Ana içeriğe geç
Sözlük

olmama ile cümle

olmama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nükleer kuvvet nükleonların nötron veya proton olup olmamasından neredeyse bağımsızdır.Forța nucleară este aproape independentă de natura nucleonilor, neutroni sau protoni.
Henüz düzgün bir kanıt olmamasına rağmen numarasal benzetmeler geçerliliğine destekleyici kanıtlar sunar.Deși nu există nicio demonstrație pentru aceasta, simulările numerice aduc dovezi în sprijinul său.
Birinci bölüm için ilk öğe, çizginin var olması veya hidrojen nedeniyle olmamasıdır.Primul element pentru împărțire este prezența sau absența unei linii din cauza hidrogenului.
Yıldızlarından aldıkları yüksek ışımadan dolayı yoğunlukları, böyle olmaması durumuna göre daha düşüktür.Această faptă le este încă mai depărtată decât cele mai depărtate stele — și totuși au făcut-o!
Özel bir yeteneği olmamakla beraber, içinde bir sevgi barındırmaktadır.Chiar dacă nu are vreo abilitate specială, ea e capabilă să iubească cu pasiune.
San Marino Avrupa Birliği'ne üye olmamasına rağmen para birimi olarak Euro'yu kullanır.Nu este membru nici al Uniunii Europene, nici al zonei Euro, deși folosește euro ca monedă.
Popüler olmasının nedeni ucuz olması, güvenilir olması, iş görmesi ve fazla pahalı olmamasıdır.Este popular deoarece este sigur, acționează bine și nu costă mulți bani.
Çok fazla bir eğitimi olmamasına rağmen hızla yükseldi.În ciuda uceniciei ei lungi, nu atrasese prea multă atenție.
Ona göre bir avcı yalnız olmalıdır, avcının arkadaşı olmamalıdır.Deci este clar că un Ciobănesc Caucazian are nevoie de un serviciu, NU este un câine de companie.
Olta kancası sert ve güçlü olmalı ama aynı zamanda kırılgan olmamalı.Dresajul trebuie să fie ferm dar fără pedepse severe.
Bu yüzden v e {\displaystyle v_{e}} değeri çok büyük olmamalıdır.Se poate remarca faptul că V {\displaystyle \displaystyle V} nu trebuie neapărat să fie o mulțime deschisă.
18 yaşın altında olmamak.Copii cu vârste sub 16 ani.
Doğal bağışıklık olmayan kişilerde ise aşıyla koruma kesin olmamakla birlikte sağlanabilir.Paznic excelent, cu instincte naturale, își va proteja fără nici o ezitare familia.
Bunun sebebi de çalışmadaki kişilerin gerçekdışı olmamalarıydı.Cu oameni ca voi, cauza noastră nu era pierdută.
Bunun en büyük nedeni ise köyde bir su kaynağının olmamasıdır.O explicație ar putea fi și lipsa surselor de apă în vechea zonă.
Bu güvence, bu hakların tanındığı kişilerin ayrıcalığı olmamalıdır, herkesin yararına hizmet etmelidir.Și aceasta fără deosebire de origine, pentru toți cei care merită să fie ajutați.
Bu dezavantaj yakınlarda bir gözlemevinin olmamasının verdiği büyük eksikliktir.Aceste tablouri atât de frumoase ne fac să regretăm absența atât de lungă.
Hızlı bir yüzücü olmamasına rağmen suda rahatça yüzer, daldığında uzun zaman su altında kalabilir.Dacă este nevoită, poate înota, dar în general evită apa.
Ancak güzel ve yumuşak bir ses elde etmek için tabla kalın olmamalıdır.Pentru reținerea unui sunet de calitate este însă necesar un bitrate mare.
Bu normal etaplardaki hız, hiçbir şekilde yarışmanın klasmanının belirlenmesinde bir etken olmamalıdır.Adăugarea celor 4 puncte nu ar fi afectat în niciun fel clasamentul.
Olmak ya da olmamak.A fi sau a nu fi.
Belki de Tom'un burada olmaması gerek.Poate că Tom nu ar trebui să fie aici.
Çok fazla bir eğitimi olmamasına rağmen hızla yükseldi.A nem túl színvonalas oktatás ellenére sokat fejlődött.
Popüler olmasının nedeni ucuz olması, güvenilir olması, iş görmesi ve fazla pahalı olmamasıdır.Népszerű, mert biztonságos, hatékony, és nem kerül sokba.
Antonius teslim olmamak için kendini öldürür.János nem adja meg magát.
Yüksek seviyeli dilin mevcut olmaması halinde, örneğin; bir yeni veya uzmanlaşmış işlemcide.Olyan helyzetekben, amikor nem lehet magas szintű nyelvet használni, például egy újfajta processzor esetén.
Nükleer kuvvet nükleonların nötron veya proton olup olmamasından neredeyse bağımsızdır.Az NN erő közel független attól, hogy a nukleon proton vagy neutron.
Bunun yanı sıra köyde hiçbir kahvehanenin olmaması da ilginç bir durum.Érdekesség, hogy a faluban nem működött kocsma.
