Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Capisco che la tua immaturitā sia un handicap e ti perdono.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Con vẫn biết bố là 1 ông bố trẻ con...và con không giận bố...
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Ik snap best dat je onvolwassen bent. Dat geeft niet.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Jag vet att du är handikappad av din omognad och förlåter dig.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Jeg ved godt, du er hæmmet af din umodenhed, men jeg tilgiver dig.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Megértem, hogy érzelmileg éretlen vagy. Nem tehetsz róla.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Mira, entiendo que te incapacite una inmadurez natural. Te perdono.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Odkar je mama šla. Pojdi. Razumem te.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.- Pilih saja ? Aku tahu kelemahanmu adalah tidak matang, dan aku memaafkanmu.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Sei que estás em desvantagem devido a uma imaturidade natural. Eu perdoo-te.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Słuchaj, rozumiem, że jesteś dotknięty wrodzoną niedojrzałością i wybaczam ci to.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Such dir was aus. Du Kindskopf kommst da schwer mit. Soweit verzeihe ich dir.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Tiedän, että olet epäkypsä etkä voi sille mitään. Saat sen anteeksi.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Ton immaturité naturelle t'handicape. Je te pardonne.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Vyber si. Vím, je to hrůza, když jsi dítě. Odpouštím ti.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Καταλαβαίνω ότι πάσχεις από φυσική ανωριμότητα.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Разбирам, пречи ти вродената незрялост. Прощавам ти.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.Разбирам, пречи ти вродената незрялост. Прощавам ти.
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.,אמרתי לה איך להשתמש בזה .לא הראיתי לה
Bak, olgunlaşmamış biri olduğunu biliyorum ve seni affediyorum.أنظر أعرف بأنك مريض بعدم النضج الطبيعى وأسامحك على هذا
Barış, her gün yok olup her gün yeniden dirilen bir olgudur.La paz es algo que muere todos los días y que a su vez resucita todos los días.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.10年間ソーシャルワーカーの仕事をしてみると
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Aloitin yhteydestä.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Also da, wo ich begann, war bei der Verbindung
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Así que empecé con la noción de conexión
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Der hvor jeg startede var med tilknytning.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Ed iniziai con la connessione.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Ik begon met verbinding.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.In začela sem s povezanostjo.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Jadi yang saya pilih sebagai topik adalah hubungan.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.J'ai donc commencé avec les relations humaines.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.그래서 저는 "커넥션(연결)"에서 부터 시작했습니다.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Nos, a kiindulópontom a kapcsolat volt.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Por isso comecei pelas relações.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Så det jag började med var med samhörighet.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Và chỗ mà tôi bắt đầu đó là với sự kết nối.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Więc zaczęłam od związków.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Začala jsem se spojením.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Začala som so vzťahmi.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Έτσι αυτό με το οποίο ξεκίνησα ήταν η σύνδεση.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Итак, я начала с отношений.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Това, с което започнах, беше връзката.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.Тож я почала зі стосунків.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.והמקום שהתחלתי ממנו היה הקשר.
Başlangıç noktam, bağlantı olgusuydu.لذا حينما بدأت كان ذلك بالتواصل.
Belirli bir bilim dalının her probleminin çözümü için ideal bir tür, varlık ya da olgu vardır.עבור כל בעיה בתחום מדעי נתון, קיים מין או יישות או תופעה אידאליים לפתרונה.
Belirli bir bilim dalının her probleminin çözümü için ideal bir tür, varlık ya da olgu vardır.لكل مشكلة في مجال من العلوم، يوجد هناك صنف أو كيان أو ظاهرة مثالية لحلها.
Belirli bir bilim dalının her probleminin çözümü için ideal bir tür, varlık ya da olgu vardır.その理想的な解答を具現化した 種 もの あるいは事象がある その理想的な解答を具現化した 種 もの あるいは事象がある 逆に述べると あらゆる種 もの あるいは事象には
Belirli bir bilim dalının her probleminin çözümü için ideal bir tür, varlık ya da olgu vardır.어떤 과학 분야든 모든 문제에는 그 해답에 이상적인 종(種)이나 본질, 또는 현상 같은게 있죠.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.Guds vilja, och de mystiska krafternas synkroni, då får jag en inblick i vad det är, hur vi skapar.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.Jumalan tahdosta, ja mysteeristen voimien synkronisuudesta, antavat minulle käsityksen siitä, miten luomme.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.제가 그게 무엇인지, 어떻게 우리가 그것을 만드는지에 대해 약간의 관념을 얻게 될거라고 믿습니다.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.llegaré a la idea de qué es, de cómo crear.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.Saya mencapai gagasan dari apa yang ada saat ini, bagaimana kita mencipta.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.Valamit megértek belőle, hogy mi ez, hogyan alkotunk.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.По воле Бога и благодаря совместной работе загадочных сил, я прийду к некоему пониманию того, как мы создаем.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.אני אקבל מושג מסויים לגבי מה שזה, איך אנחנו יוצרים.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.سأصل لبعض الأفكار لماهية ذلك، كيف نبدع.
Ben bunun ne olduğunu, nasıl yarattığımız olgusunu anlamaya başlarım.自分の役割について、考えなくてはいけません。私は宇宙の中のどこにいるのか、
Ben o kadar da mutheşem, olgun biri değilim.Aku bukan orang yang sehebat itu.