Seçme zorunluluğum olmamasına rağmen.Es besteht keine Wahlpflicht.
Ayrıcalıklı bir denizci thema olmamasına rağmen, kendi filosu vardı.Obwohl es nicht ausschließlich der Marine gewidmet war, unterhielt es doch eine eigene Flotte.
Evlerinin Müslümanlarınkinden yüksek olmaması gerekiyordu.Häuser durften keinesfalls höher gebaut werden als die ihrer muslimischen Nachbarn.
Bu bölümle olan sorunum, özellikle komik olmaması.Das Problem, das ich mit dieser Folge habe, ist, dass sie nicht besonders lustig ist.
Aile içerisinde eşit karar alma dağılımının olmaması.Über die innere Gliederung der Familie herrscht keine vollständige Einigkeit.
Ben çocuk olmama rağmen bunları çok iyi hatırlıyorum.Trotz der Zerstörungen sind sie noch deutlich als solche zu erkennen.
Düşüncede sınırlar olmamalıdır.Der Kreativität sind dabei keine Grenzen gesetzt.
Akademi Ödülleri'ne aday olmaması hayranları tarafından tepki çekti.Die Akademie bat ihn zuletzt, nicht mehr als Kandidat ihrer Preise aufzutreten.
Bu, dirseğin stabil olmamasının sebebidir.Ursache dafür ist die mangelnde Festigkeit der Farbbälle.
Perspektife sahip olmamak.Opposition ohne Perspektive.
Resmi dini olan bir devlet, seküler olmamasına karşın mutlaka teokratik olmak zorunda da değildir.Ein kirchliches Amt hat er, obwohl er Theologe war, anscheinend nicht bekleidet.
Pişmanlık bir insanın geçmişteki davranışlarından hoşnut olmama duygusudur.Und ich genieße es, die Vergangenheit zu spüren.
Sistemin hatlarının kesin olarak oturmuş olmaması.Auf eine bestimmte Stilrichtung konnte die Band nicht festgelegt werden.
Hiçbir ışığın olmaması durumundaysa siyah oluşur.Ohne genügendes Licht bleibt das Bild schwarz.
Verilen örnek birden fazla olmamalıdır.Dabei darf eine bestimmte Zeit nicht überschritten werden.
Mukim olmak, yolculukta olmamak.Reise ohne zu reisen.
Resmi bir albüm olmamakla birlikte artık mevcut da değildir.Es scheint auch keine italienische Kopie mehr zu existieren.
Lama’nın diğerlerinden farkı Budizm bilginlerini (üstatlarını) mecburi olarak tanımlamak zorunda olmamasıdır.Im Unterschied zu einem Geshe muss Lama nicht zwangsläufig einen Gelehrten des Buddhismus bezeichnen.
Çekingen ya da korkak olmamalıdır.Weder ein Held, noch ein Feigling.
Bunu en önemli sebebi arasın çok uzun namlulu bir topunun olmamasıydı.Aus den erwähnten Gründen musste sie nicht unbedingt einen heiteren Inhalt haben.
Buna göre boşluk bağımsız, serbest, gerçekliğin olmamasıdır.Was leer ist, verfügt über keine eigenständige, unabhängige Realität.
Buna karşılık bu yörede devamlı yaşayan ahaliye de fazla tesiri olmamaktaydı.Die Stadt war aber nicht in der Lage, ein so großes Heer längerfristig zu versorgen.
Meramız fazla olmamaktadır.Träume sind mir nicht genug.
Kesin kanıtların olmamasından dolayı Wallace'ın doğum tarihi ve doğum yeri tartışılır.Das Geburtsdatum von Wallace und sein Geburtsort sind nicht eindeutig geklärt.
Çok hızlı olmamakla birlikte, iyi dengelenmiş ve dayanıklıdırlar.Ganz egal, was auch passiert, er bleibt ruhig und konzentriert.
Landers, fazla olmamakla birlikte sigara kullanmaktadır.Sie weiss, dass Lanz raucht und weist ihn kaum zurecht.
Bu yüzden v e {\displaystyle v_{\text{e}}} çok büyük bir değer olmamalıdır.Das Wort v {\displaystyle v} ist nicht leer.
Hoşnutsuzluk; hoşnut olmama, keyif alamama, neşe dolamama durumu.Angst zu versagen, Angst, nicht zu gefallen.
Livia ve Octavian, evliliklerinden çocukları olmamasına rağmen 51 yıl gibi uzun bir süre evli kaldılar.Mit Octavian war sie 51 Jahre verheiratet, ohne ein Kind von ihm zu bekommen.
Meselâ: 'Viyana İstanbul olmamalı'.Richtig: „Login nicht möglich.
Ayrıca bu albümde ünlü olmamak için şarkılarını değişik bir ses tonuyla söyledi.Außerdem meint er, dass die Gitarre auf diesem Album nicht laut genug zu hören sei.
