olmadığı ile cümle

olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Acaba neden Tom bana onu yapmak zorunda olmadığımı söyledi.I wonder why Tom told me I didn't have to do that.
Tom'un neden onu yapmama gerek olmadığını söylediğini merak ediyorum.I wonder why Tom told me I didn't need to do that.
Tom onu yapmak için yeterli zamanı olmadığını fark etti.Tom realized he didn't have enough time to do that.
Tom planının çok iyi olmadığını biliyordu.Tom knew his plan wasn't very good.
Tom onu yapmak için yeterli zamana sahip olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough time to do that.
Tom yeterli parası olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough money.
Tom onu yapmasının mümkün olmadığını söyledi.Tom said he's not likely to do that.
Fransızcanın senin ana dilin olmadığını varsayıyorum.I'm assuming French isn't your native language.
Fransızcanın senin ana dilin olmadığını sanıyorum.I'm assuming French isn't your native language.
Fransızcanın ilk dilin olmadığını varsayıyorum.I'm assuming French isn't your first language.
Tom onu Mary burada olmadığı zaman yaptı.Tom did that when Mary wasn't here.
Haydi spor salonuna gidelim ve Tom'un orada olup olmadığını görelim.Let's go to the gym and see if Tom is there.
Sözlerinizin gerçeğe uygun olup olmadığından emin değilim.I'm not sure whether your words correspond to the truth.
Aşık olmadığım her şeyi sıkıcı buluyorum.I find it boring everything I do not fall in love with.
Çok fazla trafik olmadığı için gece arabayla gidin!Drive at night because there isn't so much traffic!
Tom orada kimsenin olmadığını söyledi.Tom said nobody was there.
Tom henüz otuz olmadığını söyledi.Tom said he isn't thirty yet.
Tom henüz uykusuz olmadığını söyledi.Tom said he isn't sleepy yet.
Tom henüz uykulu olmadığını söylüyor.Tom says he isn't sleepy yet.
Tom gitmeye hazır olmadığını söyledi.Tom said he isn't ready to go.
Tom, bunu yapmaya hazır olmadığını söylüyor.Tom says he isn't ready to do that.
Tom sınıfta kimsenin olmadığını söyledi.Tom said nobody was in the classroom.
Tom hiç yorgun olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't tired at all.
Tom bunun mümkün olmadığını söylüyor.Tom says he thinks it's not possible.
Tom Mary'nin mutlu olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't happy.
Tom çok parası olmadığını söyledi.Tom said that he didn't have a lot of money.
Tom bunun en büyük sorunu olmadığını söyledi.Tom said that's not his biggest problem.
Tom yaşanan sorunlardan haberi olmadığını söyledi.Tom said he wasn't aware of any problems.
Tom muhtemelen Mary'ye yorgun olmadığını söyleyecektir.Tom will probably tell Mary he isn't tired.
Tom Mary'ye John'un yalnız olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John wasn't alone.
Tom Mary'ye John'un meteliksiz olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John wasn't broke.
Tom bana ne yapması gerektiğinden emin olmadığını söyledi.Tom told me that he's uncertain what he should do.
Tom Mary'ye, John'un yalınayak olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John wasn't barefoot.
Tom Mary'ye John'un Boston'da olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John wasn't in Boston.
Tom'dan herkes, Onun Boston'da kalmasına gerek olmadığını biliyordu.Everybody but Tom knew that he didn't need to stay in Boston.
Tom, Mary'nin bunu neden herkes gibi yapmak zorunda olmadığını merak etti.Tom wondered why Mary didn't have to do that like everybody else.
Tom'un bekâr olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is unmarried.
Tom'un tatmin olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is satisfied.
Tom'un Boston'da olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is in Boston.
Tom bitkin olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is exhausted.
Tom'un tehlikeli olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is dangerous.
Tom'un kendine güvenen olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is confident.
Tom'un yapmak zorunda olduğum şeyi yapmak zorunda olmadığına şaşırdım.I was surprised that Tom didn't have to do the same thing I had to do.
Tom'un benden yapmamı istediği her şeyi yapmak zorunda olmadığımı biliyorum.I know I don't have to do anything Tom has asked me to do.
Yinede Tom'a neden bunu yapmak zorunda olmadığını söylemedin, değil mi?You still haven't told Tom why you don't have to do that, have you?
Yapılması gereken şeyi yapacak zamanım olmadığımı fark ettim.I realized I didn't have enough time to do what had to be done.
Muhtemelen Tom'a bunu yapmasına gerek olmadığını söylemelisin.You should probably tell Tom he doesn't need to do that.
Bunu bugün yapmak zorunda olmadığımı bilmiyordun, değil mi?You didn't know that I didn't have to do that today, did you?
Birçok insan bana Boston'un güvenli bir şehir olup olmadığını sordu.Many people have asked me if I think Boston is a safe city.
Tom'un güvenilir olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is reliable.
Tom'un masum olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is innocent.
Tom kafasının karışık olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is confused.
Tom ona bunu yapmamama gerek olmadığını söylediğimde şaşırmış gibi görünmüyordu.Tom didn't seem surprised when I told him I didn't need to do that.
Tom'un ciddi olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is serious.
Tom'un iki kutuplu olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is bipolar.
Tom'un uyanık olmadığını düşünüyorum.I thought Tom wasn't awake.
Tom canı bunu yapmak istemeyen tek kişi olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't the only one who felt like doing that.
Tom, bunu yapmak için zamanının olup olmadığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know whether he'll have time to do that.
Tom'a bunu yapmak zorunda olmadığını söylemelisin.You should tell Tom that he doesn't have to do that.
Tom'un bunu yapmasına gerek olmadığını bilmiyordun, değil mi?You didn't know Tom didn't need to do that, did you?

İlgili Sayfalar