olmamış ile cümle
olmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.Hoolimata sellest olid talupojad rahulolematud.
Fakat çalışmada herhangi bir ilerleme olmamıştır.Siiski ei olnud kogu protsessi juures märgata mingit progressi.
Son iki hafta ise eleme olmamıştır.Nad ei ole juba kaks nädalat tülitsenud.
Aslına bakarsanız hayatımda hiç bu kadar özgür olmamıştım." diye bahsetti.Tegelikult pole ma kunagi õnnelikum olnud kui praegu!”
1999 yılında aday olmamıştır.2004. aastal ta ei kandideerinud.
Okyanusya'ya hiçbir zaman büyük ölçüde yerleşme olmamıştır.Seetõttu arvatakse, et Merkuuril ei ole ka varem olnud märkimisväärset atmosfääri.
Ada insanlar tarafından iskan olmamıştır ama koyunlar eski çağlardan beri orada bulunmaktadır.Tänapäeval saarel püsiasustust ei ole, kuid seal karjatatakse lambaid.
Hiçbir siyasi partiye üye olmamıştır.Ta ei kuulu ühtegi erakonda.
Fernando'nun ilk evliliğinden hiç çocuğu olmamıştı.Henri esimesest abielust lapsi ei sündinud.
Kendisi hiç evlenmemiş ve çocuk sahibi olmamıştır.Ta ei abiellunud kunagi ja tal polnud lapsi.
Henüz yeni albüm çalışmasıyla ilgili bir haber olmamıştır.Uue materjaliga albumit siiski veel ei ilmunud.
2017 seçimlerinde tekrar aday olmamıştır.Aastal 2017 ei osutunud kohalike omavalitsuste valimistel valituks.
Dolayısıyla kârlar satıcılar için hiçbir zaman realize olmamıştır.Seega ei olnud ka müügikasum kunagi realiseerunud.
Karısının adı Selime Hatun'du ve hiç çocukları olmamıştı.Ta võttis endale nimeks Falastur, "Randade Isand" ja tal ei olnud lapsi.
Ama böyle bir durum vaki olmamıştır.Ma ei näe, et veel miski oleks nii paratamatu.
Altı eşi bulunan padişahın çocuğu olmamış ya da vefatına kadar yaşamamıştır.Põhjuseks oli asjaolu, et suurhertsogil endal oli kuus tütart ja mitte ühtegi poega.
Bazı eyaletlerde ölüm cezası hiç var olmamıştır.Tänapäeval pole paljude riikide karistusseadustikes surmanuhtlust ette nähtud.
Kuzey Dakota'da bu zamana kadar hiç deprem olmamıştır.Lõuna-Norras ei ole kahel viimasel sajandil olnud ühtki tähelepanuväärset maavärinat.
ABD Atom Bilimcileri Bülteninde bir makale çıktı. Sanırım MoMA'da bu hiç olmamıştı.Oder dieser Faradaystuhl, der Sie vor Strahlung schützen soll.
ABD Atom Bilimcileri Bülteninde bir makale çıktı. Sanırım MoMA'da bu hiç olmamıştı.Бюллетеня Атомных учёных США, что никогда не случалось с Музеем современного искусства.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.Denn er fand sie auf dem Felde, und die verlobte Dirne schrie, und war niemand, der ihr half.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.han traff den trolovede pike ute på marken, hun skrek, men der var ingen til å hjelpe henne.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.han traf hende jo ude i det fri, og den trolovede Pige skreg, men ingen kom hende til Hjælp.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.남자가 처녀를 들에서 만난 까닭에 그 약혼한 처녀가 소리질러도 구원할 자가 없었음이니라
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.Lebo ju našiel na poli; zasnúbená dievka kričala, a nebolo nikoho, kto by ju bol zachránil.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.Mert a mezõn találta õt; kiálthatott a jegyben járó leány, de nem volt a ki megoltalmazza õt.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.Na poli zajisté nalezl ji; křičela děvečka zasnoubená, a žádný tu nebyl, kdo by ji vysvobodil.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.na polju jo je namreč zalotil, zaročena mladenka je vpila, a ni bilo nikogar, ki bi ji bil pomagal.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.pois ele a achou no campo; a moça desposada gritou, mas não houve quem a livrasse. em juizo, entre sangue
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.porque él la halló en el campo y aunque la joven desposada hubiera gritado, no habría habido quien la librara
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.Sillä hän tapasi hänet kedolla; kihlattu tyttö huusi, mutta hänellä ei ollut auttajaa.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.vì người nam gặp con gái trẻ đã hứa gả đó ở ngoài đồng: nàng có thế la lên, mà không ai giải cứu.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.vì người nam gặp con_gái trẻ đã hứa gả đó ở ngoài đồng : nàng có thế la lên , mà không ai giải_cứu .
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.διοτι εν τω αγρω ευρηκεν αυτην, εφωναξεν η ηρραβωνισμενη νεα, αλλα δεν υπηρχεν ο σωζων αυτην.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.ибо он встретился с нею в поле, и хотя отроковица обрученная кричала, но некому было спасти ее.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.понеже, както я е намерил на полето, сгодената мома е извикала, но не е имало, кой да я отърве.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.כי בשדה מצאה צעקה הנער המארשה ואין מושיע לה׃
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.انه في الحقل وجدها فصرخت الفتاة المخطوبة فلم يكن من يخلّصها
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.因 為 男 子 是 在 田 野 遇 見 那 已 經 許 配 人 的 女 子 、 女 子 喊 叫 並 無 人 救 他
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.因 為 男子 是 在 田野 遇見 那 已 經許 配人 的 女子 、 女子 喊叫 並無人 救 他
Ah, keşke vakit geri dönseydi Olmamış olaydı yaptıklarım Yemin ederimkiMamá, ahora estoy aquí para ti por todas esas veces que te hice llorar
Ah, keşke vakit geri dönseydi Olmamış olaydı yaptıklarım Yemin ederimkiSó Deus sabes o quanto significas para mim
Ama Adeyinka ikna olmamış:Aber Adeyinka war nicht überzeugt:
Ama Adeyinka ikna olmamış:Maar dat overtuigde Adeyinka niet:
Ama Adeyinka ikna olmamış:Mais cela n'a pas convaincu Adeyinka :
Ama Adeyinka ikna olmamış:Men Adeyinka var inte övertygad:
Ama Adeyinka ikna olmamış:Pero Adeyinka no estuvo convencido :
Ama aslında öyle olmamıştı.Aber das hatte es nicht.
Ama aslında öyle olmamıştı.Ale nepokazilo.
Ama aslında öyle olmamıştı.A to przecież nieprawda.
Ama aslında öyle olmamıştı. Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.De fapt nu-i stricase experienţa, ci amintirea experienţei.
Ama aslında öyle olmamıştı.Což není pravda.
Ama aslında öyle olmamıştı.사실 그렇지 않지만요.
Ama aslında öyle olmamıştı.Maar dat klopte niet.
Ama aslında öyle olmamıştı.Mais non!
Ama aslında öyle olmamıştı.Ma non era vero.
Ama aslında öyle olmamıştı.Mas não tinha.
Ama aslında öyle olmamıştı.Men det hade det inte.
Ama aslında öyle olmamıştı.Men det havde det ikke.
Ama aslında öyle olmamıştı.Mutta eihän se tehnyt niin.