Bu koşullar da toplumsal değişim taleplerinin olgunlaşmasına yol açmıştır.Mit dieser Kritik war zugleich der Anspruch verbunden, die gesellschaftlichen Verhältnisse zu verändern.
Osteosit, osteoblast hücrelerinin olgunlaşması sonucunda oluşur.Dadurch bedingt Osteocalcin das Überleben männlicher Keimzellen.
Köylü, bu üzümlerin neden olgunlaşmadığını bir türlü anlamıyormuş.Marie versteht nicht, warum die Güter so ungerecht verteilt sind.
Her yağmurlu dönemin ardından çiçek açar ve meyvelerinin olgunlaşması için yaklaşık 9 ay gerekir.Florece irregularmente, y todas las flores tardan en cuajar hasta 11 meses y producen granos ovales.
Olgunlaşmadan önce yeşil olan meyveleri, olgunlaştığında erguvani renge dönüşür ve yenilebilir.La frutas se cosechan cuando aún están verdes, antes de que se endurezca su piel.
Mercimek yetişme döneminde yağış, olgunlaşma döneminde ise sıcak ve kuru bir hava ister.Para que los bulbos maduren totalmente es imprescindible, luego de la floración, un período cálido y seco.
Sanırım Tom olgunlaşmamış.Penso che Tom sia immaturo.
Buna en iyi örnek Madonna’nın “olgunlaşma çağından” olan albümü “Ray of Light 1998” dir.Noto per aver prodotto l'album Ray of Light (1998) di Madonna.
Bu koşullar da toplumsal değişim taleplerinin olgunlaşmasına yol açmıştır.Tutto ciò avviene anche per l'influenza delle mutate condizioni sociali dell'Europa.
Çiçeklenme ve tohumların olgunlaşması Temmuz-Ağustos aylarında gerçekleşir.La fioritura e la formazione dei frutti avvengono alla fine del mese di ottobre.
Bu elma henüz olgunlaşmamış.Яблоко ещё не спелое.
Olgunlaşmadan meyveleri yenmez.Плоды не раскрываются.
Genç kuşların olgunlaşması 4 yılı alır.Половая зрелость у молодых птиц наступает через 4 года.
Vintage şarapları ise en az 20 sene fıçıda olgunlaşmak zorundadır.Выдержки вин проходит в дубовых бочках не менее чем 18 месяцев.
Üreme Tohumları olgunlaşır olgunlaşmaz ekilir.Семена прорастают без предпосевной подготовки.
Fotoelektrik teorisinin eksiksiz bir tanımı kuantum mekaniğinin olgunlaşmasından sonra gerçekleşmiştir.Полная картина фотоэффекта была получена только после достижения полного развития квантовой механики.
Temmuz ayı ortalarında olgunlaşmaya başlayan meyveleri, kirazdan biraz basıkçadır.Весной начинают кормиться на молодых листьях, ближе к точке роста.
Tohumların olgunlaşma süreleri 1-3 yıl arasındadır.As renovações destas licenças são dentre 1 e 4 anos.
Kozalak ise 26 ayda olgunlaşmaktadır.O carrilhão é composto por 26 sinos.
Dişi kozalakların olgunlaşma süreleri çoğunlukla bir yıl; bazılarında 2-3 yıldır.O ciclo de vida dos elaterídeos é longo: dois ou mais anos.
Olgunlaşma ve öğrenme olmadan gelişim sağlanamaz.Ecodesenvolvimento : crescer sem destruir.
Kozalak ise 26 ayda olgunlaşmaktadır.De kegels doen er 26 maand over om te volgroeien.
Üreme Tohumları olgunlaşır olgunlaşmaz ekilir.De zaden kunnen zich zonder bevruchting ontwikkelen.
Her yağmurlu dönemin ardından çiçek açar ve meyvelerinin olgunlaşması için yaklaşık 9 ay gerekir.Negen maanden na het planten gaat de plant bloeien en drie maanden later zijn de vruchten plukrijp.
Bu lezyonlar, yumurtalığın çalışmasını ve özellikle yumurtanın olgunlaşmasını kötü yönde etkiler.De eieren en met name de ontwikkeling van de embryo's zijn hierdoor goed te bestuderen.
Ayrıca telitromisin olgunlaşmamış 50S ve 30S ribozomal alt birimlerin birleşmesini inhibe eder.Uniemożliwia on łączenie jednostek 30S i 50S rybosomów.
Vintage şarapları ise en az 20 sene fıçıda olgunlaşmak zorundadır.Wina czerwone muszą być starzone w beczkach przynajmniej 18 miesięcy.
Çevresindeki dünyanın daha çok farkına varmaya ve bir şair olarak olgunlaşmaya başladı.Sam otaczający człowieka świat miał się zmienić w poemat.
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.W przypadku gór mornele preferują płaskowyże z krótką roślinnością.
Bu koşullar da toplumsal değişim taleplerinin olgunlaşmasına yol açmıştır.Konflikt zwiększa zdolności adaptacyjne danego systemu społecznego.
Nisanın 3. haftasında ürünün olgunlaşması ile hasat edilmeye başlanır.W trzecim tygodniu życia zaczynają jeść normalne pożywienie.
