei links.
Bağlantıları paylaşıyorduk, yani bağlantı konusunda biraz açık olmanız gerekirdi.Jaamme linkkejä, ja näiden suhteen oli oltava avoin.
Bağlantıları paylaşıyorduk, yani bağlantı konusunda biraz açık olmanız gerekirdi.이 때 공유하는 건 링크니까 링크를 오픈해야 합니다.
Bağlantıları paylaşıyorduk, yani bağlantı konusunda biraz açık olmanız gerekirdi.Most linkeket osztottunk meg, tehát nyitottnak kellett lennünk a megosztásra.
Bağlantıları paylaşıyorduk, yani bağlantı konusunda biraz açık olmanız gerekirdi.Și ceea ce împărțim altora sunt linkuri (conexiuni), deci trebuia să fii deschis în legătură cu acestea.
Bağlantıları paylaşıyorduk, yani bağlantı konusunda biraz açık olmanız gerekirdi.Und was wir teilen sind Links, man musste offen sein mit Links.
Bağlantıları paylaşıyorduk, yani bağlantı konusunda biraz açık olmanız gerekirdi.Vad vi delade med oss av var länkar, så man behövde vara öppen med dem.