Ben Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış en büyük besteci olduğunu düşünüyorum.I think Beethoven is the greatest composer who ever lived.
Hapishane gardiyanının bir kadın olduğunu görmek çoğu insanı şaşırtır.It surprises most people to find out that the prison warden is a woman.
Bu çocuk dünyanın düz olduğuna inanmaktadır.This child believes that the earth is flat.
Kim olduğumu bilmiyor.He doesn't know who I am.
Kızın güzel olduğunu görüyorum.I see the girl is beautiful.
Onun nerede olduğunu kimse bilmiyor.Nobody knows where it is.
Lütfen bana bunun ne tür bir aşçılık olduğunu söyle.Please tell me what kind of cooking this is.
Hepinizin burada olduğuna memnunum.I'm glad you are all here.
İnsanlar tuhaf görünen kadınların cadılar olduğunu düşünürlerdi.People used to think that women who looked odd were witches.
Ben bunun yasadışı bir taksi olduğundan şüpheleniyorum.I am suspicious that this is an illegal taxi.
İkisinin arasında oldukça güçlü bir anlaşmazlık olduğu açıktır.It's clear that there's a rather strong disagreement between the two.
Bu denklemin tüm kökleri negatif olduğundan stabildir.It's stable because all the roots of this equation are negative.
Sipariş vermeye hazır olduğunuzda lütfen bana bildirin.Please let me know when you are ready to order.
Lütfen bana karakolun nerede olduğunu söyleyin.Please tell me where the police station is.
Sabırlı olduğu için onu seviyorum.I love her because she is patient.
O, Osaka'da yaşıyor olduğunu söyledi.She said that she's living in Osaka.
Sessiz olduğunuz sürece, burada kalabilirsiniz.As long as you keep quiet, you can stay here.
Geçmişte dünyanın düz olduğu düşünülüyordu.In the past it was thought the world was flat.
Emekli olduğunda dedeme altın bir saat hediye edildi.My grandfather was given a gold watch when he retired.
Evin perili olduğu söyleniyor.It is said the house is haunted.
Bana kime takıldığını söyle, sana kim olduğunu söyleyeceğim.Tell me who you haunt, I'll tell you who you are.
Nerede gece geç saatlere kadar açık olan bir eczane olduğunu biliyor musunuz?Would you know where there is a pharmacy that is open till late?
Karanlık olduğunda görmek için bir el feneri kullanabilirsiniz.When it's dark you can use a flashlight to see.
Benim adım Legion; biz çok olduğumuz için.My name is Legion; for we are many.
Onlar onun çok zayıf olduğunu hissettiler.They felt he was too weak.
Onlar onun dürüst olduğuna inanıyordu.They believed he was honest.
Onlar bir komplo olduğuna inanıyordu.They believed there was a plot.
Onlar anlaşmanın aptalca olduğunu söyledi.They said the deal was foolish.
Onlar köleliliğin kötü olduğunu hissettiler.They felt that slavery was evil.
Onlar bunun sadece geçici olduğunu söylediler.They said this was just temporary.
Ona onun onların tutsağı olduğunu söylediler.They told him he was their prisoner.
Depolama maliyetlerinin çok yüksek olduğunu söylediler.They said storage costs were too high.
Onlar çoğunlukta olduğuna inanıyordu.They believed they were in the majority.
Onlar bunun gerekli bir kötülük olduğuna inandılar.They believed that it was a necessary evil.
Onlar kurşunu olduğu yerde bırakmaya karar verdiler.They decided to leave the bullet where it was.
Onlar onun grup içinde en iyi yazar olduğunu söylediler.They said he was the best writer in the group.
Onlar mümkün olduğu kadar çok sayıda insan yakalardı.They would capture as many people as possible.
Onlar onun saldırılarından bazılarının haksız olduğunu sezinlediler.They felt that some of his attacks were unjust.
Onlar doların değerinin çok yüksek olduğunu düşünüyorlardı.They thought the value of the dollar was too high.
Onlar ekonomiyi düzeltmede başarısız olduğu için onu suçladılar.They blamed him for failing to improve the economy.
Onun çok dürüst bir adam olduğunu duymuşlardı.They had heard that he was a very honest man.
Onlar bunun uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu söylediler.They said it was a clear violation of international law.
Küçük çocuklar neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu belirleyemez.Young children cannot determine what is right and what is wrong.
Gitmenin görevi olduğunu düşündü.He felt it was his duty to go.
O, doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapar.He does what he thinks is right.
Harrison'un sadece bir oyu olduğunu söyledi.He said Harrison had only one vote.
Ama o iyi nedenleri olduğuna inanıyordu.But he believed he had good reasons.
O, onun anayasaya aykırı olduğunu söyledi.He said it was unconstitutional.
Her şey onun planlamış olduğu gibi gidiyordu.Everything was going as he had planned.
Arkadaşının ölmekte olduğunu duymuştu.He had heard that his friend was dying.
Yapacağı daha önemli şeyleri olduğunu söyledi.He said he had more important things to do.
Onların korumasına ihtiyacı olduğunu düşünmüyordu.He did not think he needed their protection.
Onlardan kaç tanesinin yardıma ihtiyacı olduğunu bilmiyordum.He did not know how many of them needed help.
Onun hasta olduğu bile bilmiyordu.He had not even known that she was sick.
Güney'in protesto etmek için iyi bir nedeni olduğunu söyledi.He said the South had good reason to protest.
Herkes onun büyük bir oyuncu olduğunu düşünmüyordu.Not everyone thought she was a great actress.
O, tek cevabın bir köle isyanı olduğunu söyledi.He said the only answer was a slave rebellion.
Konuşmasının başarısız olduğundan korktuğunu söyledi.He said he feared his speech had been a failure.
Douglas, kararın doğru olduğuna inandığını söyledi.Douglas said he believed the decision was correct.
Bundan, Feminizmin hala gerekli olduğu sonucuna varabilirsin.From this you can conclude that feminism is still necessary.