Bir deliyle aramdaki tek fark benim deli olmamamdır.La seule différence entre un fou et moi, c'est que je ne suis pas fou.
Dolayısıyla, tellürün atom ağırlığı 123 ile 126 arasında bulunmalı ve 128 olmamalıdır.Ainsi, la masse atomique du tellure doit se trouver entre 123 et 126, et ne peut pas être 128.
Bununla beraber Sezar, karısı Pompeia'dan "karım hakkında hiçbir şüphe olmamalı" diyerek boşanmıştı.César n'en divorça pas moins d'avec Pompeia, disant : « Ma femme n'a même pas le droit d'être soupçonnée ».
Bunun sebebi ise ayaklarının olmamasıdır.C'est la position par défaut du pied.
Çatlak olup olmaması da çok önemlidir.Il est confirmé qu'elle n'est ni folle ni malade.
Tanrı'nın var olmaması da olasıdır.Peut-être même n'existe-t-il pas de Dieu.
Çok hızlı olmamakla birlikte, iyi dengelenmiş ve dayanıklıdırlar.Mais quand ils ne sont pas observés ils sont rapides et très dangereux.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Mais rire avec tout le monde, ça, peut-être pas.
Bilişimde null, herhangi bir değere sahip olmama durumuna verilen addır.Je me tiens à votre disposition, Monsieur le Maire, pour tout autre renseignement.
Kitaptaki iddialar adı geçen kişilerin çoğunun hayatta olmamasından ötürü de tutarlı olamamaktadır.Il se nomment ainsi car les divinités qui y sont présentes ne sont pas éveillées.
Sağ taraf değerlerinin negatif olmamasına dikkat edilir.Les habitants affirment que les impacts négatifs potentiels n’ont pas été correctement évalués.
Ross ve Rachel romantik bir ilişki içinde olmamaya yalnızca bebeğe ebeveynlik yapmaya karar verirler.Rachel et Ross n’arrivent pas à se mettre d’accord sur le prénom du bébé.
Asimetri, simetrinin olmaması ya da bozulmasıdır.L'asymétrie est l'absence de symétrie, ou son inverse.
Hiçbir siyasi parti propaganda için ayrıcalığa sahip olmamalıdır ve devletten yardım almamalıdır.Aucune organisation religieuse ne doit recevoir de privilèges de l'État, ni exercer aucune autorité politique.
Dış ticaretinde açık olmamaktadır.Il est ouvert au commerce extérieur.
Varsayılan zaman kayması 5 dakikadan fazla olmamalıdır.La durée de la perfusion ne doit pas être inférieure à 15 minutes.
Kış dünyanın bu bölgesinde askeri faaliyet için normal bir zaman olmamaktadır.L'hiver n'est pas le meilleur moment pour attaquer dans cette région.
Bira üretimi, kâr amaçlı bir girişim olmamalıdır.La bière produite ne bénéficie d'aucune campagne publicitaire,.
İdeal performansın anlamı, hiçbir kaybın olmamasıdır.La rationalité signifie seulement que l’on ne fait rien sans raison.
Ayrıca, fahişelerin yabancı olmaması gerekir.Et que les étrangers sont considérés comme impurs.
Dişin gömülü kalmasının en yaygın sebebi ağızda diş için yer olmamasıdır.La principale caractéristique des dents retrouvées lors des fouilles est leur absence de dentelure.
Karısının ve çocuğunun başında olmamasının sonunun böyle olmamasına şaşırmaz.Dans ce dernier cas, il n'arriverait rien à sa femme et à son fils.
Mağdur olmamak için bu tip sitelere güvenmeyiniz.Et n'allez pas croire que ces fêtes seraient inutiles.
Durumun kendisiyle alakalı olmaması durumunda da konuya önemli gözüyle bakmayacaktır.Si Out Run l'est aussi sur ce point, il n'est pas considéré comme injuste.
ABD'de tanınmıyor olması ve müziğine ilgi olmamasının da bunda etkisi olmuştur.Je crois que c'est un art en soi, qui n'a rien à voir avec la musique.
Henüz AB üyesi olmamalarına rağmen Kosova ve Karadağ para birimi olarak Avro’yu kullanmaktadır.Ils sont totalement contre l'immigration, bien que Josef soit un immigré sans papiers.
Bu mahallelerde hava, Soğuksu'ya göre çok sıcak ve nemli olmamaktadır.Ils ne peuvent exister dans le Comté, trop humide et venteux.
Bu düşünce şu anda geçerli olmamasına rağmen, Adeopapposaurus bir massospondilid olarak sınıflandırılmıştır.Bien que ce ne soit plus le cas, Adeopapposaurus était rangé parmi les Plateosauridae.
Pozisyonum gereği, vokalist olmamam lazım diye düşünüyordum."Ils disaient que je ne pouvais être photographe de mode ».