Perspektife sahip olmamak.Mancanza di prospettive.
Kokeshi bebeklerin bir özelliği, kolları veya bacakları olmamasıdır.Una caratteristica delle bambole Kokeshi è la mancanza di braccia e gambe.
Dolayısıyla, etnik barış, çatışmanın olmaması değil, şiddetin yokluğudur.La pace etnica viene quindi caratterizzata dall'assenza di violenza, ma non dall'assenza di un conflitto.
Gözleri bozuk olmamasına rağmen gözlük takar.Anche se porta gli occhiali, non possiede occhi.
17:16 Kralın fazla altın ve gümüşü olmamalı Deut.Il re non deve possedere troppo argento e oro.
ABD'de tanınmıyor olması ve müziğine ilgi olmamasının da bunda etkisi olmuştur.Inoltre, non era molto conosciuto in America e c'era poco interesse per la sua musica.
Dış ticaretinde açık olmamaktadır.Non è aperto al traffico commerciale.
Tanrı'nın var olmaması da olasıdır.Beh, probabilmente Dio non vuole ciò.
(Şerbet tamamen soğuk veya sıcak olmamalı.)(Quello che si dice nelle orecchie non fa ne caldo ne freddo.)
Ben çocuk olmama rağmen bunları çok iyi hatırlıyorum.Dal momento che è ancora un bambino, è considerato molto impressionabile.
Bira diğer ülkelerde olduğu kadar pahalı olmamakla birlikte bir de oldukça kalitelidir.È questo il motivo per cui la birra ha un costo molto maggiore di quello che ha in altri Paesi.
Çünkü Rammstein'ın diğer gruplardan farklı bir yanı iş arkadaşı olmamalarıdır.Nessun altro membro dei Rammstein è coinvolto.
Bazı kaynaklara göre ise yükseltilmemesinin asıl nedeni Alman vatandaşı olmamasıydı.Questo è uno dei motivi principali per cui, ad esempio, la Germania non fu invitata.
Şu bunu duydu ve onlarla birlikte olmamaya karar verdi.Lei lo trova e nota che non andrà con lei.
Kraliyet Donanması için belirlenen son ön-dretnot olmamasına rağmen donanmaya katılan son ön-dretnot oldu.Non fu l'ultima pre-dreadnought ad essere impostata per la Royal Navy ma fu l'ultima ad entrare in servizio.
Türkiye'nin ise henüz bir büyükelçisi olmaması iki soydaş halkın bağlantısında güçlükler çıkarmaktadır.Non è un caso che la Russia vi abbia aperto persino un consolato.
Orijinal destanda bu olmamaktadır.Nell'originale questo non succede.
Birinci bölüm için ilk öğe, çizginin var olması veya hidrojen nedeniyle olmamasıdır.Una prima divisione viene effettuata sulla base della presenza o dell'assenza delle linee dell'idrogeno.
Fakat Nijer Nehri'nin suyunun kara olmaması bu tezleri sarsar.Ad ogni modo il Niger non è un fiume dalle acque nere.
Varsayılan zaman kayması 5 dakikadan fazla olmamalıdır.I tempi di esposizione non devono superare i 15 minuti.
Rüzgarın olmaması Doria'nın zararınaydı.La mancanza di vento non favorì Doria.
Yeterince altyapı ve işleme tesisleri olmamasına rağmen, yıllık ihracatı 500 milyon dolardır.Nessuno ci credeva, oggi il suo fatturato è di 500 milioni di dollari l'anno.
İlk kapalı devre televizyonların en büyük problemi video görüntülerinin kayıt edilebilme imkanın olmamasıydı.Il primo scherzo riguarda un'improbabile trasmissione televisiva per anziani.
Örneğin, resim A’da bir üçgen olmamasına rağmen üçgen algılarız.La matrice B {\displaystyle B} considerata sui reali invece non è neppure triangolabile.
Ellis ve Wolfe çocuk sahibi olmama konusunda fikir birliği içindedirler.Lucy e Kevin discutono sulla possibilità di avere un bambino.
Borçlu olmamak asıldır.Una gratitudine senza debiti.
Ancak maç; Katalonya'nın FIFA'ya üye olmaması nedeniyle "resmi maç" olarak sayılmadı.La partita, però, non è considerata una partita ufficiale dalla FIFA.
Ancak Tebaililerin Termopylae'de kalmalarının tek nedeni bu olmamalıdır.Il formoterolo non deve essere somministrato in monoterapia.
