olmadık ile cümle
olmadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tom ve Mary sık sık çocuksuz birlikte olmadıklarından şikayet ediyorlar.Tom and Mary often complain that they never get to be together without the children.
İtalyanlar havuzda veya plajda olmadıkça parmak arası terlik giymezler.Italians don't wear flip-flops, unless they're at the pool or beach.
Tom ve Mary aç olmadıklarını söylediler.Tom and Mary said that they aren't hungry.
Yorgun olmadıklarını söylediler.They said that they aren't tired.
(Bağımsız olmadıklarından, metrik-afin teorisi biraz karmaşıktı.)(Because they are not independent, the metric-affine theory was somewhat complicated.)
Tüm mantraların dharani oldukları ama tüm dharanilerin mantra olmadıklarını söyleyebiliriz.We can say that all mantras are dharanis but that not all dharanis are mantras.
Müzisyen olup olmadıklarını bile bilmediğim bir topluluk arıyordum.I was looking for a community, I don't even know any people who are musicians.
Fakat daha sonra kardeş olmadıkları gerçeği ortaya çıkar.Later they discover they are not brother and sister.
Ancak Nisan 2014’te Attal hâlâ evli olmadıklarını ve evlenme planları da olmadığını belirtmiştir.In April 2014 Attal confirmed that they were still unwed with no plans to marry.
Singer Bishop ile beraber Warpath, Sunspot ve Blink'in acemi olmadıklarını ortaya çıkarmıştır.Singer said Bishop, along with Warpath, Sunspot and Blink, are not fresh recruits.
Evcil olmadıkları zaman sizden kaçarlar.When married they do not abandon the vices.
Hamza ve Rahman o sırada orada olmadıkları için hainlikle suçlanırlar ve sürgün edilirler.Those men served creditably, and it would be unjust and disgraceful to embarrass them in this way.
Hepsi bu yeni durumdan memnun olmadıklarını ifade ederler.Neither is pleased with their new situation.
Vizeden muaf olmadıkça ziyaretçilerin vize alması gerekmektedir.Visitors must obtain a visa unless they are exempt.
Ebeveynlerinin hala hayatta olup olmadıkları bilinmemektedir.It is uncertain that her family members are still alive.
Soy Kitabı gerekli olmadıkça ortaya çıkmazlar.But neither detracts from the book."
Ama yeterince kötü olmadıkları için kızların öpücükleri ile yok olmuşlardır.But there not excited anymore, because their cousins are obnoxious.
Şerif: İnsanları şüpheli olup olmadıklarını görmek için araştırın.Will you please verify if it is the same person or not.
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar.""Writing that is out of this world".
Sonunda hiç alışık olmadıkları bir şeyi yapmaya karar verirler: Çalışmak!One is never confined by things that one doesn't know and never learned!"
Issızlığın ortasındaki bu köyde geçirdikleri ilk akşamlarında yalnız olmadıklarını öğrenirler.On their first night in this remote and deserted village, they realize that they are not alone.
Ve farkedeceğiniz şeylerden birisi alışık olmadık bir çevre olduğu.And one of the things that you realize is it's an unusual environment.
Hala canlı olup olmadıklarından emin olmaksızın tohumları saklamanın bir yararı yok.It's no good storing the seeds if you don't know they're still viable.
Bu bir çılgınlık, henüz mest olmadıkIt is madness, I'm enchanted.
Charles oyuncakların göründükleri kadar masum olmadıklarını söylerdi.Charles used to say that toys are not as innocent as they appear.
Ama bir başka önmli bilgi, bu balıkların uyuşuk olmadıklarıdır.But also what's important is that they're not slacker, lazy fish.
Ve sonra şu alıntıyı gördüm: "Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir."And then I saw this quote: "advertising is the price companies pay for being unoriginal."
Kötü niyetli olmadıklarını biliyorum.And I know that waiters don't intend any harm.
Su kapısında kilitli. burnu olmadıkça 2 gün komada olacaktırWith the numbing incense of the Palace, unless you don't have a nose, you'll be in coma for 2 days.
