Kozalak ise 26 ayda olgunlaşmaktadır.Như thế quận Hóc Môn còn 26 xã.
Her iki olayda da üç evre görülür ; çoğalma, büyüme ve olgunlaşma.又三づゝ引時、二つ残ると云時に、此半(は)ばかりを聞(きき)て惣数を知る。
Olgunlaşmayı temsil eder.飯富庄を設立。
Ancak dayanıklı, iri ve erken olgunlaşması nedeniyle tercih edilir.ごく初期の一部を除いて陵辱物で統一されていることである。
Olgunlaşmadan meyveleri yenmez.また果実は熟しても裂開しない。
Göreceli olarak daha olgunlaşmamışken daha yumuşaktır.「わたしより小柄なのに信じられないくらい速く走るのです。
Ancak dayanıklı, iri ve erken olgunlaşması nedeniyle tercih edilir.故即位之初,不遑寧處,揚威朔裔,掃定赫連。
Hastalar, sosyal ortamlarda sıkıntı duyduklarından pasif, olgunlaşmamış, asosyal tipte görülebilirler.患者可能會抱怨,他們眼中看到的事物缺乏生動性和感情性色彩。
Olgunlaşma, mayoz bölünmeden ibarettir.纵弛不绳,犹曰无人。
Kökte olgunlaşmak, yanmak gibi anlamları vardır.협소한 지형이 마치 불꽃 모양이다.
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.이른 봄에 나는 새순에 영양이 풍부하므로 새싹을 더 좋아한다.
Alyuvarların olgunlaşmasında da gereklidir.후각은 연어의 귀소에도 필수적이다.
Bu nedenle yeni tankların, içine balık konmadan önce "olgunlaşması" gerekir.לכן, מיכלים חדשים צריך להתבסס לפני שמתחילים לאכלס אותם עם דגים.
Ancak çevresel koşullar, olgunlaşmayı hızlandırabilir ya da yavaşlatabilir.Политиката съответно може да ускори или напротив, да забави развитието на дадено общество.
Buna en iyi örnek Madonna’nın “olgunlaşma çağından” olan albümü “Ray of Light 1998” dir.„The Power of Good-Bye“ е името на песен на Мадона от албума „Ray of Light“ от 1998.
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.Пред възрастните насекоми предпочита техните яйца.
Krema olgunlaşması için yaklaşık 20 saat bekletildikten sonra Tereyağı makinelerine aktarılır.Nakon 20 dana, gusjenice izrastu te su spremne za metarmofozu.
Penis ergenlikte olgunlaşmaya başlar.Evolucija primatâ počinje u kasnoj kredi.
Özellikle olgunlaşmamış meyveler zararlı etkilerinin önlemesi için pişirilerek yenmektedir.Utični utor se koristi prvenstveno da se onemogući neovlašteno odvijanje vijaka.
Temmuz ayı ortalarında olgunlaşmaya başlayan meyveleri, kirazdan biraz basıkçadır.Na začiatku júla sa začala siať tráva, zakorenenie trávy trvá trochu dlhšie, ako pri položenom koberci.
Meyve olgunlaşmasını sağlar.Zapríčiňuje hnilobu plodov.
Olgunlaşmaları 2-3 yıl alır.Vývin trvá 2 – 3 roky.
Olgunlaşmadan meyveleri yenmez.Sadež ni užiten.
Meyvelerinin olgunlaşması 3 ila 6 ayı bulabilir.Čaj lahko prelijemo od trikrat do šestkrat.
Olgunlaşma, öğrenmenin ön koşuludur.Inteligentnost je torej pogoj za učenje.
Gelişme, olgunlaşma ve öğrenme etkileşimlerinin bir ürünüdür.2) Areng on õppimise tagajärg.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Ascultă, înţeleg că eşti handicapat de o imaturitate naturală, şi te iert.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Capisco che la tua immaturitā sia un handicap e ti perdono.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Con vẫn biết bố là 1 ông bố trẻ con...và con không giận bố...
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Ik snap best dat je onvolwassen bent. Dat geeft niet.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Jag vet att du är handikappad av din omognad och förlåter dig.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Jeg ved godt, du er hæmmet af din umodenhed, men jeg tilgiver dig.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Megértem, hogy érzelmileg éretlen vagy. Nem tehetsz róla.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Mira, entiendo que te incapacite una inmadurez natural. Te perdono.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Odkar je mama šla. Pojdi. Razumem te.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.- Pilih saja ? Aku tahu kelemahanmu adalah tidak matang, dan aku memaafkanmu.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Sei que estás em desvantagem devido a uma imaturidade natural. Eu perdoo-te.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Słuchaj, rozumiem, że jesteś dotknięty wrodzoną niedojrzałością i wybaczam ci to.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Such dir was aus. Du Kindskopf kommst da schwer mit. Soweit verzeihe ich dir.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Tiedän, että olet epäkypsä etkä voi sille mitään. Saat sen anteeksi.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Ton immaturité naturelle t'handicape. Je te pardonne.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Vyber si. Vím, je to hrůza, když jsi dítě. Odpouštím ti.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Καταλαβαίνω ότι πάσχεις από φυσική ανωριμότητα.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Разбирам, пречи ти вродената незрялост. Прощавам ти.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Разбирам, пречи ти вродената незрялост. Прощавам ти.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.,אמרתי לה איך להשתמש בזה .לא הראיתי לה
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.أنظر أعرف بأنك مريض بعدم النضج الطبيعى وأسامحك على هذا
Bir fikir 2, 3 veya bazen 10 ya da 20 yıl olgunlaşmadan başarılı veya kullanışlı olamayabilir.عادة ما تستهلك من عام إلى عامين وفي بعض الاحيان تحتاج اكثر من 20 عام لكي تصبح كذلك
Bu bir olgunlaşma süreci ve bizler yavaşça gelişiyoruz.Un processo di maturazione e ci stiamo evolvendo lentamente.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Aceasta este o prima parte a tranzitiei noastre spre varsta adulta.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,C'est une partie de la transition vers l"âge adulte.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Den andra delen är den svåra prövningen i mognadsfasen, när den gamla världen faller samman
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Essa é uma parte da transição para a maioridade.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Inną cześcią jest nadchodzący czas ciężkiej próby, kiedy stary świat się rozpada i rodzi się nowy.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Takže se postupně zamilováváme do Země. To je jedna část naší proměny v dospělé.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Toinen osa on tulossa koettelemusten aikakautena, kun vanha maailma hajoaa käsiin,
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,We raken verliefd op onze aarde, dat is een deel van onze transitie naar volwassenheid.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı, yeni dünyanın doğduğu.Der andere Aspekt ist die Feuerprobe, wenn die alte Welt auseinander bricht und eine neue Welt geboren wird.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,Това е част от преминаването ни в зрялост.
Diğer kısmı da olgunlaşma çilesi, eski dünyanın yıkıldığı,古い世界は解体し、 新しい世界が生まれるのです。