Olgunlaşma, öğrenmenin ön koşuludur.Rozwój zawsze wyprzedza nauczanie.
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.Under tider med mogna frukter föredrar apan frukter.
Nisanın 3. haftasında ürünün olgunlaşması ile hasat edilmeye başlanır.I mitten av den tredje dagen börjar honan dra in fodringsmaterial.
Dişi kozalakların olgunlaşma süreleri çoğunlukla bir yıl; bazılarında 2-3 yıldır.Статева зрілість у самців настає у 1 рік, у самиць — на 2-3 рік.
Kozalak ise 26 ayda olgunlaşmaktadır.Статева зрілість досягається приблизно в 26 місяців.
Bu elma henüz olgunlaşmamış.Яблуко ще не стигле.
Ancak dayanıklı, iri ve erken olgunlaşması nedeniyle tercih edilir.Z počátku spojovala pouze Žalý (Krkonoše) a Horní Mísečky.
Fotoelektrik teorisinin eksiksiz bir tanımı kuantum mekaniğinin olgunlaşmasından sonra gerçekleşmiştir.Fotoelektrický jev mohl být úplně vysvětlený až po dozrání kvantové mechaniky.
Bu hem fiziksel hem de psikolojik şartların olgunlaşmasına bağlanmıştır.Trebuie să fie pregătiți sa treacă unele provocări fizice cât și psihice.
Her iki olayda da üç evre görülür ; çoğalma, büyüme ve olgunlaşma.SU(2) esetén hármat, SU(3) esetén nyolcat, általában SU(n) esetén n²-1-et.
Genç kuşların olgunlaşması 4 yılı alır.A fiatal madár négyéves korára lesz ivarérett.
Fotoelektrik teorisinin eksiksiz bir tanımı kuantum mekaniğinin olgunlaşmasından sonra gerçekleşmiştir.A fényelektromos jelenségről teljes képet csak a kvantummechanika kidolgozása után kaptunk.
Osteosit, osteoblast hücrelerinin olgunlaşması sonucunda oluşur.Az osteoporosis kialakulása a test öregedésének a következménye.
Retikülositoz, retikülositlerin (olgunlaşmamış alyuvarlar) artışı durumuna verilen isimdir.A Tiktaalik név a menyhal (Lota lota) Inuktitut neve.
Vintage şarapları ise en az 20 sene fıçıda olgunlaşmak zorundadır.A jó évjáratú borokat akár több mint 10 évig is tárolhatják a pincékben.
Olgunlaşmayı temsil eder.A termékenységet jelképezi.
Vintage şarapları ise en az 20 sene fıçıda olgunlaşmak zorundadır.Vuosikertaviinejä on kypsytetty tammitynnyreissä vähintään 20 vuotta.
Sucul böceklerdir ve olgunlaşma süreleri tatlısularda bir yıl sürer.Σε παιδιά και εφήβους η διάρκεια πρέπει να είναι τουλάχιστον ένας χρόνος.
Olgunlaşmamış, salamura edilmiş veya pişirilmiş meyve tüketilebilir.Frugterne kan være tørre (kapsler) eller saftige (bær).
Çünkü olgunlaşma döneminde böcekler incir meyvelerini tercih etmektedir.På grund af dronelarvernes længere vækstperiode foretrækker miderne droneyngel.
Olgunlaşmadan önce yeşil olan meyveleri, olgunlaştığında erguvani renge dönüşür ve yenilebilir.Først er de lysegrønne, men snart bliver de rødbrune og forveddede (omtrent som det sker med hindbær).
Arabica'nın tersine düzensiz olarak çiçek açar ve meyvelerinin olgunlaşması için yaklaşık 10-11 ay gerekir.Den blomstrer uregelmessig og det tar rundt 10–11 måneder før frukten blir moden.
Dişi kozalakların olgunlaşma süreleri çoğunlukla bir yıl; bazılarında 2-3 yıldır.Mange arter foretar bare én jakt i løpet av dagen (eller natten); enkelte foretar to eller tre.
Özellikle I. Charles ‘ın (1625-42) hükümdarlığı sırasında, İngiliz rönesans draması son olgunlaşmasını yaşadı.Særlig under Karl I (1625 – 1642) kulminerte og forvitret det engelske renessanseteateret.
Neoteni, olgunlaşma süresinin yavaşlaması sonucu büyümenin daha uzun zaman almasıdır.Ulempen er da at skanningen i seg selv tar lengre tid.
Olgunlaşmayı temsil eder.Det motvirker gjengroing.
İklimi karşısında, çiftçiler çabuk olgunlaşmakta olan ve donmaya dayanıklı çeşit bitkileri yetiştirirler.Oleh karena itu, para petani mengandalkan pada tanaman yang bisa dipanen cepat dan tahan suhu beku.
Kozalaklar ilk yılda olgunlaşmamıştır ve 1-2 yıldan daha fazla kalır.Bộ ba có thể không xuất hiện đầy đủ cho đến 1-2 năm sau cơn đầu tiên.
Alyuvarların olgunlaşmasında da gereklidir.Nó cũng thích hợp cho các chất đàn hồi.