olmadık ile cümle

olmadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Müzisyen olup olmadıklarını bile bilmediğim bir topluluk arıyordum.Я искала его, я даже не знаю ни одного музыканта.
Düşman askerleri savaşla alakadar olmadıkları zaman tipik yaşamsal davranışlar sergilemektedir.Пока вражеские солдаты не вовлечены в бой, они демонстрируют типичное и вполне жизненное поведение.
Geçenlerde onları ziyaret ettiğini ama evde olmadıklarını söyler.Также говорит, что он посетил их один раз, но дома никого не было.
Hiçbirinin Evli olmadıkları bilinmektedir.Неизвестно, был ли он женат.
Diğer keseli porsuğumsular kadar gece aktif olmadıkları tahmin edlimektedir.Но, как известно, в новогоднюю ночь распутываются и не такие тугие узлы.
Hafif nötrinolar yeterli kütleye sahip olmadıklarından kayıp karanlık madde ile açıklanamazlar.Тёмная материя не ощутила замедления.
Gerekli olmadıkça kolla kayanın itilmesi akıllıca olmaz.Наложение жгута без крайней необходимости.
Ama hiç olmadıkları veya olabildiğince az oldukları düşünülmektedir.На данный момент их может быть меньше или уже совсем не осталось.
Hastalığın gelişimi konusunda bir etkiye sahip olup olmadıkları kesin değildir.ومن غير الواضح ما إذا كان له تأثير على تقدم المرض.
Vizeden muaf olmadıkça ziyaretçilerin vize alması gerekmektedir.دون شرط الحصول على التأشيرة.
Genelde büyük kütleler net bir yüke sahip olmadıklarından, elektrik alan bu uzaklıklarda sıfırdır.وبما أن الأجسام كبيرة الحجم، مثل الكواكب، لا تحمل عادةً أي صافي شحنة، فإن المجال الكهربائي عن بُعد يساوي صفر.
Yaralananların ağır yaralı olmadıkları bildirildi.لم ترد تقارير عن وقوع إصابات خطيرة.
Soy Kitabı gerekli olmadıkça ortaya çıkmazlar.Não se apresentam paráfrases das Escrituras.
Hastalığın gelişimi konusunda bir etkiye sahip olup olmadıkları kesin değildir.Não é claro se afetam a progressão da doença.
Düşman askerleri savaşla alakadar olmadıkları zaman tipik yaşamsal davranışlar sergilemektedir.Pelo fato de estarem na guerra, as unidades possuem comportamentos típicos de combate.
Deneylerde asla razı olup olmadıkları sorulmazdı.Eles nunca foram observados em experimentos e não são pensados para serem.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nada se sabe de seus parentes, se existem ou se estão vivos.
Büsbütün sarhoş olmadıklarına hayıflanır gibiydiler.Ele estava bêbado demais para lembrar.
Veliler diğer insanların vakıf olmadıkları bilgilere (sır) ilahi ilham yoluyla ulaşırlar.Zij effenden voor zichzelf het pad naar een macht die haar weerga niet kende."
Raymond ve Joselin'in isyanla bir alakaları olmadıklarına dair ısrarlarını diplomatik olarak kabul etti.Hij accepteerde Raymond's en Joscelin's verklaring dat zij niets te maken hadden met de rebellie.
Alonso ve oğlu Ferdinand değişik gruplarda olup birbirlerinin hayatta olmadıklarına inanırlar.Alonso en Ferdinand raken van elkaar gescheiden en geloven ieder dat de ander dood is.
Gazetecilerin mesleki geçmişleri ve gazeteci olup olmadıklarına bakılır.De zender werd journalistieker en professioneler.
Büsbütün sarhoş olmadıklarına hayıflanır gibiydiler.De persoon lijkt voor het oog niet dronken.
Ve çiçekçi dükkânına olmadık kadar çok insan gelir.Soms verschijnen ze pas na de bloei.
1925 yılından beri hiç kimse (miras yoluyla) yasal hakka sahip olmadıkça soyadı alamıyor.Tot nu toe (2009) heeft nog geen enkele provincie gebruikgemaakt van dit recht.
Olasılık yoğunluk fonksiyonları tıpatıp olasılık olmadıkları için bu şeklin ispatı biraz daha karmaşıktır.Bij onzekere, suggestibele mensen zal het effect nog groter zijn.
Ama hiç olmadıkları veya olabildiğince az oldukları düşünülmektedir.De vormen minder, am mindesten zijn echter ook mogelijk.
Soy Kitabı gerekli olmadıkça ortaya çıkmazlar.Nie wzięli oni jednak udziału w jego nagrywaniu.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nie wiadomo czy jej rodzice żyją.
