On yaşımdan beri, çünkü senden daha olgunum, Harry.De când am făcut 10 ani şi am devenit mai matură ca tine.
On yaşımdan beri, çünkü senden daha olgunum, Harry.Desde os meus 1O anos, quando fiquei mais velha do que tu.
On yaşımdan beri, çünkü senden daha olgunum, Harry.Desde que maduré más que tú, a los 10 años.
On yaşımdan beri, çünkü senden daha olgunum, Harry.-Miksi ei? -Kun täytin 10, olin jo sinua vanhempi.
On yaşımdan beri, çünkü senden daha olgunum, Harry.- När jag fyllde tio... ...och blev äldre än du...
On yaşımdan beri, çünkü senden daha olgunum, Harry.- Nein! Seit ich zehn bin und damit älter als du.
On yaşımdan beri, çünkü senden daha olgunum, Harry.-Odkdy? -Co jsem dospělejší než ty.
On yaşımdan beri, çünkü senden daha olgunum, Harry.Sejak usiaku sepuluh tahun dan menjadi lebih tua darimu, Harry.
On yaşımdan beri, çünkü senden daha olgunum, Harry.- Siden hvornår? - Jeg var 10, og blev den ældste.
On yaşımdan beri, çünkü senden daha olgunum, Harry.Từ khi con lên 10 và trở nên già hơn bố.
On yaşımdan beri, çünkü senden daha olgunum, Harry.منذ أن وصلت سن العاشرة وأصبحت أكبر منك هاري
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Che sviluppiamo maggiore maturità emotiva se giochiamo di più.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Desenvolvemos uma maior maturidade emocional, se brincarmos mais.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Dezvoltăm mai multă maturitate emoțională dacă ne jucăm mai mult.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Jobb érzelmi érettséget érünk el, ha többet játszunk.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Kita lebih mengembangkan kedewasaan emosional jika lebih banyak bermain.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.우리가 더 많은 놀이를 하면, 감정적으로 더욱 성숙해 집니다.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Nous développons plus de maturité émotionnelle si nous jouons plus.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Osiągamy większą dojrzałość emocjonalną, jeśli bawimy się więcej.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Rozvíjíme emocionální zralost, když si více hrajeme.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Si jugamos más, desarrollamos mayor madurez emocional.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.We ontwikkelen meer emotionele maturiteit als we meer spelen.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Wir entwickeln uns mehr emotionale Reife, falls wir mehr spielen.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Αναπτύσσουμε περισσότερη συναισθηματική ωριμότητα όσο περισσότερο παίζουμε.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Ние ставаме по-емоционално зрели ако се забавляваме повече.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Чем больше мы играем, тем более развитыми становимся в эмоциональном плане.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.Якщо ми граємо - ми отримуємо більшу емоційну зрілість.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.כתוצאה מכך מה קורה? אנחנו מפתחים יותר בגרות רגשית אם אנחנו משתעשעים יותר.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.إننا نطور نضجنا العاطفي بشكل أكبر إذا لعبنا أكثر.
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.また たくさん遊ぶことで
Oyun oynadıkça, daha fazla duygusal olgunluğa erişiyoruz.我哋情感更加成熟,
Sanırım bunu anlayabilecek kadar... ...olgunluğa sahipsin.Tu es grand et tu me comprends, n'est-ce pas ?
Sen gerçekten olgun değilsin!1・・・2・・・
Sen gerçekten olgun değilsin! Bir, İki..Jestes naprawdę jak dziecko 1...2...
Sen gerçekten olgun değilsin! Bir, İki..U bent echt onvolwassen! éen, twee...
Sen gerçekten olgun değilsin!Come sei immatura!
Sen gerçekten olgun değilsin!Du bist echt kindisch!
Sen gerçekten olgun değilsin!Esti imatura !
Sen gerçekten olgun değilsin!진짜 유치해.
Sen gerçekten olgun değilsin!T'es vraiment immature !
Sen gerçekten olgun değilsin!Ty jsi vážně tak nedospělá!
Sen gerçekten olgun değilsin!Ty si fakt nedospelá!
Sen gerçekten olgun değilsin!Είσαι πολύ ανώριμη!
Sen gerçekten olgun değilsin!Токова си недозряла!
Sen gerçekten olgun değilsin!Ты правда как ребёнок!
Sen gerçekten olgun değilsin!את ממש ילדותית!
Sen gerçekten olgun değilsin!أنت غير ناضجة حقا!ـ
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Alle dine Fæstninger er Figener og tidligmoden Frugt; når de rystes, falder de den spisende i Munden.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.너의 모든 산성은 무화과나무의 처음 익은 열매가 흔들기만 하면 먹는 자의 입에 떨어짐과 같으리라
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Minden erõsséged olyan, mint a zsenge gyümölcsû fügefa; ha megrázatnak, az evõ szájába hullnak.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Všecky tvé pevnosti jsou jako fíkové s ovocem ranním, jimž jakž se zatřese, prší do úst toho, kdož by jedl.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.Všetky tvoje hrady budú jako fíky so skorými fíkami; ak ich zatrasú, padnú do úst toho, kto ide jesť.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.כל מבצריך תאנים עם בכורים אם ינועו ונפלו על פי אוכל׃
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.جميع قلاعك اشجار تين بالبواكير اذا انهزّت تسقط في فم الآكل.
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.你 一 切 保 障 必 像 無 花 果 樹 上 初 熟 的 無 花 果 . 若 一 搖 撼 、 就 落 在 想 喫 之 人 的 口 中
Senin kalelerin incir ağacının ilk olgunlaşan meyvesi gibidir. Bir silkeleyişte yiyenin ağzına düşecekler.你 一切 保障 必 像 無花果 樹上 初 熟 的 無花果 . 若 一 搖撼 、 就 落在 想 喫 之 人 的 口中
Sen yeteneksizsen, bir türlü olgunlaşamıyorsan ben ne yapayım.C'est pas ma faute si tu fais de la merde et si tu ne mûris pas!
Sen yeteneksizsen, bir türlü olgunlaşamıyorsan ben ne yapayım.Het is niet mijn fout dat je werk rotzooi is en dat je niet volwassen wordt.
Sen yeteneksizsen, bir türlü olgunlaşamıyorsan ben ne yapayım.Não tenho a culpa se o teu trabalho, sai uma merda, isso devesse à tua imaturidade.
Sen yeteneksizsen, bir türlü olgunlaşamıyorsan ben ne yapayım.No es mi culpa que tu... trabajo se ha ido a la mierda y que no madures.