Bu konsepte bakarsak, bize açık düşence gerekiyor ama çok da açık olmamalı.ידענו שצריך להיות הגיון פנימי אבל לא יותר מזה.
Şu bunu duydu ve onlarla birlikte olmamaya karar verdi.הוא התרשם והחליט להצטרף אליהם.
Düşük gelirli değillerdir, mezun olmama şansları dahi yoktur.הטחנה אינה מביאה רווח גדול וגם הילדים אינם לומדים.
Ross ve Rachel romantik bir ilişki içinde olmamaya yalnızca bebeğe ebeveynlik yapmaya karar verirler.רייצ'ל ורוס מחליטים שיגדלו ביחד את התינוק, אך לא מחדשים את הקשר הרומנטי ביניהם.
Mukim olmak, yolculukta olmamak.לא לקרוא בזמן הנסיעה.
Ayrıca, fahişelerin yabancı olmaması gerekir.הנכבש תמיד יישאר זר.
Ama bir tatlı su gölü olmamasına rağmen, dünyanın en büyük gölü olarak listelenmiştir.אגמי המים המתוקים הגדולים ביותר בעולם, למעט אגם ויקטוריה, שוכנים בעמקי ביקוע.
Süper güçlü olmamasına rağmen fiziksel yetenekleri insanın olabileceği maksimum seviyededir.למרות כוחו הפיזי החלש יותר משל חבריו הוא בעל יכולות על-חושיות חזקות במיוחד.
Bu ensest bir ilişkiydi ve kutsal kitaplar bunun olmamasını söylüyordu.הדת האלווית היא סודית, והאלווים אינם מפרסמים את ספרי הקודש.
Kısacası bu teoriye uymayan o dönemde bölgede fırtına hareketi olmamasıdır.רוב מי התהום אינם זקוקים לשלב זה.
Akademi Ödülleri'ne aday olmaması hayranları tarafından tepki çekti.לבסוף האקדמיה החליטה להעניק לה מועמדות לא רשמית לפרס.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.הוא גם אינו מפגין יוהרה או שחצנות.
Sağlak nötrinolar verimsiz olmak zorundadır, yani Standart Model’in hiçbir etkileşimine dahil olmamalıdır.רצוי שהסדרות הארוכות יהיו איכותיות, כלומר: לא יהיו נקודות מבוזבזות בסדרות המיינור.
Aile içerisinde eşit karar alma dağılımının olmaması.אין תימוכין לקשר משפחתי בין השניים.
Ortadaki tek sorun Tom'un gerçek olmamasıdır.מצד שני, העובדה שאין אמת מקשה על הפמיניזם.
Unun topak olmamasına dikkat edilir.ויזהר מאוד שלא לאחוז בידיו במילתו.
Hasta olmama rağmen, elimden gelenin en iyisini yaptım.למרות היותי חולה, עשיתי כמיטב יכולתי.
Yüksek seviyeli dilin mevcut olmaması halinde, örneğin; bir yeni veya uzmanlaşmış işlemcide.Ситуации, в които не съществува език на високо ниво, при нов или специализиран процесор, например.
Grip ile ilgisi olmamasına rağmen mide gribi ve gastrik grip olarak da adlandırılmıştır.Въпреки че не е свързан с грипа, често го наричат стомашен грип и гастро грип.
Doğru takılmışsa, fincan sızmamalı veya herhangi bir rahatsızlığa neden olmamalıdır.Ако е поставена правилно, тя не трябва да изтича или да причинява дискомфорт.
Maidalchini'nin ailesi çok varlıklı olmamasına rağmen iki zengin adamla evlendi.Семейството на Олимпия не е заможно, но тя се омъжва за двама заможни мъже.
Oyunun en büyük özelliği topun oyuncunun ayağına yapışık olmamasıdır.Не съм най-лесният човек, когато стане въпрос за свирене с банда.
Borçlu olmamak asıldır.Причината е незаплащането.
Prokaryotlarda çekirdek zarının olmaması, transkripsiyon ve translasyonun aynı anda olmasını sağlar.За това и защото прокариотите нямат ядро процесите на транскрипция и транслация се случват почти едновременно.
"Eğitimde sınıf ayrımı olmamalıdır."В генералното класиране няма разделение по класове.
Antonius teslim olmamak için kendini öldürür.Дурьодхана отказва да се предаде.
Mahallede içme suyu sorunu olmamakla birlikte; içme suyunun oldukça kireçli olması bir dezavantajdır.В някои райони, в които дори няма чиста питейна вода, положението е още по-критично.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Толерът не бива да бъде бежов или кафяв.
Norveç'in AB üyesi olmamasına rağmen, Avrupa Ekonomik Alanı ve Schengen Anlaşmasının üyesidir.Швейцария не е член на Европейския съюз, но е част от Шенгенското пространство.
Ancak Ingólfur Arnarson'un ilk yerleşik yaşama geçen insan olmaması olasıdır.Ала има теории, че Ингоулвур Артнаршон може да не е първият човек, заселил се за постоянно на острова.
Asha isminde olmamasına rağmen, Nokia Asha serisi'ne mensuptur.Така без да знае истината Акане се заема с отглеждането на Юсуке.
