olmadığı ile cümle
olmadığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom bana dün neden burada olmadığını söylemedi.Tom wouldn't tell me why he wasn't here yesterday.
Mary evde olmadığı zaman Tom sadece gayda çalar.Tom only plays the bagpipes when Mary isn't at home.
O, ortağının rüşvetçi bir polis olduğuna dair hiçbir fikri olmadığını söyledi.He said that he had no idea that his partner was a corrupt cop.
Dan, Linda'nın bir uyuşturucu bağımlısı olmadığına tanıklık etti.Dan testified that Linda wasn't a drug addict.
İrlandacanın zor bir dil olmadığını düşünüyorum.I think that Irish is not a difficult language.
Tom işinin topluma yararlı olmadığını hissediyor.Tom feels that his work is not useful to society.
Giyecek bir şeyin olmadığını nasıl söylersin? Dolabın giysi dolu.How can you say that you have nothing to wear? Your closet is full of clothes.
Ben havamda olmadığım zaman, arkadaşım sürekli şaka yapar.My friend always jokes when I am not in the right mood.
Endişelendiğim en önemli şey endişeli olmadığımdır.The main thing I'm worried about is that I'm not worried.
Sadece o kadının beyaz olmadığını biliyorsun.You know that woman is not just Caucasian.
Sadece beyaz olmadığı için onun garip olduğunu düşünüyorsun.You think that she is strange because she is not just Caucasian.
Senin için yapabileceğim başka bir şey olmadığından emin misin?Are you sure there's nothing else I can do for you?
Tom'a dün neden burada olmadığını sordun mu?Did you ask Tom why he wasn't here yesterday?
Bu suyu içmenin doğru olup olmadığından emin misin?Are you sure it's OK to drink this water?
Bunun doğru olmadığını mı söylüyorsun?Are you saying that's not true?
Bunun doğru olup olmadığını biz bile bilmiyoruz.We don't even know if it's true.
Konuşacak başka biri olmadığı zaman sadece Tom'la konuştum.I only talked to Tom when there was no one else to talk to.
Bunu yapmak için başka yol olmadığından emin misin?Are you sure there's no other way to do this?
Orada hiç kimse olmadığından emin misin?Are you sure there's nobody out there?
Tom hırsızlıkla ilgisi olmadığını söyledi.Tom said that he had nothing to do with the theft.
Bu çorbada et olmadığından emin misin?Are you sure there's no meat in this soup?
Git ve Tom'un odasında olup olmadığına bak.Go and see if Tom is in his room.
Tom'un hazır olup olmadığını göreyim.Let me see if Tom is ready.
Bunun zehir olmadığından emin misin?Are you sure this isn't poison?
Git ve Tom'un ofiste olup olmadığına bak.Go and see if Tom is in his office.
Neden olmadığını sormamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I ask why not?
Bir tür yanlış anlaşılma olmadığından emin misin?Are you sure there wasn't some kind of misunderstanding?
Tom üzerimde hiç nakit olup olmadığını sordu.Tom asked me if I had any cash on me.
Neden bilmeme gerek olmadığını düşündün mü?Why did you think I didn't need to know?
Tom'un onu yapma sebebinin o olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure that's not why Tom did it.
Tom onun hakkında yapabileceği bir şey olmadığını biliyordu.Tom knew there was nothing he could do about it.
Aç olmadığından emin misin?Are you sure you're not hungry?
Mizah duygumun olmadığını mı söylüyorsun?Are you saying I have no sense of humor?
Tom'un evde olup olmadığını biliyor musun?Do you know whether or not Tom is at home?
Tom yardımımıza ihtiyacı olmadığını söyledi.Tom said he didn't need our help.
Yardımıma ihtiyacın olmadığından emin misin?Are you sure you don't need my help?
Herhangi bir yardıma ihtiyacın olmadığından emin misin?Are you sure you don't need any help?
Tom'un gitmek için hazır olup olmadığına bakayım.Let me see if Tom is ready to go.
Tom benim sahip olmadığım neye sahip?What's Tom got that I haven't got?
Bunun sahte olmadığından nasıl bu kadar eminsin?What makes you so sure it's not a fake?
Bunun sahte olmadığına nasıl bu kadar emin oluyorsun?What makes you so sure it's not a fake?
Bunun sadece bir rüya olmadığından emin misin?Are you sure it wasn't just a dream?
Tom ne yapacağından emin olmadığını söyledi.Tom said he wasn't sure what to do.
Tom Mary'nin onun yapmasını istediği şeyden emin olmadığını söyledi.Tom said he wasn't sure what Mary wanted him to do.
Tom Mary'nin yapmak istediği şeyden emin olmadığını söyledi.Tom said he wasn't sure what Mary wanted to do.
Neden bana Tom'un Kanadalı olmadığını söylemedin?Why didn't you tell me Tom wasn't Canadian?
Aksi yönde olmadığından emin misin?Are you sure it's not the other way around?
Bir randevuya ihtiyacımız olmadığına emin misin?Are you sure we don't need an appointment?
Sırf hayaletleri göremiyorsun diye, bu onların var olmadığı anlamına gelmez.Just because you can't see ghosts, it doesn't mean that they're not there.
Tom neden Mary'nin olmadığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary was absent.
Artık onu yapmak zorunda olmadığıma memnunum.I'm glad I don't have to do that anymore.
Tom, doğru ebatta alyan anahtarı olmadığı için karyolanın montajını yapamadı.Tom couldn't assemble the bed because he didn't have the right sized Allen key.
Tom'un o işle bir alakasının olmadığını biliyorum.I know Tom had nothing to do with that.
Onu yapmak zorunda olmadığıma memnunum.I'm glad I didn't have to do that.
Sana hiç güvenilir biri olmadığını söyleyen olmuş muydu?Has anyone ever told you you've got serious trust issues?
Seçeneğimin olmadığını biliyorsun, değil mi?You know I have no choice, don't you?
Ona oral seks teklif ettim ama o havasında olmadığını söyledi.I offered him a blowjob, but he said that he wasn't in the mood.
Hiçbir şeye ihtiyacın olmadığına emin misin?Are you sure you really don't need anything?
Tom, ödünç alabileceği bir kravatım olup olmadığını sordu.Tom asked me if I had a black tie he could borrow.
Tom, Boston hakkında fazla bilgisi olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't know much about Boston.