olmamış ile cümle
olmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Araç ticari olarak başarılı olmamıştır.商業的には成功しなかった。
Yapı olarak ahilikten farklı olmamakla birlikte ömrü onun kadar uzun olmamıştır.これは昊天が命を成したものであり、久しく違うべきではありません。
Ama bu sınırlamalar şehir merkezinde gökdelenlerin inşa edilmesine engel olmamıştır.よってこれらの便は、Aシティ中央には止まらない。
Beni sevmelerinden ve bana güvenmelerinden tatsız bir olay olmamıştı.愛していた家族を失った私を顧みてくれる人なんていなかった。
Bizim böyle bir talebimiz olmamıştır açıklamasında bulunmuştur.これについて彼は意図的なものではないと釈明した。
Ertesi gün 24 Eylül’de Yeltsin hiçbir şey olmamış gibi seçimlerin Haziran 1994'te yapılacağını ilan eder.9月24日,叶利钦毫不影响的宣布1994年6月将如期举行总统选举。
Ama bu onun sevgisine engel olmamıştır.但这不能阻止我支持他。
ABD ise müdahil olmamıştır.除此之外美国没有真正介入。
Bölgeyi geri alma girişimleri başarılı olmamıştır.但是军队重夺该镇的尝试并未成功。
Onunla ve Lily ile dalga geçilmesinden hoşnut olmamıştır.曾為此與李儒不歡而散。
Karısıyla arası hiçbir zaman tam olarak iyi olmamıştır.我從沒真正跟哥哥相處融洽。
Bir daha da deneyen olmamıştır.自此没有再尝试救援。
Hayatı boyunca köleliğe karşı çıkmış ve hiçbir zaman köle sahibi olmamıştır.一生都並未嫁人,並奉獻給劍道。
Ama böyle bir durum vaki olmamıştır.但是這樣的局面已經一發不可收拾了。
Bazı eyaletlerde ölüm cezası hiç var olmamıştır.但是,任何案件的死刑是都不可接受的。
Hititlerin Kastamonu civarında sürekli hüküm sürdüğü bir dönem olmamıştır.但因某種原因,很久以前已沒有與御子乃一同生活。
Ancak 2008 seçimlerinde aday olmamıştır.1998年大选未获得任何议席。
Ve O'na hiçbir şey denk olmamıştır."而終不以猜忤為釁者,佑其本於忠義之誠也。
Fakat bu muharebe karar verici olmamıştır.但这次战役并不是决定性的。
Bunun üzerine Pir-i Sanii oğluna: “Evladım daha olmamışsın, git tahsiline devam et” buyurmuş.”《孟子·告子》有:“至于子都,天下莫不知其姣也。
Enver Bey'in (o dönem henüz Paşa olmamıştı) yakın dostuydu.后者,曾是阿奇拉的亲信(protégé)。
2011 erken genel seçimlerinde aday olmamıştır.2011大选后没有入阁。
Taarruz başarılı olmamıştı.谋立太子没有成功。
Beni sevmelerinden ve bana güvenmelerinden tatsız bir olay olmamıştı.我从来没有和一个人相处得那么愉快,我也希望他喜欢我。
Bunu deneyenler de olmuştur fakat henüz başaran olmamıştır.有些已經被提出,但尚未經過驗證。
Harici olduğundan dolayı cenaze namazına katılan olmamıştır.由于教会阻挠,他的葬礼很少人參加。
Bu nedenle son 1980'lere kadar fazla değişikler olmamıştır.直到1960年代一直未有太大变化。
İngiltere'nin yazılı bir anayasası olmamıştı.英国并没有得到较好的相片。
Bu tür sert tedbirler o dönemde yaygın olsa da Roma ilerleyişine yardımcı olmamıştır.但是长期地这样的耗费罗马无法支撑。
Kendisi hiç evlenmemiş ve çocuk sahibi olmamıştır.他從未結婚,無子女。
Bu jetler doğrudan savaşa dahil olmamışlardır.本機撤退,並未實際參與戰鬥。
Hiçbir siyasi partiye üye olmamıştır.我無意再加入任何政黨。
Kurumumuz bu yıl dil konusunda belirleyici olmamıştır.本年未用名稱以灰色字表示。
Daha önce hiç olmamış bir şekilde size çok yakın bir epiğin ortasındasınız," dedi.그대들은 앞으로도 속박될 것이되, 이전과는 비교할 수 없을 정도로 가혹하게 속박될 것이다”라고 말했다.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.그러나 대중은 여전히 만족하지 않았다.