Oy birliği aynı zamanda, açık bir şekilde hiçbir karşı görüşün de olmaması anlamına gelmektedir.Apparentemente sembra anche indolore nel sentenziare ingiustamente le persone.
Taban suyu 1 m'den yakın olmamalıdır.Ovvero il lancio del pallone non è entro 1m dall'obiettivo.
Bu yüzden v e {\displaystyle v_{e}} değeri çok büyük olmamalıdır.Supponiamo che V {\displaystyle V} abbia dimensione finita.
Eğer ateşlenmeyecekse o silah orada asılı olmamalıdır."Se questa non è adeguatamente schiacciata, l'arma non spara.
Müzikal olmamakla birlikte bu oyun müzikli tiyatro tarzındaydı.Ma non potevo far parte di quel progetto musicale.
Herhangi bir haber olmaması iyi bir haber.Отсутствие новостей - это хорошие новости.
Arkadaşımın burada olmaması beni hayal kırıklığına uğrattı.Я разочарован, что мой друг не здесь.
Hiç haber olmaması iyi haberdir.Отсутствие новостей - хорошая новость.
Burada ki tek problem, bu dökümanların çevirecek birilerinin olmaması.Единственная проблема в том, что здесь нет никого, кто мог бы перевести эти документы.
Aynı anda üç dil öğreniyor olmama rağmen işler gayet iyi ilerliyor.Я учу три языка одновременно и не путаюсь.
"Olmak ya da olmamak; işte bütün mesele bu." diye konuştu malak.«Быть или не быть — вот в чём вопрос», - сказал буйволёнок.
Eğer ateşlenmeyecekse o silah orada asılı olmamalıdır."А если не будет стрелять, не должно и висеть.»
Etkisi olmamasına karşı Rex çoğunlukla onunla flört eder.Рекс часто бесцельно флиртует с ней.
Asimetri, simetrinin olmaması ya da bozulmasıdır.Асимметрия — отсутствие или нарушение симметрии.
“Onun günahlarına ortak olmamak, Uğradığı belalara uğramamak için çık oradan!Не выгоняйте их из их домов, и пусть они не выходят из них, если только они не совершат явную мерзость.
Kokeshi bebeklerin bir özelliği, kolları veya bacakları olmamasıdır.Характерной особенностью кокэси является отсутствие у куклы рук и ног.
Varsayılan zaman kayması 5 dakikadan fazla olmamalıdır.Презентация коллекции по времени не должна превышать 5 минут.
Ona göre bir avcı yalnız olmalıdır, avcının arkadaşı olmamalıdır.Он считает, что Охотник на троллей должен работать в одиночку, чтобы не подвергать опасности друзей.
Adaletsizlik, adaletin olmama veya karşında olma durumunu ifade eder.Несправедливость относится к отсутствию или противоположности справедливости.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Теперь вы останетесь смеяться — без меня.
Tek üzüntüsünün (elbise hakkında) ise elbisenin mavi yerine yeşil olmamasi idi.Иши не принимал предложенную пищу и не спал, опасаясь белых людей.
Bira diğer ülkelerde olduğu kadar pahalı olmamakla birlikte bir de oldukça kalitelidir.Для сравнения, даже низкокачественное пиво в республике стоит дороже.
Fakat böyle olmamalı, belli bir oranda geri emilmeleri gerekmektedir.Но делать нечего, нужно как-то выкручиваться.
Yani egemenlik haklarının başkasının elinde olmamasıdır.«Суверенитет других стран для него ничего не значит.
Düşüncede sınırlar olmamalıdır.У сознания нет границ.
Babası Adam, Alex'e bunun olmaması gerektiğini söyler.Алекс намекает, что это не обязательно должна быть она.
Samimi dostluk, iyi öğüt takası, adil tutum olmalı, ihanet olmamalı" der.А оканчивается: за добродетель воздаяние, а за беззаконие казнь».
17:15 Kralın fazla karısı olmamalı Deut.17:17 Запрет царю иметь большое число жён 365 Дв.
24 aylığa gelindiğinde hiç kendiliğinden iki kelimelik konuşma olmaması ( ekolali dışında.)К 24 месяцам не произносит спонтанно фразы из двух слов (за исключением эхолалии).
Planlar çok uzun ve katı olmamalıdır.Они не должны быть слишком длинными и слишком низкими.
Yine de, yanlış fikirlerin olması, hiç fikir olmamasından iyidir.Когда не знаешь разгадки, лучше и не гадать.
Ben çocuk olmama rağmen bunları çok iyi hatırlıyorum.Несмотря на то, что я был ещё ребёнком, я посчитал эти книги постыдными.