olmamış ile cümle

olmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Noldor'un dostu olmamıştı.Negundo nikoense Miq.
Her iki evliliğinden de çocuğu olmamıştır.No tuvo hijos en ambos matrimonios.
Ancak 2008 seçimlerinde aday olmamıştır.No se presentaron a las elecciones generales de 2008.
Savaşta herhangi bir çatışma olmamıştır.No hubo muchos combates en esta guerra.
Ancak bu plan İoannis Dukas'ın muhalefeti nedeniyle mümkün olmamıştır.Ni siquiera pude hacerlo por razones profesionales independientes del Opus Dei.
Ancak bu savaşlar yeterli bir çözüm olmamıştır.Creía que la guerra no resuelve nada.
Şayet bu iki durumdan birisi olmamış olsa idi Luftwaffe'nin koruması altına girmiş olacaktı.De no ser por la policía, esto hubiera pasado a las manos.
Halkı bu tehlikeye karşı yanında olmamıştır.La persona no se construye sin este riesgo.
Kadınlar arası cinsel ilişki ise Azerbaycan topraklarında hiçbir zaman suç olmamıştır.Ser homosexual ya no es delito en India.
Hiçbir siyasi partiye üye olmamıştır.No depende de ningún partido político.
Hiçbir şey olmamış gibi yapıyor.Lei fa finta di niente.
Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.Ma Roza Eskenazi non era né una traditrice, né una collaboratrice.
Sonunda anlar ki; kendine ait bir hayatı hiçbir zaman olmamıştır.Egli dichiara allora che esso non porterà mai più frutto.
Aslında hiçbir gücü olmamıştır.In realtà non aveva scelta.
Yugoslavya SFC hiçbir zaman Doğu Bloku veya Varşova Paktı'nın bir parçası olmamıştır.La Jugoslavia infatti non ha mai fatto parte della NATO o del Patto di Varsavia.
Ancak iki partinin birleşmesi de sorunsuz olmamıştır.L'unione dei due contingenti avvenne non senza difficoltà.
Aslında hiçbir zaman asker olmamıştır!In realtà non ha mai abortito!
2017 seçimlerinde tekrar aday olmamıştır.Non si è ricandidato alle elezioni del 2017.
Son iki hafta ise eleme olmamıştır.Negli ultimi due mesi non è successo nulla..
Her iki evliliğinden de çocuğu olmamıştır.Da entrambi i matrimoni non ebbe figli.
Bu dönemden önce iki ülke arasında herhangi kaydedeğer ilişki olmamıştır.Da quel momento non ci fu più misericordia da nessuna delle due parti.
"Daha önce hiçbir yönetmenle bu kadar yakın olmamıştım."Non credo di essere mai stato tanto in armonia con un regista" disse.
Yapay zekâda ise değişme olmamıştır.Tuttavia, resta in vigore senza modifiche anche l'art.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.I figli non sono contenti, però.
Karısının adı Selime Hatun'du ve hiç çocukları olmamıştı.Sua moglie fu Thomasine Louisa e non ebbero figli.
16 takımın yer aldığı bu sezonda, küme düşen takım olmamıştır.In vista di un ampliamento a 16 squadre nessuna squadra venne retrocessa.
Dolayısıyla kârlar satıcılar için hiçbir zaman realize olmamıştır.Ma quasi mai viene spiegata ai risparmiatori.
Bugüne kadar bu ödülü kazanabilen kimse olmamıştır.Fino ad oggi il premio non è ancora stato vinto da nessuno.
1979'dan beri devrede olan santral için Türkiye'nin resmi bir girişimi olmamıştır.Nessuna donna entra nel locale dal 1979.
Maryland iki 40 cm mermi ile vurulmuştu, ama ciddi bir hasara neden olmamıştı.La Legion fu colpita da un proiettile da 1.8 kg ma non subì feriti.
Burton hiçbir zaman ebeveynlerine yakın olmamıştı.Broutona sembra non essere mai stata abitata.
