olmadığı ile cümle

olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un bunu yapmak zorunda olmadığını bilmiyordunuz, değil mi?You didn't know Tom didn't have to do that, did you?
Tom'un taraflı olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is biased.
Tom'un çılgın olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is crazy.
Tom'un satrançta iyi olup olmadığını bilmiyordum.I didn't know whether Tom was good at chess or not.
Tom'a yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorun.Ask Tom if he needs help.
Tom bunu yapmak için çok fırsatı olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't have many opportunities to do that.
Tom hasta olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is sick.
Tom'un zengin olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is rich.
Tom'un evde olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is home.
Tom, bunu yapmak için çok fazla fırsatı olmadığını söyledi.Tom said he doesn't have many opportunities to do that.
Tom'a bunu yapmasına gerek olmadığını söylemeliyim.I should tell Tom that he doesn't need to do that.
Tom'a bunu yapmaya niyetim olmadığını söylemedim.I didn't tell Tom that I didn't intend to do that.
Tom'un kızgın olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is mad.
Tom, bunu yaparken benimle ilgili bir problemi olmadığını söyledi.Tom said he doesn't have a problem with me doing that.
Tom'un ayakta olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is up.
Tom'un bir Kanadalı olup olmadığını bilmiyordum.I didn't know whether Tom was a Canadian or not.
Tom'un bunu yapıp yapmak zorunda olup olmadığı konusunda emin değilim.I'm not sure whether Tom has to do that or not.
Yaptığım şeyin yasal olmadığını bilmiyordum.I didn't know that what I was doing was illegal.
Tom, bir araba alacak kadar parası olmadığını söyledi.Tom said he didn't have enough money to buy a car.
Tom, artık bunu yapmak zorunda olmadığını umuyor.Tom hopes that he doesn't have to do that anymore.
Tom'un bir Kanadalı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom is a Canadian or not.
Tom'a bir şey yapmama gerek olmadığını söyledim.I told Tom that I didn't need to do anything.
Tom muhtemelen Kanadalı olmadığımı bilmiyor.Tom probably doesn't know that I'm not Canadian.
Onlar iki kar tanesinin aynı olmadığını söylüyorlar.They say that no two snowflakes are the same.
Umarım Tom bunu yapmasına gerek olmadığını biliyor.I hope Tom knows he doesn't need to do that.
Tom'un uykulu olup olmadığını bilmiyordum.I didn't know whether Tom was sleepy or not.
Tom bunu yapmasına gerek olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know that he didn't need to do that.
Tom, bunu yapmak için motive olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't feel motivated to do that.
Yeterli param olmadığını Tom'a söyledim.I told Tom that I didn't have enough money.
Tom'a bunu yapmak için zamanımın olmadığını söyledim.I told Tom he didn't have time to do that.
Tom'un bunu yapma yeteneği olup olmadığından şüphe ediyorum.I doubt if Tom has the ability to do that.
Tom'un uykulu olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom is sleepy or not.
Tom, hiç Fransızca kitabı olmadığını söyledi.Tom said he didn't have any books in French.
Tom bana bunun yapmak için zamanının olmadığını söyledi.Tom told me he didn't have time to do that.
Tom gürültüden rahatsız olmadığını söyledi.Tom says that the noise doesn't bother him.
Tom'un Kanadalı olmadığını bilmiyor muydun?Didn't you know that Tom isn't Canadian?
Tom sağlık sigortası olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't have health insurance.
Tom, bir e-posta adresi olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't have an email address.
Tom o sırada Boston'da olmadığını söyledi.Tom said he wasn't in Boston at that time.
Bunu yapmak zorunda olmadığını kim sana söyledi?Who told you you didn't have to do that?
Bunun Tom'un istediği araba olmadığına eminim.I'm sure that's not the car Tom wants.
Tom bunu yapmak zorunda olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have to do that.
Tom'un neden okulda olmadığını bilmiyorum.I don't know why Tom wasn't at school.
Tom'un kızının güzel olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom's daughter is pretty.
Tom'un Kanadalı olmadığını biliyor muydun?Did you know that Tom isn't Canadian?
Bunu yapmama gerek olmadığını bilmiyordum.I didn't know I didn't need to do that.
Tom yapması gereken şeyin bu olmadığını söyledi.Tom said that's not what he needs to do.
Tom artık evli olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't married anymore.
Bunun Tom'un şemsiyesi olmadığına eminim.I'm sure that's not Tom's umbrella.
Onun Tom'un şemsiyesi olmadığına eminim.I'm sure that's not Tom's umbrella.
Tom'un ofisinde olmadığını sanıyordum.I thought Tom wasn't in his office.
Karım Tom'a evde olmadığımı söyledi.My wife told Tom I wasn't at home.
Tom, içki içmek için yeterince yaşlı olmadığını söylediTom said he wasn't old enough to drink.
Tom, Kanadalı olmadığımı bilmiyor.Tom doesn't know that I'm not Canadian.
Tom bunu yapmak zorunda olmadığını düşündü.Tom thought he didn't have to do that.
Üç yıldan fazla bir süre Boston'da yaşamak zorunda olmadığına sevindim.Why doesn't Tom need to do that?
Tom oy kullanabilecek yaşta olmadığını söyledi.Tom said he wasn't old enough to vote.
Tom'un bir köpeği olmadığını sanıyordum.I thought Tom didn't have a dog.
Tom'un bir arabası olmadığını sanıyordum.I thought Tom didn't have a car.
Tom sarhoş olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is intoxicated.

İlgili Sayfalar