olmadığı ile cümle
olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un neden burada olmadığını bana söyle.Tell me why Tom isn't here.
Ben bunun doğru olmadığını söyledim.I said that it wasn't true.
Ben suçlu olmadığımı savundum.I pleaded not guilty.
Tom bunun kendi hatası olmadığında ısrar etti.Tom insisted that this wasn't his fault.
Tom bunun ciddi olmadığını söyledi.Tom said it wasn't serious.
Tom endişeli olmadığını söyledi.Tom said he wasn't worried.
Tom ağrısı olmadığını söyledi.Tom said he wasn't in pain.
Tom onun komik olmadığını söyledi.Tom said it wasn't funny.
Tom müzik kulağı olmadığını söylüyor.Tom says he's tone deaf.
Tom emin olmadığını söyledi.Tom said he wasn't sure.
Bunun doğru olmadığını söyle.Say it isn't true.
Bir kadının gerçekten mutlu olup olmadığını söylemek zordur.It's hard to tell if a woman is really happy.
Ben onun bir alkol sorunu olmadığından eminim.I'm sure she doesn't have an alcohol problem.
Bir şeyin oldukça doğru olmadığını düşünüyorum.I think that something isn't quite right.
O, o taahhüt için hazır olmadığını hissetti.She felt she wasn't ready for that commitment.
Tom'un senin duygularını incitmek niyetinde olmadığından eminim.I'm sure that Tom didn't intend to hurt your feelings.
Tom sana hakaret etmek niyetinde olmadığını söyledi.Tom said that he hadn't intended to insult you.
Tom Mary'nin burada mutlu olmadığını söylüyor.Tom says that Mary isn't happy here.
Tom bunun eğlenceli olmadığını kabul ediyor.Tom acknowledges it's not fun.
Tom emin olmadığını kabul ediyor.Tom admits he wasn't sure.
Kolay olmadığına katılıyorum.I agree it's not easy.
Tom her zaman satın aldığı yiyeceklerde boya maddesi olup olmadığını kontrol eder.Tom always checks to verify that no dyes are in any food he buys.
O onun hamile olup olmadığını sorduğunda gaf yaptı.He committed a gaffe when he asked whether she was pregnant.
Mary'nin Tom için yeterince iyi olmadığını demek istemedim.We didn't mean to imply that Mary wasn't good enough for Tom.
Lütfen bana bunun doğru olmadığını söyle.Please tell me it's not true.
Şemsiyenizin olmadığını ne zaman farkettiniz?When did you notice that your umbrella was gone?
Şemsiyenin yanında olmadığını farkettiğinde neredeydin?Where were you when you realized that you didn't have your umbrella?
Şemsiyenizin yanınızda olmadığını farkettiğinizde neredeydiniz?Where were you when you realized that you didn't have your umbrella?
Tom, Mary'ye şimdiye kadar sahip olmadığı istikrarı verdi.Tom gave Mary the stability that she had never had.
Tom polise itiraf etmekten başka bir seçeneği olmadığını hissetti.Tom felt he had no other choice than to confess to police.
Tom Mary'ye evde olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was home.
İngilizcemin kadınsı olmadığını biliyorum.I know my English isn't feminine.
Bir banka ona ihtiyacın olmadığını kanıtlayabilirsen sana borç para verecek bir yerdir.A bank is a place that will lend you money, if you can prove that you don’t need it.
Ne yapmam gerektiğinden emin olmadığım için Tom'dan tavsiye istedim.I asked Tom for advice because I wasn't sure what I should do.
Doktor Tom'un hastanede kalmak zorunda olmadığını söyledi.The doctor said that Tom didn't have to stay in the hospital.
Tom sürücü ehliyeti olmadığını bana söylemedi.Tom didn't tell me that he didn't have a driver's license.
Tom istediği kadar zaman harcayabilir. Ona acele etmesine gerek olmadığını söyle.Tom can take his time. Tell him there's no need to hurry.
Tom'un bize hatalı olup olmadığımızı söyleyeceğinden oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom would tell us if we were wrong.
Tom onun orada olmadığını fark ettiğimi düşünmüyordu.Tom didn't think I'd notice that he wasn't there.
Tom'un bu hafta sonu çalışmak zorunda olmadığını umuyorum.I hope Tom doesn't have to work this weekend.
Tom'a çok yüksek sesle konuşmak zorunda olmadığını söyledim.I told Tom he didn't have to talk so loudly.
Tom söyleyecek bir şeyi olmadığını söyledi.Tom said he didn't have anything to say.
Mary'nin evde olup olmadığını Tom'a sor.Ask Tom whether Mary is at home or not.
Tom daha fazla zamana ihtiyacı olmadığını söyledi.Tom said he didn't need any more time.
Tom bir molaya ihtiyacı olmadığını söyledi.Tom said he didn't need a break.
Tom'un neden burada olmadığı belirsiz.It's unclear why Tom isn't here.
Bunun doğru olmadığını düşünüyorum.I think that this isn't correct.
Tom'a akşam yemeğinin hazır olup olmadığını sorum.I asked Tom if dinner was ready.
Tom bir planı olmadığını söyledi.Tom said he didn't have a plan.
Tom endişeli olmadığını söylüyorTom says he's not concerned.
Ben bunun yeterli olmadığını düşünürüm.I think this isn't enough.
Sürpriz olmadığı üzere, konu hakkında söyleyecek çok şeyi vardı.Unsurprisingly, he had a lot to say on the matter.
Niyetinin kötü olmadığını biliyorum.I know you meant well.
Tom aç olup olmadığımı sordu.Tom asked me whether I was hungry.
Gerçekten bir Noel baba olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there really is a Santa Claus.
Yaşamak için herhangi bir nedenim olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if I have any reason to live.
Hayatımın yaşamaya değer olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if my life is worth living.
Bunun doğru olup olmadığını bilmemiz gerekiyor.We need to know whether it's true or not.
Deliliniz olmadığı sürece bu konuşma hiç olmadı.So long as you have no proof, this conversation never happened.
İddiaların için bir kanıtın olmadığı sürece ben bu konuşmayı yapmıyorum.So long as you have no evidence for your assertions, I am not having this conversation.