Ana içeriğe geç
Sözlük

olmam ile cümle

olmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Perspektife sahip olmamak.Mancanza di prospettive.
Kokeshi bebeklerin bir özelliği, kolları veya bacakları olmamasıdır.Una caratteristica delle bambole Kokeshi è la mancanza di braccia e gambe.
Sonunda anlar ki; kendine ait bir hayatı hiçbir zaman olmamıştır.Egli dichiara allora che esso non porterà mai più frutto.
Aslında hiçbir gücü olmamıştır.In realtà non aveva scelta.
Dolayısıyla, etnik barış, çatışmanın olmaması değil, şiddetin yokluğudur.La pace etnica viene quindi caratterizzata dall'assenza di violenza, ma non dall'assenza di un conflitto.
Gözleri bozuk olmamasına rağmen gözlük takar.Anche se porta gli occhiali, non possiede occhi.
Yugoslavya SFC hiçbir zaman Doğu Bloku veya Varşova Paktı'nın bir parçası olmamıştır.La Jugoslavia infatti non ha mai fatto parte della NATO o del Patto di Varsavia.
17:16 Kralın fazla altın ve gümüşü olmamalı Deut.Il re non deve possedere troppo argento e oro.
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.Questa è una colpa che non si può mai perdonare e non sarà mai perdonata.
ABD'de tanınmıyor olması ve müziğine ilgi olmamasının da bunda etkisi olmuştur.Inoltre, non era molto conosciuto in America e c'era poco interesse per la sua musica.
Dış ticaretinde açık olmamaktadır.Non è aperto al traffico commerciale.
Hayır, olmam.Non lo sono.
Ancak iki partinin birleşmesi de sorunsuz olmamıştır.L'unione dei due contingenti avvenne non senza difficoltà.
Tanrı'nın var olmaması da olasıdır.Beh, probabilmente Dio non vuole ciò.
(Şerbet tamamen soğuk veya sıcak olmamalı.)(Quello che si dice nelle orecchie non fa ne caldo ne freddo.)
Çeşitli pozisyonlarda oynamam benim büyük bir oyuncu olmamı sağladı.Se tornerò a recitare sarò grande.
Ben çocuk olmama rağmen bunları çok iyi hatırlıyorum.Dal momento che è ancora un bambino, è considerato molto impressionabile.
Aslında hiçbir zaman asker olmamıştır!In realtà non ha mai abortito!
2017 seçimlerinde tekrar aday olmamıştır.Non si è ricandidato alle elezioni del 2017.
Son iki hafta ise eleme olmamıştır.Negli ultimi due mesi non è successo nulla..
Bira diğer ülkelerde olduğu kadar pahalı olmamakla birlikte bir de oldukça kalitelidir.È questo il motivo per cui la birra ha un costo molto maggiore di quello che ha in altri Paesi.
Çünkü Rammstein'ın diğer gruplardan farklı bir yanı iş arkadaşı olmamalarıdır.Nessun altro membro dei Rammstein è coinvolto.
Her iki evliliğinden de çocuğu olmamıştır.Da entrambi i matrimoni non ebbe figli.
Bu dönemden önce iki ülke arasında herhangi kaydedeğer ilişki olmamıştır.Da quel momento non ci fu più misericordia da nessuna delle due parti.
Bazı kaynaklara göre ise yükseltilmemesinin asıl nedeni Alman vatandaşı olmamasıydı.Questo è uno dei motivi principali per cui, ad esempio, la Germania non fu invitata.
"Daha önce hiçbir yönetmenle bu kadar yakın olmamıştım."Non credo di essere mai stato tanto in armonia con un regista" disse.
Yapay zekâda ise değişme olmamıştır.Tuttavia, resta in vigore senza modifiche anche l'art.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.I figli non sono contenti, però.
Şu bunu duydu ve onlarla birlikte olmamaya karar verdi.Lei lo trova e nota che non andrà con lei.
Kraliyet Donanması için belirlenen son ön-dretnot olmamasına rağmen donanmaya katılan son ön-dretnot oldu.Non fu l'ultima pre-dreadnought ad essere impostata per la Royal Navy ma fu l'ultima ad entrare in servizio.
Karısının adı Selime Hatun'du ve hiç çocukları olmamıştı.Sua moglie fu Thomasine Louisa e non ebbero figli.
