olmadığı ile cümle

olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu nasıl yapacağını bilen tek kişinin ben olmadığıma eminim.I bet I'm not the only one who knows how to do this.
Bu şekilde düşünen tek kişinin ben olmadığımı biliyorum.I know I'm not the only one who thinks this way.
Onu öğreten tek kişi olmadığımı biliyordum.I knew I wasn't the only one who thought that.
Tom ne yapılması gerektiği konusunda hiç bir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea what needs to be done.
Onu yapmak zorunda olanın ben olmadığıma memnun oldum.I'm glad I wasn't the one who had to do that.
Meşgul olup olmadığın umurumda değil. Bana yardım et.I don't care whether you're busy. Help me.
Tom ne yapması gerektiği konusunda bir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea what he should do.
Tom Mary'nin nerede yaşadığı konusunda fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea where Mary lives.
Öyle olmadığıma memnun oldum.I'm glad I'm not like that.
Tutmak niyetinde olmadığın sözler verme.Don't make promises that you don't intend to keep.
Bunun gerçekten gerekli olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if this is really necessary.
Tom ne yapacağı konusunda hiç bir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea what to do.
Benim için, onun hiçbir siyasi sezgisinin olmadığı açıktır.It is obvious to me that he has no political acumen at all.
Bir şeyin iyi bir fikir olup olmadığı bir görüş meselesidir.Whether something is a good idea or not is a matter of opinion.
Ben çok geç olmadığına karar verdim.I decided it wasn't too late.
Bunun yeterince iyi olmadığını biliyorum.I know it's not good enough.
Tom birlikte oynayacağı kimsesi olmadığı için yalnızdır.Tom is lonely because he has no one to play with.
Bunun Tom'un hatası olmadığını biliyorum.I know it's not Tom's fault.
Tom o kadar emin olmadığını söyledi.Tom said he wasn't so sure.
Onlar onun atama için doğru olmadığını düşünüyor.They think he's not right for the assignment.
Onlar onun o iş için doğru adam olmadığını düşünüyorlar.They think he's not the right man for the job.
Tom öyle olmadığını söyledi.Tom said that wasn't so.
Tom yalnız olmadığını söyledi.Tom said he's not alone.
Tom onun sorun olmadığını söyledi.Tom said that's no problem.
Tom hiç pişman olmadığını söylüyor.Tom says he has no regrets.
Tom pişmanlıkları olmadığını söyledi.Tom said he had no regrets.
Köpek olmadığım için memnunum.I'm glad I'm not a dog.
Tom'un hazır olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if Tom is ready.
Tom tüm sorularımı cevaplamak için zamanın olmadığını söyledi.Tom said that he didn't have time to answer all my questions.
Tom sorularımın hepsini cevaplamak için zamanı olmadığını söyledi.Tom said he didn't have time to answer all of my questions.
Tom bunun plan olmadığını söylüyor.Tom says that's not the plan.
Yeterli zamanım olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have enough time or not.
Tom konunun o olmadığını söyledi.Tom said that wasn't the case.
Tom, gitmek için hazır olmadığını söylüyor.Tom says he isn't ready to go.
Tom gitmek için hazır olmadığını söylüyor.Tom says he's not ready to go.
Tom'un mutlu olmadığı konusunda hiç bir fikrim yoktu.I had no idea Tom wasn't happy.
Tom'un neden burada olmadığını bilmiyorum.I don't know why Tom isn't here.
Tom'un burada çok mutlu olmadığını biliyorum.I know Tom isn't very happy here.
Tom konuşmak için hazır olmadığını söyledi.Tom said he wasn't ready to talk.
Tom herhangi bir pişmanlığı olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't have any regrets.
Kutuda bir parça kağıt olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if there was a piece of paper in the box.
Kutuda bir şey olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if there was anything in the box or not.
Tom, Mary'nin neden burada olmadığını biliyor sanırım.I think Tom knows why Mary isn't here.
Tom ile sorun olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if that's all right with Tom.
Tom'un ilgili olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom wasn't interested.
Tom'un neden bugün burada olmadığını bilmiyorum.I don't know why Tom wasn't here today.
Bunun iyi bir fikir olup olmadığını merak etmeye başlıyorum.I'm starting to wonder if this was a good idea.
Ben ciddi olup olmadığını söyleyemem.I can't tell if you're serious.
Ciddi olup olmadığını söyleyemem.I can't tell if you're serious or not.
Son çalışmalar onun doğru olmadığını göstermiştir.Recent studies have shown that is not true.
Tom Mary'ye evli olmadığını söyledi.Tom told Mary he wasn't married.
Sen ve ben ikimizde bunun doğru olmadığını biliyoruz.You and I both know that's not the truth.
Tom'un burada mutlu olmadığını biliyorum.I know Tom isn't happy here.
Sen ve ben her ikimiz de onun doğru olmadığını biliyoruz.You and I both know that's not true.
Bugün kimseye bir şey olmadığı için şanslıydık.We were lucky no one got hurt today.
Tom'a dün neden burada olmadığını sordum.I asked Tom why he wasn't here yesterday.
Tom suçlu olmadığını iddia etti.Tom claimed he wasn't guilty.
Tom kesin bir hesaplaşma olmadığı sürece o hisse senedine yatırım yapmayacağını söyledi.Tom said that he would not invest in stocks unless there was a definite payoff.
Tom çocukları evde olmadığı zaman çoğunlukla okur.Tom often reads when his children aren't at home.
Tom'un neden hala burada olmadığını bilmiyoruz.We still don't know why Tom isn't here.

İlgili Sayfalar