olmadık ile cümle

olmadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Zorunlu olmadıkça başvurulmaz.Không đưa ra điều kiện nếu không nhất thiết.
Soy Kitabı gerekli olmadıkça ortaya çıkmazlar.その為明確に記載された書物等は残っていない。
1925 yılından beri hiç kimse (miras yoluyla) yasal hakka sahip olmadıkça soyadı alamıyor.1925年からは、親から受け継いだ法的権利のあるもの以外姓を名乗ることはできない。
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.自分に両親がいることは知らない模様。
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."こんな田舎に来るような人たちではないと言われていましたね」という 。
Fakat aslında kardeş olmadıkları gibi bir gerçek var.ただし、実際に兄妹であるかは不明。
Onlara sorduğu sorularla, onların bilge olmadıklarını kavrar.そして、それを知らぬ者が理由を尋ねると錯乱する。
Genelde büyük kütleler net bir yüke sahip olmadıklarından, elektrik alan bu uzaklıklarda sıfırdır.惑星のような巨大な物体は全体としてほとんど電荷を帯びていないため、遠距離の電場は通常ゼロである。
Hamza ve Rahman o sırada orada olmadıkları için hainlikle suçlanırlar ve sürgün edilirler.スライマーンとその軍勢がそれと知らずあなた方を踏み散らかす前に。
Müzisyen olup olmadıklarını bile bilmediğim bir topluluk arıyordum.自称ミュージシャンだけに音楽的な事に詳しい。
Ama yeterince kötü olmadıkları için kızların öpücükleri ile yok olmuşlardır.本性を見透かされているので美女たちからまったく相手にされていない。
Hiçbirinin Evli olmadıkları bilinmektedir.いずれも未婚。
Ve çiçekçi dükkânına olmadık kadar çok insan gelir.成虫はあまり花は訪れない。
Uygun bir çift olmadıklarına karar verip, bunun ikisine de zararlı olduğunu düşündüklerinden ayrılırlar.それを見て二人がカップルだと思い、あきらめかけた時に二人がカップルではない事が分かり猛烈なアタックが始まった。
Hepsi bu yeni durumdan memnun olmadıklarını ifade ederler.さて、彼らはそれについて不満を持ったと考えられるね。
Bu savaş Bulgarların Osmanlılarla bir meydan muharebesine hazır olmadıklarını göstermiştir.これは、ブルガリアの指導者たちに現実的な思考が欠けていたことを示す兆候であった。
"Gençler hiç olmadık işlere karışırlar.プレイヤーは一切関与できない。
Onlara sorduğu sorularla, onların bilge olmadıklarını kavrar.若有人向他們提問,則知無不言。
İlk kısım Üç fizikçi birbirlerine aslında deli olmadıklarını açıklar.物理學者起初並不清楚它們彼此之間的關係。
Dahası, bu ifadesinin "denklem eksikli olmadıkça" geçerli olduğunu ifade etmiştir.承祇一子,既出嗣,故曰“承遂无后”。
Nitekim Fars'taki bu toplulukların Kürt olup olmadıkları da tartışmalıdır.许多法利赛——撒都该之间的争辩在于是否洁净。
Soy Kitabı gerekli olmadıkça ortaya çıkmazlar.그러나 전서(全書)에 표(表)와 지(志)가 없다.
Arkaik Romalıların bir mite sahip olmadıkları söylenebilir.원시 로마인들에게는 신화다운 신화가 없었다고 할 수 있을지도 모른다.
Dahası, bu ifadesinin "denklem eksikli olmadıkça" geçerli olduğunu ifade etmiştir.재난에 대해 모습을 드러내지 않는다는 (비판은) 적절치 않다”고 전했다.
Meksika bölgesinden olmadıkları için ilk başlarda kaba ve görgüsüz olarak değerlendirildiler.그들은 멕시코 분지 출신이 아니었기 때문에, 처음에는 사람들 속에서 거친 기질을 가지고 있었고, 다소 경멸적으로 보여지고 있었다.
Yaralananların ağır yaralı olmadıkları bildirildi.피해자는 경미한 부상을 입은 것으로 알려졌다.
İlk kısım Üç fizikçi birbirlerine aslında deli olmadıklarını açıklar.그러나 이들 3명의 발명가들은 서로에 대해 알지 못했다.
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."“만약 폭발했으면 나는 이 세상에 없었을 것이다”고 말했다.
Ancak Nisan 2014’te Attal hâlâ evli olmadıklarını ve evlenme planları da olmadığını belirtmiştir.ב-2013 הם התארסו אך הודיעו שלא מתכננים להינשא.
