olduğu kadar ile cümle

olduğu kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Nou, tot mijn verbazing en vreugde, alles was zo goed als mogelijk te maken.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."No, yllätyksekseni ja ilahduttaa, kaikki oli mahdollisimman oikein.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Nun, zu meiner Überraschung und Freude, alles war so richtig wie möglich.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Vâng, bất ngờ và thỏa thích của tôi, tất cả mọi thứ đã được như đúng là có thể.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Yah, saya terkejut dan gembira, semuanya sebagai hak mungkin.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Λοιπόν, για να έκπληξη και χαρά μου, όλα ήταν όπως ακριβώς γίνεται.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Е, за моя изненада и радост, всичко е възможно най-право, както е.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Ну, к моему удивлению и удовольствию, все было так как это возможно.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."Ну, на мій подив і задоволення, все було так як це можливо.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."ובכן, להפתעתי ולשמחתי, הכל היה נכון ככל האפשר.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı."حسنا ، لدهشتي والبهجة ، والحق في كل شيء ممكن.
"Evet, benim için sürpriz ve keyif için, her şeyi mümkün olduğu kadar haklıydı.テーブルは、私のための準備に着手し、ダンカン氏ロスは、私が得たことを確認するためにそこであった
-- evet doğru. Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.맞아요. 나는 MIT와 숯대학의 교수를 겸임하고 있죠.
-- evet doğru. Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.Na verdade, sou instrutora no MIT bem como no IC.
-- evet doğru. Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.-- זה נכון. אז אני בעצם מדריכה ב MIT וכן ב CIT.
-- evet doğru. Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.-- هذا صحيح. فأنا في الواقع مرشدة في MIT كما أيضاً في CIT.
-- evet doğru. Ben aslında MIT'de olduğu kadar CIT'de de bir eğitmenim.そして これが私たちが作ったものです
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.Aber sie hatte in den USA nicht ganz dieselbe Nachfrage, wie in Spanien.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.Ale w Stanach nie chwyciło tak szybko jak w Hiszpanii.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.Dar n-a avut aceeaşi accelerare în SUA cum a avut în Spania.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.Het bereikte echter niet dezelfde aanhang in de Verenigde Staten in vergelijking met Spanje.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.그러나, 그리고 나서는, 미국에서는 스페인만큼 많이 검색되진 않았고요.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.Mais nous n'avons pas eu le même pic aux États-Unis qu'en Espagne.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.Ma poi non ha avuto lo stesso picco negli USA tanto quanto come in Spagna.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.Namun tidak begitu banyak pencarian tentang band ini di Amerika Serikat tidak seperti di Spanyol.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.Nhưng số lần chọn kết quả ở Mỹ khác với ở Tây Ban Nha.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.Pero no tuvo la misma acogida en EE.UU. que en España.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.Но не стана толкова силна в САЩ, колкото в Испания.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.אבל לא הייתה לה את אותה ההצלחה בארה"ב כמו שהייתה לה בספרד.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.لكن لم يكن لديها نفس الحظوة في الولايات المتحدة. كما كان لديها في أسبانيا.
Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış.火がつきませんでした スペインの次は イタリア
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google e la fel de mult un succes psihologic cât unul tehnologic.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google er lige så meget en psykologisk succes, som en teknologisk .
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google est aussi bien un succès psychologique que technologique.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google es un éxito psicológico, además de tecnológico.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google è un successo psicologico tanto quanto un successo tecnologico.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google è un successo tanto psicologico quanto tecnologico.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google is evenzeer een psychologisch succes, als een technologisch.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google ist ebenso psychologischer Erfolg wie technologischer.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google je stejně tak psychologický úspěch jako úspěch technologický.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google jest zarówno psychologicznym, jak i technologicznym sukcesem.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google je tak isto psychologickým úspechom, ako je aj technologickým.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google pa je tako psihološki kot tehnološki uspeh.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Google — это успех как технологический, так и психологический.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.구글은 기술적인 성공인 만큼 심리적인 성공이기도 합니다.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Thành công của Google về mặt tâm lý cũng to lớn như thành công của nó về mặt công nghệ.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.Το Google δεν είναι μόνο μια επιτυχία στο επίπεδο της ψυχολογίας αλλά και στο επίπεδο της τεχνολογίας.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca."Гугъл" е толкова психологически успех, колкото е и технологически успех.
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.גוגל היא הצלחה פסיכולוגית ממש כפי שהיא הצלחה טכנולוגית
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.جوجل هي نجاح سيكولوجي اكثر منه نجاح تكنولوجي
Google teknolojik olduğu kadar psikolojik de bir başarıdır ayrıca.問題とは一切思っていなかったことを 解決する場合にも
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Een draaikolk is voor Steve Grand een ding met een even grote realiteit als een rots.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Ein Whirlpool ist für Steve Grand genauso wirklich wie ein Stein.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.En hvirvelstrøm er for Steve Grand en ting med lige så meget virkelighed som en sten.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.En virvel är, för Steve Grand, ett lika verkligt ting som en sten.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.소용돌이가 스티브 그랜드에게는 바위와 마찬가지의 실체입니다.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Nhưng đối với Steve Grand, xoáy nước, cũng là một vật chất thật sự không kém gì một tảng đá.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Podle Steva Granda je vír stejně reálná věc jako skála.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Pre Steve Granda je vír rovnako skutočný ako skala.
Grand'e göre bir anafor, bir kayanın sahip olduğu kadar gerçekliğe sahiptir.Sebuah pusaran air, menurut Steve Grand, adalah benda yang sama nyatanya dengan sebuah batu.

İlgili Sayfalar