olmadığı ile cümle

olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun demek istediğim şey olmadığını söyledim.I said that wasn't what I meant.
Kaybedecek bir şeyim olmadığımı düşündüm.I thought I had nothing to lose.
Onun adil olmadığını anlıyorum.I understand that it's not fair.
Onun meslektaşlarının geri dönüşümü olmadığında Mary hayal kırıklığına uğrar.Mary gets frustrated when her colleagues do not recycle.
Bunun gerçekten doğru olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if this is really true.
Bunun doğru olup olmadığını görmek için bekliyorum.I'm waiting to see if it's true.
Tom'un bir parça insanlığının olmadığı açık.It's clear Tom doesn't have an ounce of humanity.
Bunun yardımcı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if it helped or not.
Bunun yeterince iyi olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if it's good enough.
Bunun iyi ya da kötü olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if it's good or bad.
Bunun o olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if that's it or not.
Bunun mümkün olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if that's even possible.
Bunun kolay olmadığını söylemeyeceğim.I'm not going to say it wasn't easy.
Bunun yapılacak doğru şey olmadığını biliyorum.I know that wasn't the right thing to do.
Dün neden burada olmadığınızı bilmek istiyorum.I'd like to know why you weren't here yesterday.
İş sahip olmadığım belirli yetenekleri gerektirir.The job requires certain skills that I don't have.
Neden başarılı olmadığınızı görmek zor değildir.It's not hard to see why you aren't a success.
Onu yapmamın gerekli olup olmadığını sordum.I asked if I was required to do that.
Tom'un dans etmesini durdurmanın başka bir yolu olmadığını görüyorum.I don't see any way of stopping Tom from dancing.
Sahip olmadığım parayı harcayamam.I can't spend money I don't have.
Tom bunun bir şaka olmadığını fark etti.Tom realized that it wasn't a joke.
Onun önemli olmadığını umuyorum.I'm hoping it's not significant.
Dürüst olarak, onun ben olmadığını söyleyebilirim.I can honestly say it wasn't me.
Aptal olmadığımı iddia etmiyorum.I don't claim not to be a fool.
Tutuklu olup olmadığımı sordu.I asked if I was under arrest.
Tom bunun yeni bir şey olmadığını söyledi.Tom said that was nothing new.
Tom kelepçeli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't handcuffed.
Tom bir aday olmadığını söyledi.Tom said he isn't a candidate.
Tom onun bir kaza olmadığını biliyordu.Tom knew that was no accident.
Tom katil olmadığı konusunda ısrar ediyordu.Tom insisted he was no killer.
Tom bunun öyle olmadığını söylüyor.Tom says this isn't the case.
Tom kendisinin hiç farklı olmadığını söyledi.Tom said he was no different.
Mary gebe olmadığını söyledi.Mary said she isn't pregnant.
Mary hamile olmadığını söyledi.Mary said she isn't pregnant.
Onun havai fişek olmadığını biliyordum.I knew it wasn't fireworks.
Onun ben olmadığımı biliyorsun.You know it wasn't me.
Bunun doğru olmadığını söyle, Tom.Say it isn't true, Tom.
Tom, raporu okumak için henüz zamanı olmadığını söylüyor.Tom says that he hasn't yet had time to read the report.
Tom burada olmadığı için şanslıyız.We're lucky Tom isn't here.
Tom bana fazla parası olmadığını söyledi.Tom told me he didn't have much money.
Pazartesi olmadığı için şanslıyız.We're lucky it's not Monday.
Hasta ve sapık olmadığımı hepimiz biliyoruz.We all know that I am not ill and pervert.
Herhangi bir şüpheniz olup olmadığını Tom'a sorun.Ask Tom if you have any doubts.
Tom burada olmadığı için kötü hissediyorum.I feel bad that Tom isn't here.
Tom Mary'ye seçeneği olmadığını söyledi.Tom told Mary she had no choice.
Tom'un orada olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom wasn't there.
Tom, Mary'ye seçeneğinin olmadığını söyledi.Tom told Mary he had no choice.
Tom bizimle burada olmadığı için şanslıyız.We're lucky Tom isn't here with us.
Herhangi bir hobiniz olmadığında hayat yalnız olabilir.When you don't have any hobbies life can be lonely.
Arkadaşım bana içinde iyi olup olmadığımı soran bir mektup yazdı.My friend wrote me a letter in which he asks if I am well.
Tom onun tam doğru olmadığını söyledi.Tom said that's just not true.
Onun konu ile ilgili olmadığını söylemeye nasıl cesaret edersin!How dare you say that's not relevant!
Tom'un onun hakkında ciddi olmadığını düşünüyorum.I imagine Tom isn't serious about that.
Şarkı söylemede iyi olmadığımı biliyorum.I know I'm not good at singing.
Tom'a pişirmede pek iyi olmadığımı söyledim.I told Tom that I wasn't very good at cooking.
Tom'un ehliyetinin olmadığını bilmiyordum.I didn't know Tom didn't have a driver's license.
Tom'un hiç kardeşi olmadığından oldukça eminim.I'm fairly certain that Tom doesn't have any siblings.
Bunun iyi bir fikir olmadığını biliyordum.I knew it wasn't a very good idea.
Ben çok iyi bir şarkıcı olmadığımı biliyorum.I know I'm not a very good singer.
Tom'un çok iyi bir şarkıcı olmadığını benim bildiğim kadar iyi biliyorsun.You know as well as I do that Tom isn't a very good singer.

İlgili Sayfalar