olmamış ile cümle

olmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Daha oraya gideli üç günden fazla olmamıştı.Ero lì da non più di tre giorni.
Daha oraya gideli üç günden fazla olmamıştı.Итак, я был там не более трёх дней.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.A bol istý muž z Caree, z čeľade Dánovej, ktorému bolo meno Manoach, a ktorého žena bola neplodná a nerodila.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.Byl pak muž jeden z Zaraha, z čeledi Dan, jménem Manue, jehož manželka byla neplodná a nerodila.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.Era un om în Ţorea, din familia Daniţilor, care se chema Manoah. Nevastă-sa era stearpă, şi nu năştea.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.Havia um homem de Zorá, da tribo de Dã, cujo nome era Manoá; e sua mulher, sendo estéril, não lhe dera filhos.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.소라 땅에 단 지파의 가족 중 마노아라 이름하는 자가 있더라 그 아내가 잉태하지 못하므로 생산치 못하더니
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.Pada masa itu ada seorang laki-laki di kota Zora. Namanya Manoah, dari suku Dan. Istrinya mandul
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.Sorassa oli mies, Daanin sukukuntaa, nimeltä Maanoah; hänen vaimonsa oli hedelmätön eikä ollut synnyttänyt.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.Tedy był mąż niektóry z Saraa, z pokolenia Dan, imieniem Manue, a żona jego była niepłodną, i nie rodziła.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.В то время был человек из Цоры, от племени Данова, именем Маной; жена его была неплодна и не рождала.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.И имаше един човек от Сарая, от Дановото племе, по име Маное, чиято жена бе бездетна, която не раждаше.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.ויהי איש אחד מצרעה ממשפחת הדני ושמו מנוח ואשתו עקרה ולא ילדה׃
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.وكان رجل من صرعة من عشيرة الدانيين اسمه منوح وامرأته عاقر لم تلد.
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.那 時 有 一 個 瑣 拉 人 、 是 屬 但 族 的 、 名 叫 瑪 挪 亞 . 他 的 妻 不 懷 孕 、 不 生 育
Dan oymağından Soralı bir adam vardı. Adı Manoahtı. Karısı kısırdı ve hiç çocuğu olmamıştı.那 時有 一 個瑣 拉人 、 是 屬但族 的 、 名叫 瑪挪亞 . 他 的 妻 不 懷孕 、 不 生育
Dewey bunun için öğretmen olmamıştı.Dewey, ini bukanlah alasan kenapa dia bekerja jadi guru.
Dewey bunun için öğretmen olmamıştı.Dewey nu pentru asta a devenit învățătoare.
Dewey bunun için öğretmen olmamıştı.이러려고 교사가 된 것이 아니었습니다.
Dewey bunun için öğretmen olmamıştı.Não fora para isso que a Sra. Dewey se tornara professora.
Dewey bunun için öğretmen olmamıştı.והינהנו בהסכמה. זה היה כאילו הם עמדו לשחק כדורגל.
Dewey bunun için öğretmen olmamıştı.انه ليس الامر الذي جعلها في البداية دخول مجال التدريس
Dewey bunun için öğretmen olmamıştı.今ではケンも私も
Dün gece ben aşık olmamıştım ki ile aynı yatağa girmiş kız söyledi.Anoche le dije a la chica con la que estaba en la cama que nunca me había enamorado.
Dün gece ben aşık olmamıştım ki ile aynı yatağa girmiş kız söyledi.Gisteravond vertelde ik het meisje was ik in bed met dat ik nog nooit verliefd geweest.
Dün gece ben aşık olmamıştım ki ile aynı yatağa girmiş kız söyledi.Hier soir, j'ai dit à la fille que j'étais au lit avec qui je n'ai jamais été amoureux.
Dün gece ben aşık olmamıştım ki ile aynı yatağa girmiş kız söyledi.Ieri sera ho detto che la ragazza che era a letto con che non sono mai stata innamorata.