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."אנחנו רוצים שהם ידעו שהם לא לבד".
Muhammed hayatı boyunca namazları kendisi kıldırmış, dört halife de bir zorunluluk olmadıkça buna uymuşlardır.האר"י הפליג בשבח תפילה זו, ובהשפעתו התקבלה אמירתה לאחר שלוש התפילות.
Hepsi bu yeni durumdan memnun olmadıklarını ifade ederler.Не всички са доволни от новия курс.
Owens, Jericho'ya aslında hiç arkadaş olmadıklarını ve onu kullandığını söyledi.Оуенс казва, че те никога не сае били приятели, твърдейки че той само използвал Джерико.
Hiçbirinin Evli olmadıkları bilinmektedir.Интересен факт е, че и двамата не са женени.
Ancak bu fresklerde tasvir edilen kişilerin Dejan'ın ailesine üye olup olmadıkları bilinmemektedir.Не е напълно ясно, дали те са отделни личности или въплъщения на Фриг.
Yapılan otopside pilotların alkollü olmadıkları belirlendi.Službeno američko stajalište je da su piloti ostali bez kisika.
Geçenlerde onları ziyaret ettiğini ama evde olmadıklarını söyler.Neskôr ho chce znova navštíviť, no nie je doma.
Vizeden muaf olmadıkça ziyaretçilerin vize alması gerekmektedir.Pred potovanjem morajo gostje potrebujejo dovoljenje.
İlk kısım Üç fizikçi birbirlerine aslında deli olmadıklarını açıklar.Vsi sodelujoči so fizično ločeni drug od drugega.
Hastalığın gelişimi konusunda bir etkiye sahip olup olmadıkları kesin değildir.Ali na napredovanje bolezni delujejo, ni jasno.
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Aš asmeniškai manau, kad jie yra ne iš Žemės planetos“.
Tüm mantraların dharani oldukları ama tüm dharanilerin mantra olmadıklarını söyleyebiliriz.Tathagata tau jau daug kartų sakė, kad visos Dharmos yra laikinos.
1925 yılından beri hiç kimse (miras yoluyla) yasal hakka sahip olmadıkça soyadı alamıyor.Alates 1925 ei saa perekonnanime võtta ilma, kui on seaduslik alus seda pärandi kaudu saada.
Reaksiyon ilerledikçe ve substrat tüketildikçe, hızı gittikçe azalır (substrat doyum seviyesinde olmadıkça).Liiga suure kiiruse (uppumine) ja liiga väikese kiiruse puhul langeb järsult deflegmaatori efektiivsus.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Kumbki ei teadnud siis, et nad on sugulased.
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?Co jeśli moglibyśmy zaprząc je i przekonać że nie są antygenem podobnie jak robi to HIV?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?Co když je můžeme ovládnout a přesvědčit, aby nebyly protilátkami, které způsobují něco jako HIV?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?Čo keby sme ich mohli využiť, a presvedčiť, aby neboli protilátkou, povedzme napr. HIV?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?Dar dacă le-am putea exploata și convinge să nu fie un anticorp ca HIV-ul?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?E se riuscissimo a sfruttarle e a convincerle non di essere un anticorpo che fa qualcosa come per l'HIV?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?만약 우리가 그것들을 활용해 에이즈 바이러스(HIV)같은 것에 대응하는 항체가 되지 않게 만들려면 어떨까요?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?Mi lenne, ha munkára fognánk őket és meggyőznénk, hogy ne antitestek legyenek ami olyasmit csinál mint a HIV?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?Mitä jos voisimme valjastaa ne ja vakuuttaa ne olemasta vasta-aineita, jotka tekevät sellaista kuin HIV?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?¿Qué tal si pudiéramos domesticarlas y convencerlas de no ser un anticuerpo que hace algo como el HIV?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?Was, wenn wir sie einspannen könnten, und überzeugen, kein Antikörper zu sein, der etwas wie HIV hervorbringt?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?Какво ще стане, ако можем да ги впрегнем и да ги убедим да не бъдат антитела, които причиняват нещо като ХИВ?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?Что, если бы смогли запрячь их и убедить их не быть антителами, которые, например, вызывают ВИЧ?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?מה אם נוכל לרתום אותם ולשכנע אותם לא להיות נוגדן שעושה משהו כמו איידס?
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?ماذا لو أمكننا تسخيرهم وإقناعها ألا تكون مضادة للأجسام تسبب شيئا كفيروس نقص المناعة المكتسبة؟
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?ナノスケールの生体組織に 抗体を作らせないようにして 太陽電池を作らせるのは
İlgili Sayfalar