İlk kısım Üç fizikçi birbirlerine aslında deli olmadıklarını açıklar.Część pierwsza: Fizycy przyznają współmieszkańcom, że nie są szaleni.
Yaralananların ağır yaralı olmadıkları bildirildi.Lekarze poinformowali, że nie odniosła znaczniejszych obrażeń.
Ve çiçekçi dükkânına olmadık kadar çok insan gelir.Najwyższy liść nie sięga kwiatostanu.
Soy Kitabı gerekli olmadıkça ortaya çıkmazlar.Hans egna serietidningar (Fate och Book of Fate) blev inte långlivade.
Fakat eve vardıklarında, orada yalnız olmadıklarını fark ederler.Väl i huset märker de att de inte är ensamma.
Candide ile yolları bazen ayrı düşecek, bazen de hiç olmadık yerde tekrar bir araya geleceklerdir.Ibland kan du arbeta ut det och ibland måste du gå skilda vägar ...
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Але він знає, що ніколи звідси не вирветься».
Hepsi bu yeni durumdan memnun olmadıklarını ifade ederler.Крім того, всі питають, чи не є це новим напрямком.
Sonunda hiç alışık olmadıkları bir şeyi yapmaya karar verirler: Çalışmak!Зрештою, вони вирішують зробити те, до чого не звикли: працювати!
"Gençler hiç olmadık işlere karışırlar.Mladíci jdou nevzrušeně dál.
Raymond ve Joselin'in isyanla bir alakaları olmadıklarına dair ısrarlarını diplomatik olarak kabul etti.El a acceptat informările diplomatice ale lui Raymond și Joscelin că nu au avut nimic de-a face cu rebeliunea.
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Eu spun numai că ei nu vor veni pe mare."
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Nem tudni, hogy élnek-e még a szülei.
Bu aşırı tahmini değerlerin şu an tam olarak doğru olmadıkları düşünülmektedir.Ezeket az extrém becsléseket azonban jelenleg valószínűtleneknek tartják.
Evcil olmadıkları zaman sizden kaçarlar.A házasságból nem származott utód.
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Nem tudtam volna elmenni ebből az országból.”
Yaralananların ağır yaralı olmadıkları bildirildi.A szemtanúk szerint ő nem sebesült meg.
Fakat eve vardıklarında, orada yalnız olmadıklarını fark ederler.Οι δύο γρήγορα ανακαλύπτουν ότι δεν είναι μόνοι στο σπίτι.
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Εσείς είστε από αυτόν τον κόσμο· εγώ δεν είμαι από αυτόν τον κόσμο".
Ve çiçekçi dükkânına olmadık kadar çok insan gelir.Υπάρχει ακόμη μεγάλη επιχείρηση που δραστηριοποιείται στην ανθοκομία.
Büsbütün sarhoş olmadıklarına hayıflanır gibiydiler.Det fortælles, at han ikke var helt ædru.
Muhammed hayatı boyunca namazları kendisi kıldırmış, dört halife de bir zorunluluk olmadıkça buna uymuşlardır.Muhammed vendte tilbage til Gud, og fik efter lang tids forhandling lov til kun at bede fem gange.
Fakat daha sonra kardeş olmadıkları gerçeği ortaya çıkar.Det viser seg også at de ikke er brødre likevel.
Asit lavlar akışkan olmadıklarından çevreye yayılamazlar; tersine, kubbemsi yığın olarak katılaşıp kalırlar.La dem heller ikke trampe med føttene, slik at det kan erkjennes hva de skjuler av pynt.
Hastalığın gelişimi konusunda bir etkiye sahip olup olmadıkları kesin değildir.Tidak jelas apakah pengobatan itu mempengaruhi perkembangan penyakit.
Hiçbirinin Evli olmadıkları bilinmektedir.Tidak ada keterangan kapan mereka berdua menikah.
Arkaik Romalıların bir mite sahip olmadıkları söylenebilir.Pihak berwajib malah mengatakan bahwa tidak ada ninja.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.Ia tidak tahu apakah ayahnya masih hidup atau sudah meninggal.
Gerekli olmadıkça kolla kayanın itilmesi akıllıca olmaz.Rusaknya tatanan pun tak terelakkan.
Gerekli olmadıkça kolla kayanın itilmesi akıllıca olmaz.Để lành da, không nên chọc vỡ bọng trừ khi cần thiết.
Sonunda hiç alışık olmadıkları bir şeyi yapmaya karar verirler: Çalışmak!Cô buộc phải sống theo cách mà cô không hề muốn chút nào: không được làm việc và trở nên vô dụng.
İlgili Sayfalar