Dün gece ben aşık olmamıştım ki ile aynı yatağa girmiş kız söyledi.Letzte Nacht sagte ich zu dem Mädchen, das ich im Bett mit, weil ich nicht verliebt war.
Dün gece ben aşık olmamıştım ki ile aynı yatağa girmiş kız söyledi.Ostatniej nocy powiedziałem dziewczynie byłem w łóżku z tym nigdy nie byłem zakochany.
Dün gece ben aşık olmamıştım ki ile aynı yatağa girmiş kız söyledi.Прошлой ночью я сказал девушке, я был в постели с этим я никогда не был влюблен.
Dün gece ben aşık olmamıştım ki ile aynı yatağa girmiş kız söyledi.الليلة الماضية قلت للفتاة كنت في السرير مع أنني لم أكن في الحب.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.A világ élelemellátásának súlya még sosem volt ennyire kevés embernek a vállán.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Jamais auparavant la responsabilité de nourrir le monde n'a été dans les mains de si peu de gens.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.오늘날처럼 극소수의 사람들이 전세계를 먹여 살려야 했던 시기는 없었습니다.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Niciodata pana acum responsabilitatea de a hrani lumea nu a mai fost in mainile atator de putini oameni.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Nie zuvor lag die Verantwortung, die Welt zu ernähren, in den Händen so weniger Leute.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Nooit eerder lag de verantwoordelijkheid om de wereld te voeden in de handen van zo weinig mensen.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Nunca antes a responsabilidade de alimentar o mundo esteve nas mãos de tão poucas pessoas.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Nunca antes la responsabilidad de alimentar al mundo ha estado en manos de tan poca gente.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Wyżywienie świata nie leżało nigdy w gestii tak niewielu ludzi.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Никога преди отговорността за изхранване на света не е била в ръцете на толкова малко хора.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Никогда раньше ответственность за насыщение мира не была в руках столь малого количества людей.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.מעולם לפני-כן לא היתה האחריות על האכלת העולם נתונה בידיהם של כה מעטים.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.ولم يحدث من قبل قطّ أن كانت مسؤولية توفير الغذاء للعالم في أيدي عدد قليل من الناس.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.こんなに少ない人々の責任であった事はありません そして過去には一度も、こんなにたくさんの人々が
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!Če pa je iz milosti, ni več iz del, sicer bi milost več ne bila milost.
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!E se lo è per grazia, non lo è per le opere; altrimenti la grazia non sarebbe più grazia
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!Het was de genade van God. Ze konden er zelf niets aan toedoen, anders zou het geen genade zijn.
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!만일 은혜로 된것이면 행위로 말미암지 않음이니 그렇지 않으면 은혜가 은혜되지 못하느니라
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!Mas se é pela graça, já não é pelas obras; de outra maneira, a graça já não é graça.
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!Men er det af Nåde, da er det ikke mere af Gerninger, ellers bliver Nåden ikke mere Nåde.
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!men er det av nåde, da er det ikke mere av gjerninger, ellers blir nåden ikke mere nåde.
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!Men har den skett av nåd, så har den icke skett på grund av gärningar; annars vore nåd icke mer nåd.
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!Mutta jos valinta on armosta, niin se ei ole enää teoista, sillä silloin armo ei enää olisikaan armo.
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!Nhưng nếu bởi ơn thì chẳng phải bởi việc làm nữa; bằng chẳng, thì ơn không còn phải là ơn.
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!Nhưng nếu bởi ơn thì chẳng phải bởi việc_làm nữa ; bằng chẳng , thì ơn không còn phải là ơn .
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!Y si es por la gracia, no procede de las obras; de otra manera, la gracia ya no sería gracia
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!Да се помрачат очите им, та да не виждат, И сгърби гърба им за винаги".
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!既 是 出 於 恩 典 、 就 不 在 乎 行 為 . 不 然 、 恩 典 就 不 是 恩 典 了
Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar!既 是 出於 恩典 、 就 不 在乎 行為 . 不然 、 恩典 就 不 是 恩典了

İlgili Sayfalar