Geçiş metali, metaller kadar iyi olmadıklarını ifade eder. -But transition metals kind of sound like not as good as a metal.
Amerikalılar hiç olmadıkları kadar şişman, bu nedenle yağ sizi şişmanlatmaz.Americans are fatter than ever, therefore fat doesn't make you fat.
-telif hakkı ihlalinden suçlu olup olmadıklarına dair kararını açıklayacak.-are guilty of copyright infringement.
Füze olmadıklarını biliyoruz.We know they're not missiles.
Canlı olup olmadıklarını bilmiyoruz.We don't know if he's alive.
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz.We all know sheep are not exactly rocket scientists -- they're not very smart.
Yani reel olduklarını biliyoruz, ama rasyonel olup olmadıklarını bilmiyoruz .So we know they're real, we don't know if they're rational or irrational solutions.
Acaba onlari HIV gibi bir antikor olmadiklarina ikna etsek nasil olurdu?What if we could harness them and convince them to not be an antibody that does something like HlV?
Dikkat etmemiz gereken şeyler olmadıklarını söylemiyorum.I don't mean they don't deserve attention.
Profesörlerimin tamamen yanlış olmadıklarının farkına vardım.And I really discovered that my professors weren't completely wrong.
Sahip olmadıkları tek şey ise kaynaklara erişim.The only thing that they don't have is access to resources.
Hücrelerin soyut kavramlar olmadıklarını kendimize hatırlatalım.Let's remind ourselves that cells are not an abstract concept.
İnsanlar kral ve kraliçeye ihtiyaçları olup olmadıklarını sorguluyorlar.People are questioning whether they even need a king or queen.
Bazen kafamdan en olmadık düşünceler geçiyor.Sometimes I get the most peculiar notions.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.So, my father would have patients come in who he thought were not really sick.
İşe yaramaz olmadıklarını ispatlayacak itibar duyulan işler.İtibarlı bir iş, işitme engellilerin aptal olmadığını kanıtlayacak bir iş?
Ailelerin de çocuklarının sağır ve işe yaramaz olmadıklarına ikna olmalıydı.Ailelerin bu çocukların sağır ve aptal olmadıklarına ikna edilmeleri gerekli.
Bunların pozitif ya da negatif olup olmadıkları önemli değildi.And it didn't even matter whether these were positive or negative.
Sadece müzik işlemek için bu nöral makineye sahip olmadıkImagine a species that just didn't have this neural machinery for processing music.
Hayatı farklı şekilde yaşama azmi en olmadık yerlerde başlayabilir.The will to live life differently can start in some of the most unusual places.
Ve kendimizi ikna etmeye çalışırız -- gerçekten kendimizi doğru olmadıklarına inandırmaya çalışırız.And we try to convince ourselves -- we really try to convince ourselves they're wrong.
Güvenilir olmadıklarını düşünüyorum.I don't feel secure about it.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.They get influenced by things that they're not aware of.
Bütün bu eserleri yaratanların çağdaş dile sahip olmadıklarını düşünemiyorum.I can't believe they did all those things and didn't also have a modern language.
Erkenlere erkek oldukları, kadın olmadıkları öğretilirdi. Tam anlamıyla bu şekilde.Men were taught to be men in the ways in which we are not women, that's essentially what it is.
Ve ilginç olan zorunlu olmadıkları halde birçok kişinin orada bulunmalarıydı.And the amazing thing was that not one of them had to be there. Yet they were.
Henüz mezun olmadık.We haven't graduated.
Otomobilden sonra gelişen şehirlere bakarsanız, böyle bir modelde olmadıklarını görürsünüz.And then you look at cities that evolved after the automobile, and it's not that kind of a pattern.
Onlar kapana kısılmışlardı ... gerçekten mutlu olmadıkları bir duruma.They have been caught in... in a situation where they cannot be truly happy.
Biraz sonra da onların hacim formülleri olup olmadıklarından bahsedeceğiz. .And we're going to talk about whether they're units of volume and whatnot in a little bit.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.And that gives me hope because people are not purely selfish.