2011 yılından sonra ilk kez yarışmadan çekilen ülke olmamıştır.Per la prima volta dal 2011, non ci sono stati ritiri.
Halkı bu tehlikeye karşı yanında olmamıştır.I responsabili non erano però a conoscenza di questo pericolo.
Ancak bunların hepsini aynı anda kullanmak mümkün olmamıştır.Queste possono non essere tutte presenti contemporaneamente.
Uluslararası toplum ise hiçbir şey olmamış gibi davrandı.I genitori nel frattempo si comportano come se nulla fosse accaduto.
Ama iki taraf da bu karardan pek memnun olmamıştır.Tuttavia era troppo legato a entrambi per prendere una simile decisione.
Sanıldığı gibi Şıhman Köyü hiçbir zaman belde ya da nahiye konumunda olmamıştır.A detta del suo allievo, non manca mai dove c'è caos e sake.
Bundan daha uygun bir zaman olmamıştır.Non ho mai vissuto un momento così difficile.
Kendisinin evladı olmamıştır, kız kardeşinden yeğenleri vardır.Abita con sua nonna e non ha fratelli e sorelle.
Bazı kopya olarak mevcut olmayan belgeler ise deşifre olmamış şekilde veriliyor.Dei documenti non ancora copiati può essere richiesta la duplicazione.
Ama böyle bir durum vaki olmamıştır.Questa comprensione, però, non è priva di condizioni.
Sevdiğini serbest bırak; dönerse senindir, dönmezse zaten hiç senin olmamıştır.Отпусти любимого человека, если вернётся, то он твой, если не вернётся - то никогда твоим и не был.
Daha önce hiç olmamış bir şekilde size çok yakın bir epiğin ortasındasınız," dedi.В семью, которой до тебя дела нет?»
Gruplarından ayrılmış bireylerin temas çağrıları yumuşak ve modüle olmamış seslerdir.Позывные особи, разлучённой со своей группой, звучат как тихие немодулированные звуки.
Fakat Roza Eskinazi, asla bir vatan haini ya da bir işbirlikçi olmamıştır.Однако Роза Эскенази едва ли была предательницей или тем более пособницей оккупантов.
Altı yüz yıl boyunca durumundan haberi olmamıştır.Он не давал знать о себе 6 лет.
Gırgır henüz dergi olmamıştı.До сих пор не верю, что журнал существует.
Hiçbir siyasi partiye üye olmamıştır.Он не принадлежал ни к одной политической партии.
V. Stefan Uroš çocuğu olmadığı için varisi de olmamıştır.При этом Ричард II не имел официального наследника.
Right Now çıkışı beklendiği kadar başarılı olmamıştı.Но рейс не был столь успешным, как ожидалось.
Taarruz başarılı olmamıştı.Косачево успеха не имели.
Nadan Nezle Niçin Zengin Olmamış?Почему снеговика трудно поймать?
Hiçbir can kaybı olmamış, ama maddi hasar oluşmuştur.Жертв нет, но был нанесён большой материальный ущерб.
2017 seçimlerinde tekrar aday olmamıştır.На выборах 2017 года свою кандидатуру не выставлял.
Gayet sağlam olduklarından, hiçbiri tasman yapmamış, çatlama ve yarılma olmamıştır.На самом деле это не так, никто ничего не ускорял и не вырезал.
Bir daha da deneyen olmamıştır.Больше никто не предпринимал подобные попытки.
Ancak bu çaba yeterli olmamış ve sonucu değiştirmemiştir.Конечно, это не было сделано преднамеренно, но результата это не меняет.
Bugüne kadar bu ödülü kazanabilen kimse olmamıştır.На данный момент никто эти премии не получил.
Ancak 2008 seçimlerinde aday olmamıştır.В выборах 2008 года участвовать не стал.
Ancak bu geliştirme süreci doğrudan olmamıştır.Но эта авантюрная затея не получила развития.

İlgili Sayfalar