16 takımın yer aldığı bu sezonda, küme düşen takım olmamıştır.In vista di un ampliamento a 16 squadre nessuna squadra venne retrocessa.
Türkiye'nin ise henüz bir büyükelçisi olmaması iki soydaş halkın bağlantısında güçlükler çıkarmaktadır.Non è un caso che la Russia vi abbia aperto persino un consolato.
Orijinal destanda bu olmamaktadır.Nell'originale questo non succede.
Birinci bölüm için ilk öğe, çizginin var olması veya hidrojen nedeniyle olmamasıdır.Una prima divisione viene effettuata sulla base della presenza o dell'assenza delle linee dell'idrogeno.
Fakat Nijer Nehri'nin suyunun kara olmaması bu tezleri sarsar.Ad ogni modo il Niger non è un fiume dalle acque nere.
Dolayısıyla kârlar satıcılar için hiçbir zaman realize olmamıştır.Ma quasi mai viene spiegata ai risparmiatori.
Varsayılan zaman kayması 5 dakikadan fazla olmamalıdır.I tempi di esposizione non devono superare i 15 minuti.
Bugüne kadar bu ödülü kazanabilen kimse olmamıştır.Fino ad oggi il premio non è ancora stato vinto da nessuno.
1979'dan beri devrede olan santral için Türkiye'nin resmi bir girişimi olmamıştır.Nessuna donna entra nel locale dal 1979.
Maryland iki 40 cm mermi ile vurulmuştu, ama ciddi bir hasara neden olmamıştı.La Legion fu colpita da un proiettile da 1.8 kg ma non subì feriti.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Broutona sembra non essere mai stata abitata.
2011 yılından sonra ilk kez yarışmadan çekilen ülke olmamıştır.Per la prima volta dal 2011, non ci sono stati ritiri.
Rüzgarın olmaması Doria'nın zararınaydı.La mancanza di vento non favorì Doria.
Yeterince altyapı ve işleme tesisleri olmamasına rağmen, yıllık ihracatı 500 milyon dolardır.Nessuno ci credeva, oggi il suo fatturato è di 500 milioni di dollari l'anno.
Halkı bu tehlikeye karşı yanında olmamıştır.I responsabili non erano però a conoscenza di questo pericolo.
İlk kapalı devre televizyonların en büyük problemi video görüntülerinin kayıt edilebilme imkanın olmamasıydı.Il primo scherzo riguarda un'improbabile trasmissione televisiva per anziani.
Ancak bunların hepsini aynı anda kullanmak mümkün olmamıştır.Queste possono non essere tutte presenti contemporaneamente.
Uluslararası toplum ise hiçbir şey olmamış gibi davrandı.I genitori nel frattempo si comportano come se nulla fosse accaduto.
Örneğin, resim A’da bir üçgen olmamasına rağmen üçgen algılarız.La matrice B {\displaystyle B} considerata sui reali invece non è neppure triangolabile.
Ellis ve Wolfe çocuk sahibi olmama konusunda fikir birliği içindedirler.Lucy e Kevin discutono sulla possibilità di avere un bambino.
Ama iki taraf da bu karardan pek memnun olmamıştır.Tuttavia era troppo legato a entrambi per prendere una simile decisione.
Borçlu olmamak asıldır.Una gratitudine senza debiti.
Ancak maç; Katalonya'nın FIFA'ya üye olmaması nedeniyle "resmi maç" olarak sayılmadı.La partita, però, non è considerata una partita ufficiale dalla FIFA.
Ancak Tebaililerin Termopylae'de kalmalarının tek nedeni bu olmamalıdır.Il formoterolo non deve essere somministrato in monoterapia.
Sanıldığı gibi Şıhman Köyü hiçbir zaman belde ya da nahiye konumunda olmamıştır.A detta del suo allievo, non manca mai dove c'è caos e sake.
Bundan daha uygun bir zaman olmamıştır.Non ho mai vissuto un momento così difficile.
Oy birliği aynı zamanda, açık bir şekilde hiçbir karşı görüşün de olmaması anlamına gelmektedir.Apparentemente sembra anche indolore nel sentenziare ingiustamente le persone.
Taban suyu 1 m'den yakın olmamalıdır.Ovvero il lancio del pallone non è entro 1m dall'obiettivo.
Kendisinin evladı olmamıştır, kız kardeşinden yeğenleri vardır.Abita con sua nonna e non ha fratelli e sorelle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olmam ile cümle - Sayfa 45 - olmam kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App