Ben çocuk olmama rağmen bunları çok iyi hatırlıyorum.Bár kicsi a létszám, de a gyerekek nagyon jól érzik magukat.
Ancak bana göre, savaş hiçbir zaman çözüm olamaz, olmamalı.Sosem tagadtam, hogy az erőszak elkerülhetetlen, nem is tehetném.
Kredi düzeninde kayırmacılık olmamalıdır.A hitelezés során politikai feltételeket nem támaszthat.
Sözlük, bir etimoloji sözlüğü olmamasına karşın sözcüklerin etimolojik açıklamaları da içermektedir.Az íráskép etimológiája mellett magának a szónak is megvan az etimológiája.
Gözleri bozuk olmamasına rağmen gözlük takar.Hiába a szemüveg, ha nincs mögötte látás.
Bu tam anlamıyla ayrımcı olmama durumu evlilik ve evlat edinme haklarını da kapsamaktadır.Ennek leggyakoribb formája a házassági jogok, illetve a gyermekvállalás korlátozása.
Bu sözlerin yazılı olmaması, sözlü aktarımlardan ibaret olması şarttır.A szavak nem kerülhetnek be kizárólagosan a hasonló szóalakok megléte miatt.
Bunun en büyük nedeni, açıkça ayrıştırılabilecek devrelere sahip olmamasıdır.Ezek legfőbb előnye, hogy külön rugózásra nincs szükség.
Bunun sebebi ise ayaklarının olmamasıdır.Gurul, mert akkor már nincs lába.
Resmin tartışılmasının sebeplerinden biri de çıplak modelin tam olarak çıplak olmamasıdır.Többek között azért, mert a táblán az emberalakokat meztelenül ábrázolták.
Ağırlıklar negatif olmamalıdır.A súlyok nemnegatív értékek lehetnek.
Tanrı'nın var olmaması da olasıdır.Tehát Isten nem létezik.
Doğumuna dair resmî bir belge olmamakla birlikte doğum yılının 1906-1908 arasında doğduğu tahmin edilmektedir.Pontos építési ideje nem ismert, 1906-1908 közé tehető.
18 yaşın altında olmamak.Nem érte meg a 18. évét.
Bestecinin kesin olmamakla beraber Domenico Scarlatti'den ders aldığı söylenmektedir.Domenico Scarlattiról úgyszólván semmi személyes vonatkozású adat nem maradt fenn.
Yıllarca yok olmama mücadelesi vermiştir.Ez évekig tartó nélkülözést okozott.
Katî bilgi olmamakla beraber, gerçekte İtalya Krallığı için varis kabul edilmişti.A látszólag szabad, valójában azonban fogoly királyt York visszakísérte Londonba.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Se nem gyáva, se nem agresszív.
Sadık âşıklar bu saatlerde uykuda olmamalıdır.Az éjjeliőr nem tud aludni.
Bununla birlikte kesin olmamakla birlikte Erken Tunç Çağı III. evre sonuna tarihlendirilmesi mümkündür.Szintén nem véletlen, hogy, rendkívüli szervezettsége ellenére, a Han-kor elejére teljesen kihalt.
Oldukça uzun boyuna rağmen çok da yapılı olmaması, sert gözükmemesi akıllarda soru isareti bırakmıstı.Ennek ellenére híveitől sokat vár el, és bár nem kegyetlen, senki nem akarja mérgesnek látni.
Filmi farklı kılan en önemli konulardan birisi de rol alan oyuncuların profesyonel olmamalarıdır.Egyik legismertebb filmszerepe A tizedes meg a többiek felejthetetlen alakítása.
Ancak bu yeni ajan eskisi gibi onlardan biri olmamalıdır.Új funkció, régen nem volt ilyen tisztségviselő.
Genç Victor Hugo ise bir deftere "Chateaubriand Olmak ve Olmamak" isimli bir yazı yazmıştı.Chateaubriand-ról mondták: Victor Hugo: „Chateaubriand akarok lenni, vagy semmi”.
Herhangi bir “gay” geni eşcinselliğe neden olmamaktadır.A "side" melegek nem vesznek részt anális szexben.
Diğer seçenek ise gravitinonun sabit olmaması.Az űr másik veszélyforrása a gravitáció hiánya.
Birey tehlikenin yakınında olmamak için yüksek alarmdadır.Egyéni tőrvívásban helyezés nélkül zárt.
Ancak bu beslenme diyeti sürekli olmamalıdır.De a hitel eme expanziója nem folytatódhat örökké.
Bu Haçlı seferi sadece karadan olmamaktaydı.A szerbek effajta kegyetlenkedése nem az egyetlen eset errefelé.
Güzeller maymun iştahlı olmamalıdır.A selyemmacskát nem kennyű tenyészteni.
Aerodinamiklerinde iyi olmamasına karşın başarılı bir avcı uçağıydı.Műrepülő tudásának köszönhetően sikeres vadászként szolgálta hazáját.
Bu konsepte bakarsak, bize açık düşence gerekiyor ama çok da açık olmamalı.Válaszolásnál tömörnek kell lenni anélkül, hogy túlságosan lényegre törők lennénk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod