Tom hâlâ ikna olmamış olabilir.Tom could still be unconvinced.
Yarın burada olmam gerekiyor.I need to be here tomorrow.
Burada olmamam gerektiğini biliyorum.I know I shouldn't be here.
Tom, Mary'ye bu kadar gürültülü olmamasını söylemeli.Tom should tell Mary not to be so noisy.
Tom Mary'ye çok meraklı olmamasını söylemeli.Tom should tell Mary not to be so nosy.
Herhangi bir yardıma ihtiyacım olmamalı.I shouldn't need any help.
Bugün burada olmamalıyım.I shouldn't be here today.
Saat 2.30'a kadar orada olmam gerekiyordu.I had to be there by 2:30.
Boston'da olmamalıydım.I shouldn't be in Boston.
Burada keyifsiz olmamalıyım.I shouldn't be down here.
Tom Boston'da olmamalı.Tom shouldn't be in Boston.
Tom Mary'yi çok gürültülü olmaması için uyardı.Tom warned Mary not to be too noisy.
Tom Mary'ye çok gürültülü olmamasını söyledi.Tom told Mary not to be so noisy.
Tom, Mary'ye çok meraklı olmamasını söyledi.Tom told Mary not to be so nosy.
Tatmin olmamış görünüyorsun.You look unsatisfied.
İkna olmamış görünüyorsun.You look unconvinced.
Tom ikna olmamıştı.Tom was unconvinced.
Tom'un gerçekten burada olmamızı isteyip istemediğini merak ediyorum.I wonder whether Tom really wanted us to be here.
Ne zaman orada olmam gerektiğinden emin değildim.I wasn't sure when I was supposed to be there.
Bugün burada olmam gerekmiyordu.I wasn't supposed to be here today.
Önümüzdeki pazartesi günü Boston'da olmam gerekiyor.I need to be in Boston next Monday.
Tom ikna olmamış gibi görünüyordu.Tom looked like he was unconvinced.
Tom muhtemelen hala ikna olmamıştır.Tom is probably still unconvinced.
Tom ikna olmamış görünüyordu.Tom seemed unconvinced.
Birlikte olmamızın bir yolunu bulacağız.We're gonna find a way for us to be together.
Tom yarın burada olmamı istediğini söyledi.Tom said he wanted me to be here tomorrow.
Tom bir haftadır tıraş olmamış gibi görünüyor.It looks like Tom hasn't shaved in a week.
Tom'a karşı çok pinti olmamalıydın.You shouldn't have been so mean to Tom.
Mary onun erkek arkadaşı olmamı istiyor.Mary wants me to be her boyfriend.
Tom onu burada yapıyor olmamalı.Tom shouldn't be doing that here.
Sami'nin İslam ve Müslümanlar konusunda kötü düşünceleri hiç olmamıştı.Sami never had bad thoughts about Islam or Muslims.
Bu hiç olmamış gibi davranabiliriz.We could pretend this never happened.
Çok yorgun olmama rağmen uyuyamadım.I couldn't fall asleep, even though I was very tired.
Tom'un bunu yapmasına gerek olmamasının gerçek nedeni nedir?What's the real reason Tom didn't need to do that?
Tom'un bunu yapmak zorunda olmamasının gerçek nedeni nedir?What's the real reason Tom didn't have to do that?
Nitelikli olmama rağmen işi almadım.I didn't get the job, even though I was qualified.
Tom, kötü bir şey olmamasını umuyor.Tom is hoping nothing bad happens.
Tom Mary'den çok gürültülü olmamasını istedi.Tom asked Mary not to be so noisy.
Tom'a bu kadar gürültülü olmamasını söyledim.I told Tom not to be so noisy.
Tom'un burada olmamızı isteyip istemediğini merak ettim.I wondered whether Tom wanted us to be here or not.
Onu yapıyor olmaman gerektiğini biliyorsun, değil mi?You know that you're not supposed to be doing that, don't you?
Tam olarak ne zaman orada olmam gerektiğini henüz bilmiyorum.I don't yet know exactly when I'm supposed to be there.
Tom tatmin olmamıştı ama Mary olmuştu.Tom wasn't satisfied, but Mary was.
Tom ve benim burada olmamızın nedeni, gelmemizin istenmesidir.The reason Tom and I are here is because we were asked to come.
Umarım bir daha asla aşık olmam.I hope I never fall in love again.
Pazartesi günü burada olmam gerekmiyor.I don't need to be here on Monday.
Tom ve benim burada olmamızın tek sebebi bu.That's the only reason Tom and I are here.
Tom ve benim ne yapıyor olmamız gerektiğini biliyor musun?Do you know what Tom and I are supposed to be doing?
Tom hala ikna olmamış ama Mary olmuş.Tom is still unconvinced, but Mary isn't.
Tom ve benim orada olmamız gerektiğini bilmiyorum.I don't know when Tom and I are supposed to be there.
Tom ve ben onu yapan kişiler olmamız gerekir.Tom and I should be the ones who do that.
Orada olmam gerekmiyor.I don't need to be there.
Fazlasıyla dikkatli olmamız gerek.We need to be extremely cautious.
Son derece dikkatli olmamız gerek.We need to be extremely careful.
Bir dahaki sefere o kadar kaba olmamaya çalış.Try not to be so rude next time.
Tom'un bununla hiçbir ilgisi olmamasından şüpheleniyorum.I suspect Tom had nothing to do with this.
Tom'un onunla hiçbir ilgisi olmamasından şüpheleniyorum.I suspect Tom had nothing to do with that.
Tom'un burada olmaması gerektiğinden şüpheleniyorum.I suspect Tom shouldn't be here.
Sanırım onu yapmak için gönüllü olmamız gerekir.I think we should volunteer to do that.
Onu yapmak için gönüllü olmamız gerektiğini düşünüyorum.I think that we should volunteer to do that.