olmadığı ile cümle
olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bana bir kız kardeşim olup olmadığını sordu.Tom asked me if I had a sister.
Tom bunu yapmak zorunda olup olmadığını sordu.Tom asked if he had to do that.
Tom, Mary'nin pek destekleyici olmadığını söyledi.Tom said Mary hasn't been very supportive.
Tom, Mary'nin yiyecek bir şeyi olmadığını söyledi.Tom said Mary didn't have anything to eat.
Tom, Mary'nin kalacak bir yeri olmadığını söyledi.Tom said Mary didn't have a place to stay.
Tom, Mary'nin bunu yapmak zorunda olmadığını biliyordu.Tom knew that Mary didn't have to do that.
Tom, Mary'nin Kanadalı olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know that Mary isn't Canadian.
Meşgul olmadığınızı düşündüm.I thought you weren't busy.
Tom, Mary'ye bunu yapmak zorunda olmadığını söyledi.Tom told Mary she didn't have to do that.
Tom Mary'nin bunu yapmasına gerek olmadığını düşünüyor.Tom thinks Mary wouldn't need to do that.
Tom, yorgun olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't tired.
Tom, mutlu olmadığını söylediTom said that he wasn't happy.
Tom Mary'nin bunu yapan kişi olmadığını söylüyor.Tom says Mary isn't the one who did that.
Tom aşırı kilolu olmadığını söyledi.Tom said he wasn't overweight.
Tom, Mary'nin yeterince dikkatli olmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't careful enough.
Tom bir işi olmadığını söyledi.Tom said he didn't have a job.
Tom bir köpeği olmadığını söyledi.Tom said he didn't have a dog.
Tom yeterince iyi olmadığımı söyledi.Tom said I wasn't good enough.
Bunun hiç iyi olmadığını biliyorum.I know this isn't any good.
Tom Mary'nin köpeğinin kendininki kadar büyük olmadığını söyledi.Tom said Mary's dog wasn't as big as his.
Tom, Mary'nin yapacak bir şeyi olmadığını söyledi.Tom said Mary didn't have anything to do.
Tom, Mary'ye şu an bunu yapmak zorunda olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she had to do that now.
Tom, Mary'nin bunu yapmak zorunda olmadığını düşünüyor.Tom thinks Mary doesn't have to do that.
Tom, Mary'nin evde olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't at home.
Tom, Mary'nin bunu yapmaya istekli olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't willing to do that.
Tom, Mary'nin artık bunu yapmak zorunda olmadığını biliyor.Tom knows Mary no longer has to do that.
Tom Mary'nin gerçekten bunu yapmak zorunda olup olmadığını sordu.Tom asked if Mary really had to do that.
Tom, Mary'e bunu yapmasının gerekli olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she needed to do that.
Tom, Boston'da olmadığını söyledi.Tom said he wasn't in Boston.
Tom ikna olmadığını söyledi.Tom said he wasn't convinced.
Tom Mary'nin bunu yapma sebebinin o olmadığını söyledi.Tom said that wasn't why Mary did that.
Tom Mary'nin uykulu olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't sleepy.
Tom Mary'nin güzel olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't pretty.
Tom, Mary'nin aç olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't hungry.
Tom, her Pazartesi Mary'nin evde olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't home every Monday.
Hazır olmadığımı biliyorum.I know that I'm not ready.
Tom, Mary'nin bunu yapmak için istekli olmadığını söyledi.Tom said Mary isn't willing to do that.
Tom, Mary'nin artık bunu yapmak zorunda olmadığını biliyordu.Tom knew Mary no longer had to do that.
Tom, Mary'nin ofisinde olmadığını düşündü.Tom thought Mary wasn't in her office.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına gerek olmadığını söylüyor.Tom says Mary doesn't need to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmak zorunda olmadığını söylüyor.Tom says Mary doesn't have to do that.
Tom, Mary hakkında endişeli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't worried about Mary.
Tom Mary'nin yorgun olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't tired.
Tom Mary'nin muhtemelen yaralı olmadığını söyledi.Tom said Mary was likely to be unhurt.
Tom Mary'nin muhtemelen adil olmadığını söyledi.Tom said Mary was likely to be unfair.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına gerek olmadığını söyledi.Tom said Mary doesn't need to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmak zorunda olmadığını söyledi.Tom said Mary doesn't have to do that.
Tom, Mary'nin bir erkek arkadaşı olmadığını söyledi.Tom said Mary didn't have a boyfriend.
Tom, Kanadalı olmadığını söyledi.Tom said he wasn't Canadian.
Tom Mary'nin neden mutlu olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary isn't happy.
Tom neden Mary'nin evde olmadığını merak etti.Tom wondered why Mary wasn't at home.
Tom Mary'e hoşnut olmadığını söyledi.Tom told Mary that he was displeased.
Tom Mary'ye John'un uyanık olmadığını söyledi.Tom told Mary that John wasn't awake.
Tom, Mary'in bunu yapmasına gerek olmadığını söylüyor.Tom says Mary didn't need to do that.
Tom, Mary'nin istediğinin bu olmadığını söyledi.Tom said that's not what Mary wanted.
Tom, Mary'nin burada mutlu olmadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't happy here.
Tom, Mary'nin meşgul olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't busy.
Tom, Mary'nin çok destekleyici olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't very supportive.
Tom Mary'nin bunun hakkında mutlu olmadığını söyledi.Tom said Mary isn't happy about that.
Tom bana bir köpeğim olup olmadığını sordu.Tom asked me if I had a dog.