olmadığı ile cümle

olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom kısa sürede onu yapabilecek bir yol olmadığını fark etti.Tom soon realized there was no way he could do that.
Onu yapmanın çok kolay olmadığını biliyorum.I know it's not so easy to do that.
Tom, Mary'nin zamanında orada olmasının pek mümkün olmadığını biliyordu.Tom knew that Mary was unlikely to be there on time.
Onu yapmanın kolay olmadığını biliyorum.I know it's not easy to do that.
Sami bunun önemli olmadığını düşünüyordu.Sami thought it wasn't a big deal.
Tom, Mary'nin artık onu yapmak zorunda olmadığını biliyordu.Tom knew Mary didn't have to do that anymore.
Onu yapan kişinin Tom olmadığını sana düşündüren ne?What makes you think Tom wasn't the one who did that?
Tom onu yapabileceğinin bir yolu olmadığını fark etti.Tom realized there was no way he'd be able do that.
Tom onu yapmak için izni olmadığını söyledi.Tom said he didn't have the permission to do that.
Tom artık bunu yapmasına gerek olmadığını fark etti.Tom realized he no longer needed to do that.
Tom, Mary'nin meşgul olma ihtimalinin olmadığını biliyordu.Tom knew that Mary wasn't likely to be busy.
Tom, yapabileceği daha fazla bir şey olmadığını biliyordu.Tom knew there was nothing more he could do.
Tom'un neden burada olmadığını bilmek isterim.I'd like to know why Tom isn't here.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına gerek olmadığını biliyordu.Tom knew Mary didn't need to do that.
Tom bunu yapmaya istekli olmadığını söyledi.Tom said he was unwilling to do that.
Tom, Mary'nin artık ona aşık olmadığını biliyordu.Tom knew Mary was no longer in love with him.
Tom artık gerekli olmadığını düşündü.Tom thought he was no longer needed.
Tom onu yapmaya istekli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't willing to do that.
Tom'un neden mutlu olmadığını bilmek isterim.I'd like to know why Tom isn't happy.
Tom silahın yüklü olmadığına dair güvence verdi.Tom assured me the gun wasn't loaded.
Tom, bunu yapmak zorunda olmadığını fark etti.Tom realized he didn't need to do that.
Tom, henüz bunu yapmaya hazır olmadığını söylüyor.Tom says he isn't ready to do that yet.
Tom artık gerekli olmadığını fark etti.Tom realized he was no longer needed.
Tom artık Mary'ye aşık olmadığını fark etti.Tom realized he was no longer in love with Mary.
Tom, yapabileceği başka bir şey olmadığını fark etti.Tom realized there was nothing more he could do.
Tom artık onun bunu yapmasına gerek olmadığını biliyordu.Tom knew he no longer needed to do that.
Tom, bunu yappabilmenin hiçbir yolu olmadığını biliyor.Tom knows there's no way he can do that.
Tom, Mary'nin gerçekten Bostonlu olmadığını öğrendi.Tom found out that Mary wasn't really from Boston.
Tom'un dürüst olmadığı bir sürü şey vardı.There were a lot of things Tom wasn't honest about.
Tom'un meşgul olmadığını düşündüm.I thought that Tom wasn't busy.
Tom, Mary'ye yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını biliyordu.Tom knew there was nothing he could do to help Mary.
Tom Mary'nin gerçekten bir Kanadalı olmadığını biliyordu.Tom knew Mary wasn't really a Canadian.
Sana Tom'un suçlu olmadığını düşündüren şey nedir?What makes you think Tom is not guilty?
Tom, Mary'ye yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını fark etti.Tom realized there was nothing he could do to help Mary.
Tom çok geçmeden yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını fark etti.Tom soon realized there was nothing he could do to help.
Tom ihtiyacı olanı almak için yeterli parası olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough money to buy what he needed.
Tom istediğini almak için yeterli parası olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough money to buy what he wanted.
Tom yapılması gerekeni yapacak kadar zamanı olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough time to do what had to be done.
Tom, ihtiyaç duyduğu şeyi alacak kadar parası olmadığını fark etti.Tom realized he didn't have enough money to buy what he needed.
Tom, istediği her şeyi alacak kadar parası olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough money to buy everything he wanted.
Tom henüz eve gitmeye hazır olmadığını söyledi.Tom said he wasn't ready to go home yet.
Tom istediğini almak için yeterli parası olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough money to buy what he wanted.
Tom'un suçlu olmadığını düşünüyorum.I thought that Tom wasn't guilty.
Tom yapmak istediklerini yapmak için yeterli zamanı olmadığını fark etti.Tom realized he barely had enough time to do what he wanted to do.
Tom yapılması gerekenleri yapmak için yeterli zamanı olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough time to do what had to be done.
Tom, ihtiyacı olan her şeyi almak için yeterli parası olmadığını fark etti.Tom realized he didn't have enough money to buy everything he needed.
Tom bunu yapabilmesinin hiçbir yolu olmadığını biliyordu.Tom knew there was no way he could do that.
Tom yapılması gereken şeyi yapmak için yeterli zamana sahip olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough time to do what needed to be done.
Tom, satın alması gereken her şeyi satın alacak parası olmadığını fark etti.Tom realized he barely had enough money to buy everything he needed to buy.
Tom yapılması gereken her şeyi yapacak kadar zaman olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know he didn't have enough time to do everything that needed to be done.
Tom, Mary'nin fazla parası olmadığını biliyordu.Tom knew Mary didn't have a lot of money.
Tom, yeterli parasının olmadığını fark etti.Tom realized he didn't have enough money.
Tom bunu yapmak için yeterli zamanının olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have enough time to do that.
Tom gerçekten bunu yapmak zorunda olmadığını söyledi.Tom said that he didn't really have to do that.
Tom kısa süre içinde yalnız olmadığını fark etti.Tom soon realized he wasn't alone.
Tom bana silahın yüklü olmadığını söyledi.Tom told me the gun wasn't loaded.
Tom'un Kanadalı olmadığını sana düşündüren şey nedir?What makes you think Tom isn't a Canadian?
Tom bugün onu yapacak ruh halinde olmadığını söyledi.Tom said he wasn't in the mood to do that today.
Tom aslında onu yapmak niyetinde olmadığını söyledi.Tom said that he didn't really intend to do that.
Tom'un onu yapmak zorunda olmadığını sana düşündüren şey nedir?What makes you think Tom doesn't have to do that?

İlgili Sayfalar