olmadığı ile cümle

olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom senin Fransızcanın iyi olduğunu düşünüyor ama ben öyle olmadığını biliyorum.Tom thinks you're good at French, but I know you're not.
Benim için olmadığını fark ettim.I realized it wasn't for me.
Bana olmadığını fark ettim.I realized it wasn't for me.
Tom'un neden Mary'nin partisinde olmadığını merak ediyorum.I wonder why Tom wasn't at Mary's party.
Yarın buraya gelmesine gerek olmadığını zaten Tom'a söyledim.I've already told Tom that he doesn't need to come here tomorrow.
Çocuk suyun soğuk olup olmadığını görmek için ayak parmaklarını okyanusa daldırdı.The child dipped his toes into the ocean to see if the water was cold.
Olmadığım birisi gibi davranmak istemiyorum.I don't want to pretend I'm someone I'm not.
Tom ihtiyacı olan her şeyi satın almak için yeterli parasını olmadığını biliyor.Tom knows he doesn't have enough money to buy everything he needs.
Tom acelesi olmadığını söyledi.Tom said he wasn't in a hurry.
Onun iç yarası olmadığından emin olmak için doktor Tom'u muayene etti.The doctor examined Tom to make sure he had no internal injuries.
Sanırım daha fazla burada kalmamıza gerek olmadığını düşünüyorum.I think we don't need to stay here any longer.
Yeterince can kurtaran sandalı olmadığı için birçok kişi öldü.Many people died because there weren't enough lifeboats on the ship.
Neden toplantıda olmadığını bilmek istiyorum.I want to know why you weren't at the meeting.
Bu sabah neden toplantıda olmadığını bilmek istiyorum.I want to know why you weren't at the meeting this morning.
Tom kazanma şansı olmadığını biliyor.Tom knows he has no chance of winning.
Bunun gerçek olmadığından emin misin?Are you sure that this isn't true?
Tom'un evde olmadığını bilmiyordum.I didn't know that Tom wasn't at home.
Tom Mary'nin planının iyi olmadığını düşündü.Tom thought Mary's plan wasn't any good.
Bu biftek az pişmiş görünüyor. Yeterince pişmiş olup olmadığını merak ediyorum.This steak seems rare. I wonder if it was cooked long enough.
Daha fazla destek olmadığım için üzgünüm.I'm sorry for not being more supportive.
Bana ihtiyacın olduğunda daha fazla destek olmadığım için üzgünüm.I'm sorry for not being more supportive when you needed me to be.
Dün burada olmadığın doğru mu?Is it true that you weren't here yesterday?
Yeterince açık olmadığımı düşünüyorum.I think that I wasn't clear enough.
İyi bir seviyede olmadığımın farkındayım; bu yüzden, daha fazla pratik yapmam gerekiyor.I'm aware I'm not at a good level; therefore, I need to practice more.
O bana aç olmadığını söyledi.Tom told me he wasn't hungry.
Tom bana meşgul olmadığını söyledi.Tom told me he wasn't busy.
Gaz musluğunun kapalı olup olmadığını kontrol edin.Check if the gas tap is closed.
Onun yirmi kız arkadaşının olup olmadığı umurumda değil.I don't care if he has twenty girlfriends.
Onun benden daha genç ya da daha yaşlı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether he's younger or older than me.
Tom onun hakkında yapabileceği çok şey olmadığını biliyor.Tom knows there isn't much he can do about it.
Tom onun hakkında yapabileceği çok şey olmadığını biliyordu.Tom knew there wasn't much he could do about it.
Onun gerçekten orada olup olmadığını soruyorum.I question whether he is actually there.
Tom yardım etmek için yapabileceği bir şey olup olmadığını sormak için aradı.Tom called to ask if there was anything he could do to help.
Tom yardıma ihtiyacımız olup olmadığını sormak için aradı.Tom called to ask if we needed any help.
Tom'un şu anda gerçekten Boston'da olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is actually in Boston right now.
Ay gökyüzünde olmadığı zaman nereye gider?Where does the moon go when it's not in the sky?
Tom iyi bir baba olmadığının farkında ve telafi etmeye çalışıyor.Tom is aware that he hasn't been a good father and is trying to make amends.
Tom telafi etmek için çok geç olmadığını söylüyor.Tom says it's not too late to make amends.
Sadece başının belada olup olmadığını bilmek istiyordum.I just wanted to know if you were in trouble.
Sistem, klasörü silmem için gerekli izinlere sahip olmadığımı söylüyor.The system says I do not have the necessary permissions to delete the folder.
Antep fıstığı veya yer fıstığına alerjin olup olmadığını hatırlayamıyorum.I can't remember if you are allergic to peanuts or pistachios.
Dünyanın yusyuvarlak olmadığını biliyor muydun?Did you know that the Earth is not perfectly round?
Onun olmadığını sana anlatabilirim.I can tell you that it didn't happen.
Bunun doğru olmadığı doğru mudur?Is it true that this is not true?
Onun doğru olmadığı doğru mu?It's true that it's not true?
Tuzak olmadığını nasıl bilirsin?How do you know it's not a trap?
Tuzak olmadığını nasıl biliyorsun?How do you know it's not a trap?
Onun iyi olup olmadığını Tom'a sorsan iyi olur.You'd better ask Tom if that's OK.
Tom bana bir planım olup olmadığını sordu.Tom asked me if I had a plan.
Tom'un önümüzdeki hafta sonu için planları olmadığına eminim.I'm pretty sure that Tom doesn't have plans for next weekend.
Ben o jüride olmak zorunda olmadığıma sevindim.I'm glad I don't have to be on that jury.
İnsanlar benim Kanadalı olmadığımı nasıl bildi?How did people know I wasn't Canadian?
Bu planın gerçekçi olmadığını düşünüyor musun?Do you think this plan is unrealistic?
Tom bir şoföre ihtiyacı olmadığını söyledi.Tom said he doesn't need a chauffeur.
Tom bir seçeneği olmadığını söyledi.Tom said he didn't have a choice.
Ciddi olmadığını umuyorum.I hope that you aren't serious.
Yaralı olmadığına memnun oldum.I'm glad you weren't hurt.
Tom bana daha sonra aslında evli olmadığını söyledi.Tom told me later that he wasn't really married.
Tom'un bugün okulda olmadığının farkında değildim.I wasn't aware that Tom wasn't at school today.
Arkadaş çevremde olmadığına sevindim.I'm glad you're not in my circle of friends.

İlgili Sayfalar