olma ile cümle
olma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un o aylıkla çalışmayı kabul edecek olması çok zayıf bir olasılıktır.It's very unlikely that Tom will agree to work for that salary.
Tom'un üniversiteden mezun olmadığı ortaya çıktı.It turns out that Tom never graduated from college.
Tom'un şimdiye kadar burada olmaması tuhaf değil mi?Isn't it strange that Tom isn't here by now?
Keşke Tom'un söylediğini dinleseydim, başım bu tür bir belada olmazdı.If only I'd listened to what Tom said, I wouldn't be in this kind of trouble.
Tom'la sorunlarım olmadı.I've had no problems with Tom.
İstediği tabloyu Tom'a almak için yeterli paramız olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if we'll have enough money to buy Tom the painting he wanted.
Ben sadece Tom'un muhtemelen hala okulda olup olmadığını merak ediyordum.I was just wondering if Tom could possibly still be at school.
Sadece yangını çıkaran kişinin belki Tom olup olmadığını merak ediyordum.I was just wondering if maybe Tom was the one who started the fire.
Sanırım Tom sınavda başarısız olmayacak.I think Tom won't fail the examination.
Tom'un asla ünlü olmayacağını düşünüyorum.I think Tom will never become famous.
Tom'un seçilmesinin olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that Tom will get elected.
Tom'un tutuklanmasının pek ihtimali olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that Tom will be arrested.
Tom'un şu anda Boston'da olmadığını duyuyorum.I hear that Tom isn't in Boston now.
Tom'un bekar olup olmadığından şüpheliyim.I doubt if Tom is single.
Tom'un bir yerli konuşmacı olmadığını nereden biliyorsun?How do you know that Tom isn't a native speaker?
Tom gözlerinde hala gözyaşı olmasına rağmen gülmeye başladı.Even though Tom still had tears in his eyes, he began to smile.
Tom sadece on altı yaşında olmasına rağmen yirminin üzerinde gibi görünüyor.Even though Tom is only sixteen, he looks like he's over twenty.
Tom'un ehliyeti olmadığını biliyor muydun?Did you know that Tom doesn't have a driver's license?
Tom ünlü olmadan önce, o ortaokul resim öğretmeniydi.Before Tom became famous, he was a junior high school art teacher.
Kazadan önce, Tom profesyonel bir tenis oyuncusu olmayı umuyordu.Before the crash, Tom had been hoping to become a professional tennis player.
Tom'un yardımı olmasaydı, Mary başarısız olurdu.Without Tom's help, Mary would have failed.
Tom'un tavsiyesi olmasaydı, Mary başarısız olurdu.Without Tom's advice, Mary would have failed.
Tom olmasa, Mary'nin başvuracağı kimsesi olmaz.Without Tom, Mary would have no one to turn to.
Tom Mary'nin desteği olmadan yönetemezdi.Tom wouldn't have been able to manage without Mary's support.
Tom Mary ile yaşamaktan mutlu olmazdı.Tom wouldn't be happy living with Mary.
Tom Mary'nin söylediğinin doğru olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if what Mary said was true.
Tom Mary ile olmak istiyor.Tom wants to be with Mary.
Tom Mary'nin güvende olmasını istiyor.Tom wants Mary to be safe.
Tom onun konserinden sonra Mary ile tokalaşan ilk kişi olmak istedi.Tom wanted to be the first to shake hands with Mary after her concert.
Tom Mary'ye yardımcı olmak için gönüllü oldu.Tom volunteered to help Mary.
Tom Mary ile olmaktan zevk alırdı.Tom used to enjoy being with Mary.
Tom Mary'nin yardımı olmadan kitaplığı taşımaya çalıştı.Tom tried moving the bookcase without Mary's help.
Tom Mary'ye geç kalmadığından emin olmasını söyledi.Tom told Mary to make sure that she wasn't late.
Tom Mary'ye sessiz olmasını söyledi.Tom told Mary to be quiet.
Tom Mary'ye daha dikkatli olmasını söyledi.Tom told Mary to be more careful.
Tom Mary'ye 2.30'a kadar evde olmasını söyledi.Tom told Mary to be home by 2:30.
Tom Mary'den borç istemeyecek kadar akıllı olmalı.Tom should know better than to ask Mary for a loan.
Tom, Mary çalışırken rahatsız etmemek için daha dikkatli olmalıdır.Tom should be more careful not to bother Mary while she's working.
Tom Mary'yi hafife almamak için daha dikkatli olmalıdır.Tom should be careful not to underestimate Mary.
Tom Mary'ye okul giderlerini ödemesine yardımcı olmak için para gönderdi.Tom sent money to Mary to help her pay for school expenses.
Tom Boston'u ziyaret ettiğinde Mary'yi görmüş olmalı.Tom must have seen Mary when he visited Boston.
Tom bu öğleden sonra Mary'yi görmüş olmalı.Tom must have seen Mary this afternoon.
Tom Mary'nin babası olmalı.Tom must be Mary's father.
Tom Mary'nin erkek kardeşi olmalı.Tom must be Mary's brother.
Tom Mary'nin erkek arkadaşı olmalı.Tom must be Mary's boyfriend.
Tom Mary'ye kızgın olmalı.Tom must be furious with Mary.
Tom söylediğinden dolayı Mary'ye kızgın olmalı.Tom must be angry with Mary for what she did.
Tom karısı Mary ile birlikte Boston'dan çok uzakta olmayan bir çiftlikte yaşıyor.Tom lives on a farm with his wife, Mary, not too far from Boston.
Tom Mary'nin çalışmasından memnun olmaktan uzaktır.Tom is far from satisfied with Mary's work.
Tom Mary'ye hakaret etti. Bunun sebebi çok üzgün olmasıdır.Tom insulted Mary. That's why she's so upset.
Tom'un Mary'ye fikrini söyleyecek fırsatı olmadı.Tom had no chance to tell Mary his opinion.
Tom, Mary'ye çalıştığı yerden çok uzak olmayan bir daire buldu.Tom found Mary an apartment not too far from where she works.
Tom Mary'nin dürüst olup olmadığından emin değil.Tom doubts whether Mary is honest.
Tom Mary'nin bugün niçin burada olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary isn't here today.
Tom Mary'nin söylediği şeyin doğru olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether what Mary says is true or not.
Tom Mary'nin mutlu olup olmadığını bilmiyor.Tom doesn't know whether Mary is happy or not.
Tom Mary'ye yardımcı olmak için evde kalmak zorunda değil.Tom doesn't have to stay home to help Mary.
Tom Mary'ye yardımcı olmak için bile çalışmaz.Tom doesn't even try to help Mary.
Tom Mary'nin emin ellerde olup olmadığını bilmiyordu.Tom didn't know whether Mary was safe or not.
Tom Mary'ye yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to help Mary.