Bir daha onun kadar güzeli olmamıştır.'이처럼 아름다운 이는 본적이 없어.
Asıl eşinden oğlu olmamıştır.첫 부인인 고령신씨에게서는 아들이 없었다.
Altı aylık olmamış çocuğu ise gagalarıyla öldürür.남편 인재와 상의도 하지 않은 채 여섯 달 된 아이를 지운다.
Kaheti Krallığı'nın hiçbir zaman tek bir resmi dini olmamıştır.치천왕은 단 한 번도 입조하지 않았다.
Aslında hiçbir gücü olmamıştır.실제로 존재하는 힘이 아니기 때문이다.
Evlenmiş, ama çocuğu olmamıştır.그믄 결혼은 했지만 자녀를 가지지는 않았다.
Fakat imparatorluğun ömrü çok uzun olmamıştır.그러나, 이 제국의 지배는 그렇게 오래가지 못하였다.
Ayrıca, "Hiçbir çağda yerin döndüğüne inananlar eksik olmamıştır." demiştir.그 이후에도 "반인반신이라는 생각에 변함이 없다"고 발언했다.
Kıbledere köyünde meydana gelen bu olay ilk olmamıştır.항만이 아닌 내륙에서 발견된 것은 처음이다.
Aciliyet hissi bütün Greenwich Village çapında, ayaklanmalara şahit olmamış insanlara bile yayılmıştı.숨막히는 긴박감이 그리니치 빌리지 도처에 맴돌았고, 심지어 항쟁을 목격하지 못한 사람들에게도 그 긴장감이 이르렀다.
Sonuçta, müslüman olmamışlardır.따라서, 아랍인이 반드시 무슬림인 것은 아니다.
Şöyle yazar: "Hiç böyle bir şeye şahit olmamıştım.훗날 그는 "그런 광경은 본 적이 없어요."}}라고 말했다.
Fakat hiç zayiat olmamıştır..그러나 그들이 완전 붕괴된 것은 아니었다.
Karısı veya çocuğu olmamıştır.사망 당시 부인이나 자녀는 없었다.
"Wish", ticari bir tekli olmamıştır ve satılmak için üretilmemiştir.'스페이스워'는 판매를 목적으로 만들지 않았으며, 어떠한 수익도 얻지 않았다.
Yanında Bulgarlar, Eflaklılar ve 14.000 hiç vaftiz olmamış Kuman vardı."왈라키아인과 불가리아인, 개종하지 않은 14,000명의 쿠만족들이 그를 따랐다."
Küme düşen ya da yükselen takım olmamıştır.크게 반발하는 세력이나 열렬한지지 또한 없었다.
Şöyle yazar: "Hiç böyle bir şeye şahit olmamıştım.היא ציינה: "מעולם לא עשיתי סיור בצורה כזאת.
Aslına bakarsanız hayatımda hiç bu kadar özgür olmamıştım." diye bahsetti.למעשה, באותה עת, מעולם לא הייתי חופשי יותר בימי חיי."
Bugüne kadar bu ödülü kazanabilen kimse olmamıştır.עד היום, איש לא זכה בפרס זה.
Sonuçta, müslüman olmamışlardır.ולא עוד שהיו מוסיפין.
Her iki evliliğinden de çocuğu olmamıştır.לא היו לו ילדים משני הנישואים.
Harekat sırasında kayda değer bir çatışma olmamıştır.אין מגבלת זמן במהלך קרב פעיל.
Ama grup bu albümden pek tatmin olmamıştır.חברי הלהקה לא היו מרוצים כלל מהאלבום.
Bu makamdaki vezirler müstakil yetkiye sahip olmamışlardır.לבית הנבחרים אין סמכות בעניינים אלו.