olmadığı ile cümle
olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Sonuçların aynı olmadığını vurgulamak önemlidir.It is important to stress that the consequences are not the same.
Tom'un neden orada olmadığını merak ediyorum.I wonder why Tom wasn't there.
İki gömlek arasında bir fark olup olmadığını bilmiyorum. Onlar benim için aynıdır.I don't know if there is a difference between the two shirts. They are identical for me.
Polis Tom'un silahlı olmadığını düşünüyor.The police say Tom wasn't armed.
Tom yaralı olmadığını söyledi.Tom said he wasn't injured.
Tom onun yeterli olmadığını söyledi.Tom said that wasn't enough.
O onun zengin olup olmadığını sordu.He asked whether he was rich.
Mars'ta hayat olmadığına inanılmaktadır.It is believed that there is no life on Mars.
Söyleyecek bir şeyin olmadığında sessiz kalmaktan utanma.Don't be ashamed of staying silent when you don't have anything to say.
İşinin kolay olmadığını biliyorum.I know that your work is not easy.
Senin işinin kolay olmadığını biliyoruz.I know that your work isn't easy.
Tom hiç düşmanı olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't have any enemies.
Tom Mary'nin nerede olduğu hususunda hiçbir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea where Mary is.
Tom evde kimsenin olmadığını düşündü.Tom thought nobody was home.
O, olmadığı biri gibi davranıyor.He's acting like someone he isn't.
Bu bizim hiç sahip olmadığımız bir şey.That's something we've never had.
Uzmanlar bunun mümkün olmadığını söylüyor.Experts say that's unlikely.
Onlar hiçbir şeyin imkansız olmadığını söylüyor.They say nothing is impossible.
Tom yanlış bir şey yapmadığını ve bunun onun hatası olmadığını söyledi.Tom said that he did nothing wrong and that it wasn't his fault.
Dağlarda kaplanlar olmadığında maymun kral olur.When there is no tigers in mountains, the monkey becomes the king.
O, onun zengin olup olmadığını sordu.He asked if she was rich.
O, bir taksiye ihtiyacım olup olmadığını sordu.She asked if I need a taxi.
O bana herkesin orada olup olmadığını sordu.He asked me if everyone was there.
Dışarı çıkmadan önce gazın kapalı olup olmadığımı kontrol etmeyi unutma.Before you go out remember to check the gas is turned off.
Tom bu filmin çok iyi olmadığını söyledi.Tom said this movie wasn't very good.
Herkes Tom'un burada mutlu olmadığını biliyor.Everyone knows Tom isn't happy here.
Tom hiç parası olmadığını söyledi.Tom said he had no money.
Tom bana burada mutlu olmadığını söyledi.Tom told me he wasn't happy here.
Orada olmadığıma yemin ederim.I swear I wasn't there.
Neden mutlu olmadığımı düşünüyorsun?Why do you think I'm not happy?
Mutlu olmadığımı sana ne düşündürüyor?What makes you think I'm not happy?
Bunu yapan kişinin Tom olmadığını biliyorum.I know Tom isn't the one who did this.
Ben seçeneğim olmadığını hissettim.I felt I had no choice.
Bunun mantıklı olup olmadığına bakalım.Let's see if this makes sense.
Artık barbarlık olmadığını umalım.Let's hope there's no more vandalism.
Bunu tekrar yapmak zorunda olmadığımızı umalım.Let's hope that we don't have to do this again.
Tom'un gerçekten yardımımıza ihtiyacı olup olmadığını bekleyelim ve görelim.Let's wait and see if Tom really needs our help.
Tom'a Mary'nin iyi olup olmadığını sordum.I asked Tom if Mary was OK.
Bu tür sıcak hava alışkın olmadığım bir şey.This kind of hot weather is something I'm not used to.
Onun bir sorun olmadığını düşünürdüm.I used to think it wasn't a problem.
Bunun önemli olmadığını düşünürdüm.I used to think it didn't matter.
Asla sahip olmadığım fırsatlara sahip olmanı istiyorum.I want you to have opportunities that I never had.
Tom'a hakkında endişe edecek bir şey olmadığını bildirmeni istiyorum.I want to let Tom know that there's nothing to worry about.
Onun doğru olup olmadığını görmek istedim.I wanted to see if that was true.
Bunun doğru olup olmadığını bana söyleyebilir misin?Can you tell me if this is true?
O herhangi bir şey için zamanı olmadığı hususunda her zaman şikayet ediyor.He's always complaining that he doesn't have time for anything.
Bunun o kadar kötü olmadığını umuyorum.I hope it isn't that bad.
Tom Mary'ye onu yapmasına gerek olmadığını söyledi.Tom told Mary that she didn't need to do that.
Ben hâlâ Tom'un kazanacağının mümkün olmadığını düşünüyorum.I still think it's unlikely that Tom will win.
Tom nasıl oy vereceği hakkında emin olmadığını söyledi.Tom said he was unsure of how to vote.
Şimdi bunun doğru olmadığını biliyorum.I now know this isn't true.
Haklı olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm right.
Onun doğru olmadığını Tom'a söyledim.I told Tom that wasn't true.
Çaresi olmadığını biliyorum.I know it can't be helped.
Ben sadece bunun doğru olmadığını umuyorum.I just hope it's not true.
Tom seçimi olmadığını söylüyor.Tom says he has no choice.
Orada olmadığıma sevindim.I'm glad I wasn't there.
Onun köpeğinin öldüğünü ona söylemek zorunda olan kişinin ben olmadığıma memnun oldum.I'm glad I wasn't the one who had to tell Tom that his dog died.
Ev ödevini yapmayan tek kişinin ben olmadığıma eminim.I bet I'm not the only one who didn't do his homework.
Bunun doğru olmadığını düşünen tek kişinin ben olmadığımı umuyorum.I hope I'm not the only one who thinks this is true.