olmadığı ile cümle
olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un kıskanç olup olmadığından şüpheliyim.I doubt if Tom will be jealous.
Tom'un heyecanlı olup olmadığından şüpheliyim.I doubt if Tom will be excited.
Tom, bunu yapmak için zaman olmadığını söylüyor.Tom says there isn't time to do that.
Tom gerçek sebebin bu olmadığını söyledi.Tom said that wasn't the real reason.
Tom'un şüpheli olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is suspicious.
Tom'un önyargılı olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is prejudiced.
Tom'un alt katta olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is downstairs.
Tom'un yaralanmış olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom has been hurt.
Tom bunun hakkında endişeli olmadığını söyledi.Tom said he isn't worried about that.
Tom bir kız arkadaşı olmadığını söyledi.Tom said he didn't have a girlfriend.
Bence Tom, Mary'ye bunu yapmasına gerek olmadığını söylemesi gereken kişidir.I think Tom is the one who's supposed to tell Mary she doesn't need to do that.
Bunu yapmak zorunda olmadığımızı biliyorsun.You know we don't have to do that.
Tom bunu yapmanın çok eğlenceli olmadığını söyledi.Tom said doing that wasn't much fun.
Tom, Mary'nin John'un bunu yapmak isteyip istemediğinden emin olmadığını söyledi.Tom said Mary isn't sure whether John wants to do that or not.
Tom muhtemelen Mary'nin bir Kanadalı olup olmadığını bilmiyor.Tom probably doesn't know whether Mary is a Canadian or not.
Tom, Mary'ye bunu yapması gerektiğini söyleyenin o olmadığını söyledi.Tom said it wasn't him who told Mary she needed to do that.
Tom, Mary'nin olanlardan sorumlu kişi olmadığını söyledi.Tom said Mary isn't the one responsible for what happened.
Tom ona evli olmadığını söylediğinde Mary'ye yalan söyledi.Tom lied to Mary when he told her he'd never been married.
Tom, kolay bir cevap olmadığını kabul etti.Tom agreed there was no easy answer.
Tom sistemin mükemmel olmadığını kabul ediyor.Tom admits the system isn't perfect.
Burada olmanın güvenli olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if it's safe to be here.
Yeterli param olmadığını biliyorumI know I don't have enough money.
Tom elinden gelen bir şey olmadığını söyledi.Tom said there's nothing he can do.
Tom istediğinin bu olmadığını söyledi.Tom said that's not what he wanted.
Tom, Mary’yi ziyarete gittiğinde onun evde olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't at home when he went to visit her.
Tom muhtemelen Mary'nin neden onun partisinde olmadığını bilmiyor.Tom probably doesn't know why Mary wasn't at his party.
Tom, Mary'den gerçekten bunu kendi başına yapmak zorunda olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she really had to do that by herself.
Tom Mary'ye, John'un önyargılı olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John wasn't prejudiced.
Tom, Mary'nin bunu yapıp yapamayacağından emin olmadığını söyledi.Tom said he wasn't sure if Mary could do that or not.
Tom kız arkadaşım olup olmadığını sordu.Tom asked me if I had a girlfriend.
Tom bunun büyük bir sorun olmadığını söylüyor.Tom says that isn't a big problem.
Tom evinde bir hasar olmadığını söyledi.Tom said his house wasn't damaged.
Tom muhtemelen Mary'nin Kanadalı olmadığını bilmiyor.Tom probably doesn't know that Mary isn't Canadian.
Tom, Mary'nin bir Kanadalı olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary is a Canadian or not.
Tom, Mary'nin bir Kanadalı olup olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know whether Mary was a Canadian or not.
Tom, bunun her zaman kolay olmadığının farkında.Tom is aware it's not always easy.
Tom ihtiyacı olan her şeyi almak için yeterli parası olmadığını biliyordu.I'll work in Boston next year.
Tom, bunu yapmama gerek olmadığını söylüyor.Tom says I don't need to do that.
Tom avukatı olmadığını söyledi.Tom said he didn't have a lawyer.
Tom, bunu yapmama gerek olmadığını söyledi.Tom said I don't need to do that.
Tom bunu yapmak zorunda olmadığımı söyledi.Tom said I don't have to do that.
Tom, Mary'nin susuz olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary is thirsty or not.
Gerçekten meşgul olmadığını biliyorum.I know you aren't really busy.
Tom, Mary'nin hiç Fransızca kitapları olmadığını söyledi.Tom said Mary didn't have any books in French.
Tom Mary'nin yorgun olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary is tired or not.
Tom, Mary'den neden bunu yapmak zorunda olmadığını sordu.Tom asked Mary why she didn't have to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmak zorunda olmadığını bildiğini söylüyor.Tom says he knows Mary won't have to do that.
Tom bunun yeterince iyi olmadığını söyledi.Tom said that's not good enough.
Tom, Mary'nin bunu yapmak zorunda olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know Mary didn't have to do that.
Tom terörist olmadığını söyledi.Tom said he wasn't a terrorist.
Tom bunun iyi bir fikir olmadığını biliyor.Tom knows it isn't a good idea.
Tom bunun iyi bir fikir olmadığını biliyordu.Tom knew it wasn't a good idea.
Tom hiç olmadığı kadar daha iyi.Tom is better than ever before.
Tom Mary'ye bunu yapma niyetinde olmadığını söyledi.Tom told Mary he didn't intend to do that.
Tom, kazanın Mary'nin hatası olmadığını söyledi.Tom said the accident wasn't Mary's fault.
Tom, Mary'nin artık evli olmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't married anymore.
Tom, Mary'nin Boston'da olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't in Boston.
Tom, Mary'nin okulda olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't at school.
Tom, Mary'nin bunu yapmak için motive olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't motivated to do that.
Tom, Mary'nin gürültüden rahatsız olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't annoyed by the noise.