olmadığı ile cümle
olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Mary'nin eşim olmadığına memnun oldum.I'm glad Mary isn't my wife.
Tom, Mary'nin burada olmadığını biliyor.Tom knows Mary isn't here.
Onun adil olmadığını düşünüyoruz.We think it isn't fair.
Tom'un gerçekten onu yapmaya niyeti olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom really intended to do that.
Tom sadece zamanı olmadığını söyledi.Tom said he just didn't have the time.
Tom bunun adil olmadığını söyledi.Tom said it was unfair.
Ben Noel Baba'nın var olmadığını keşfetmek üzere olan bir çocuk gibi hissediyorum.I feel like a kid who suddenly realizes that Santa Claus doesn't exist.
Tom asla bir arabaya sahip olmadığını söylüyor.Tom says he's never owned a car.
Tom hiç araba sahibi olmadığını söylüyor.Tom says he's never owned a car.
Tom mutlu olmadığımı biliyordu.Tom knew I wasn't happy.
Bunun adil olmadığını düşünüyoruz.We think it's unfair.
Neden futbolun Amerika'da popüler olmadığını düşünüyorsunuz?Why do you think football isn't popular in America?
Politik doğruluk fikrinin yararlı mı yoksa zararlı mı olup olmadığını tartışın.Discuss whether the idea of political correctness is beneficial or harmful.
Lütfen bana bunun olmadığını söyle.Please tell me this isn't happening.
Lütfen bana bunun gerçekten olmadığını söyle.Please tell me this isn't really happening.
Bunun gerçekten olmadığını umuyorum.I hope this isn't really happening.
Tom henüz herhangi bir sorunu olmadığını söylüyor.Tom says he hasn't had any problems yet.
Tom onu yapan kişi olmadığını söylüyor.Tom says he's not the one who did that.
Tom vazgeçmek için hazır olmadığını söylüyor.Tom says he isn't ready to give up.
Tom Mary'nin neden okulda olmadığını biliyordu.Tom knew why Mary wasn't at school.
İşimizin yapılmış olmadığını biliyoruz.We know our work isn't done.
Biz şimdi onun doğru olmadığını biliyoruz.We now know that's not true.
Onun söylediğinin doğru olmadığını düşünüyorum.I think that what he says isn't true.
Onun söylediği şeyin doğru olmadığını düşünüyorum.I think that what he says isn't true.
Onu söylediklerinin doğru olmadığını düşünüyorum.I think that what she says isn't true.
Tom hazır olduğundan emin olmadığını söylüyor.Tom says he isn't sure he's ready.
Bunun mantıklı olmadığını düşünüyoruz.We think this doesn't make sense.
Tom'a evde olmadığımı söyle.Tell Tom I'm not in.
Tom'un hasta olmadığını umuyorum.I hope Tom isn't sick.
Doktor senin yüzmeye gitmenin bir sakıncası olmadığını söyledi mi?Did the doctor say it was OK for you to go swimming?
Onun numarasını istemek için cesaretim olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have the courage to ask for her number.
Onun olmadığından emin olmak için buradayız.We're here to make sure that doesn't happen.
Tom'a aç olmadığımı ilet.Tell Tom that I'm not hungry.
Tom'a aç olmadığımı söyle.Tell Tom I'm not hungry.
Dün neden burada olmadığınızı bilmek istiyoruz.We want to know why you weren't here yesterday.
Hepimiz neden dün burada olmadığınızı bilmek istiyoruz.We all want to know why you weren't here yesterday.
Onu yapmak için yeterli paramız olup olmadığını anlamak zorundayız.We have to figure out whether we have enough money to do that.
Tom'a paraya ihtiyacı olup olmadığını sordum.I asked Tom if he needed money.
Ben Tom'a onun neden mutlu olmadığını sordum.I asked Tom why he wasn't happy.
Ona iyi olup olmadığını sordum.I asked her if she was okay.
Tom'a iyi biri olup olmadığını sordum.I asked Tom if he was OK.
Ben Tom'a daha fazla zamana ihtiyacı olup olmadığını sordum.I asked Tom if he needed more time.
Onun gerçek olmadığını biliyorum.I know that's not the truth.
Onun doğru olmadığını biliyordum.I knew that wasn't correct.
Tom'a daha fazla paraya ihtiyacı olup olmadığını sordum.I asked Tom if he needed more money.
Kimse Tom'un orada olmadığını fark etmedi.No one noticed that Tom wasn't there.
Konumunu belirlemeye çalıştık, ancak onun şehirde olmadığı görülüyor.We tried to determine his location, but it seems that he's not in the city.
Onu yapan kişinin Tom olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't the one who did that.
Paraya ihtiyacım olmadığını hissettim.I felt I didn't need the money.
Yaptığımın doğru olmadığını biliyorum.I know what I did wasn't right.
Tomun onu yapacak havada olmadığını görebiliyordu.I could see Tom wasn't in the mood to do that.
Tom'un bugün okulda olmadığını nasıl öğrendiğinizi bana söyler misiniz?Can you tell me how you found out that Tom wasn't at school today?
Konunun o olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if that was the point.
Tom Mary'nin neden okulda olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary wasn't at school.
Tom, Mary'nin neden okulda olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary isn't at school.
Onun bir erkek kardeşi olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if she has a brother.
Tom'un bir erkek kardeşinin olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom doesn't have a brother.
Tom'un bir erkek kardeşinin olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if Tom has a brother or not.
Tom bana onun hiçbir erkek ya da kız kardeşinin olmadığını söyledi.Tom told me that he doesn't have any brothers or sisters.
Tom'un güvende olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if Tom is safe or not.