Düşüncede sınırlar olmamalıdır.Не трябва да има никакви граници.
Toplumda hiçbir grup baskın olmamalıdır.Няма правила за пребиваване в групата.
Eksik bir Wi-Fi logosundan dolayı, tamamen standartdan bir sapma olmamaktadır.Все пак липсата на Wi-Fi лого не винаги означава, че устройството е Wi-Fi несъвместимо.
Verilen örnek birden fazla olmamalıdır.Прецедент, който повече не се повтаря.
Hızlı bir yüzücü olmamasına rağmen suda rahatça yüzer, daldığında uzun zaman su altında kalabilir.Не могат да скачат, но могат да плуват на дълги разстояния.
Fakat daha garip olanı şarkının hahamların iddia ettiği gibi Isaac Lurier hakkında olmaması.Ali još čudnije je to da ta pjesma nije o Isaac Lurieru kao što rabini tvrde.
Mukim olmak, yolculukta olmamak.Stjepana, bez resa.
Borçlu olmamak asıldır.HNL zbog nepodmirenja dugova.
Hurdacı Watto geçerli paraları olmamasından dolayı istedikleri parçaları onlara vermez.No, Watto mu ne da, kao ni dijelove koje treba.
Öğrenci sayısı arttıkça binalar yeterli olmamaya başladı ve yeni binalar yapılması gerekti.Kako se klavir usavršavao tako su brojni graditelji nestajali a pojavljivali se novi.
Ross ve Rachel romantik bir ilişki içinde olmamaya yalnızca bebeğe ebeveynlik yapmaya karar verirler.Rachel i Ross odluče dobiti dijete, ali ne nastaviti sa svojim ljubavnim odnosom.
Popüler olmasının nedeni ucuz olması, güvenilir olması, iş görmesi ve fazla pahalı olmamasıdır.Popularan je jer je siguran, dobro djeluje i ne košta mnogo novaca.
Bu miktar az da olsa yine de köyün nüfusunda fazla artışın olmamasına sebep olmaktadır.Ipak, ovo nije jedini razlog visokom rastu broja stanovnika.
Bunun nedeni, George Washington'ın Birleşik Devletler doğumlu olmamasıdır.Kao što je ranije spomenuto George Junior nije jedinac.
Kadınlarda bu androjen seviyelerinin olmaması kadın cinsel organının gelişimiyle sonuçlanır.Ako TDF nije prisutan dolazi do razvoja ženskog spolnog sustava.
Olta kancası sert ve güçlü olmalı ama aynı zamanda kırılgan olmamalı.Vrat šnaucera mora biti snažan i ne smije biti kratak ni debeo.
Köyün kuruluş ve tarihi üzeri yazılı bir belge olmaması nedeniyle kesin bir şey söylenemez.O imenu i postanku ovoga mjesta možemo samo nagađati jer nemamo pouzdanih pisanih dokumenata.
San Marino Avrupa Birliği'ne üye olmamasına rağmen para birimi olarak Euro'yu kullanır.San Maríno nie je členom Európskej únie, no napriek tomu používa ako svoju menu euro.
Dolayısıyla, tellürün atom ağırlığı 123 ile 126 arasında bulunmalı ve 128 olmamalıdır.Tak napríklad atómové číslo telúra musí byť niekde medzi 123 a 126.
Yarışma hava koşullarının uygun olmaması sebebiyle ertelenmiştir.Súťaž sa pre nepriaznivé počasie neuskutočnila.
Bester'ın aklındaki isim "Yıkım"dı fakat Gold böyle olmaması adına onunla konuşmuştu.Pôvodne chcel Bester román pomenovať Demolition!, ale Gold ho od toho odhovoril.
Olta kancası sert ve güçlü olmalı ama aynı zamanda kırılgan olmamalı.Problém pri výrobe meča je ten, že musí byť zároveň tvrdý aj pevný, čiže taký, aby sa nezlomil.
Doğum tarihi kesin olarak belli olmamakla beraber MÖ 510 ila MÖ 506 yılları arasında olması muhtemeldir.Presný dátum narodenia nie je známy, ale asi sa narodil medzi rokmi 1056 až 1060.
Sadık âşıklar bu saatlerde uykuda olmamalıdır.Ľudia zo Študentskej ulice nemôžu v noci spávať.
Dolayısıyla, etnik barış, çatışmanın olmaması değil, şiddetin yokluğudur.Mier je stav bez vojny či bojov, stav absencie konfliktov.
Babası Adam, Alex'e bunun olmaması gerektiğini söyler.Richard osmeľuje Idu, že jej bratovi sa určite nič nestalo.
Ortadaki tek sorun Tom'un gerçek olmamasıdır.A zlorabe niso bile resnične saj je Michael bil nedolžen.
Sumo: Her durumda düşünmeden davranır ve saçı olmamasıyla dikkat çeker.Marjeta govori nesmisle in zave se, da z njeno glavo ni vse v redu.
Ben çocuk olmama rağmen bunları çok iyi hatırlıyorum.Čeprav je bil še tako mlad, je znal že vse svoje molitve na pamet.