olduğu gibi ile cümle
olduğu gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
13
ORT. KELİME
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.קצת כמו הניסוי עם 10 הדיברות -- והם מרמים עוד פחות.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.قليلاً مثل تجربة الوصايا العشر -- ويغش الناس أقل حتى.
-bir parça da On Emir'de olduğu gibi--hemen yükseliyor. ve hatta daha da az hile yapıyorlar.ズルをする人は減ったのです さて ここから何が学べるでしょう?
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.Algo como una prostatectomía, la próstata es pequeña, y está en un punto específico.
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.Așadar, ceva ca o prostatectomie, prostata e mică și e într-un singur loc.
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.Coś takiego jak prostatektomia - gruczoł krokowy, jest mały i w jednym miejscu.
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.전립선 절제술을 예로 들면, 전립선은 매우 작고 어떤 고정된 위치에 있습니다.
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.Nehmen wir mal die Prostataentfernung, die Prostata ist klein, und sie ist an einer einzigen Stelle.
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.Prendete una prostatectomia, la prostata è piccola e localizzata in un punto preciso.
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.Ví dụ như việc cắt tuyến tiền liệt Tuyến tiền liệt thì nhỏ và chỉ ở 1 vị trí
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.Zoiets als een prostatectomie, de prostaat is klein, en hij zit op één plek.
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.Нещо като простатектомия, простатата е малка и е на едно място.
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.Что-то типа простатэктомии, простата мала, и находится в одном месте.
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.במשהו כמו הסרת בלוטת הערמונית הבלוטה קטנה, והיא במקום אחד
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.شيء مثل استئصال البروستاتا , البروستاتا صغيرة الحجم , وهي في موقع واحد.
Bir prostatektomide olduğu gibi, prostat küçüktür ve tek bir bölgededir.前立腺は小さく、一ヶ所にあります それだとロボットを非常に正確にセットして
Bir şiir asla bitmiş sayılmaz, sadece olduğu gibi bırakılır."Ein Gedicht ist niemals vollendet, sondern nur halb fertig."
Bir şiir asla bitmiş sayılmaz, sadece olduğu gibi bırakılır."시는 끝나는게 아니라 단지 버려진다."고 말했습니다.
Bir şiir asla bitmiş sayılmaz, sadece olduğu gibi bırakılır.שאמר ששיר לעולם אינו מסתיים, הוא רק ננטש.
Bir şiir asla bitmiş sayılmaz, sadece olduğu gibi bırakılır.これは怖く感じます
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Chwilę patrzył drogi dobry chłopak w problemy, jak wcześniej.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Clipa următoare el a uitat un băiat bun în drag probleme, la fel ca înainte.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Detik berikutnya dia tampak anak yang baik sayang di masalah, seperti sebelumnya.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Im nächsten Moment sah er ein lieber, guter Junge in Schwierigkeiten, wie vorher.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.그림자. 다음 순간 그는 사랑에 좋은 소년을 보았다 문제로 이전.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Következő pillanatban úgy nézett ki, egy kedves jó fiú baj, mint korábban.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Momento seguinte, ele parecia um rapaz bom em problemas, como antes.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Næste øjeblik kiggede han en kær god dreng i problemer, som før.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Naslednji trenutek je pogledal dragi dober fant v težave, kot prej.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Nästa ögonblick han såg en kär snäll pojke i problem, som tidigare.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Seuraava hetkellä hän näytti rakas hyvä poika ongelmia, kuten ennen.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Thời điểm sau đó, ông nhìn một cậu bé thân tốt trong rắc rối, như trước đây.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Un attimo dopo sembrava un caro ragazzo buono in problemi, come prima.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Un instant après, il avait l'air d'un garçon bien dans chers problèmes, comme avant.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Un momento después parecía un buen chico querido en problemas, como antes.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Volgende moment keek hij een lieve goede jongen in problemen, zoals voorheen.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Vzápätí sa pozrel drahý dobrý chlapec problémy, ako predtým.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Vzápětí se podíval drahý dobrý chlapec problémy, jako předtím.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Επόμενη στιγμή κοίταξε ένας αγαπητός καλό παιδί στο πρόβλημα, όπως και πριν.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.В наступний момент він подивився милий хлопчик проблеми, як і раніше.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.В следующий момент он посмотрел милый мальчик проблемы, как и раньше.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.Следващия миг той изглеждаше скъп добро момче в проблеми, както преди.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.צל. רגע לאחר מכן הוא נראה ילד טוב יקר ב הבעיה, כמו קודם.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.الظل. اللحظة القادمة وقال انه يتطلع صبي العزيز الرشيد في ورطة ، كما حدث من قبل.
Bir sonraki an diye bir sevgili iyi bir çocuk baktı sorun, daha önce olduğu gibi.前と同じように悩み、。 彼はタバコを離れて投げつけた。
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.A tak máme tuto zkušenost, stejně jako jsme měli v elektrostatice, že magnet vytváří pole.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.E quindi abbiamo questa nozione, esattamente come avevamo in elettrostatica, che un magnete genera un campo.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.I dlatego istnieje pogląd, tak jak w dziedzinie elektrostatyki, że magnes wytwarza pole.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.그리고 이미 알고있듯이, 자석은 자기장을 만들어 냅니다
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.Nyilván akkor van egy észrevételünk, akár csak az elektrosztatikában volt, hogy a mágnesek mezőt hoznak létre.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.Och så har vi detta begrepp, precis som vi hade i Elektrostatik, att en magnet genererar ett fält.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.Rovnako ako v elektrostatike, aj tu magnet vytvára magnetické pole.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.Y por eso tenemos esta idea, al igual que la tuvimos en electrostática, que un imán genera un campo.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.Тук го има същото понятие, като при електростатиката, че магнитът произвежда поле.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.בנוסף לזה, כמו שהיה באלקטרוסטטיקה, מגנט יוצר שדה מסביבו.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.لدينا هذه النظرية، تماماً كما كان لدينا في علم الكهرباء الساكنة. باختصار، المغناطيس يولد مجال
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.所以我们有了这样的概念 就像我们在静电学中画的 这个磁体形成了一个场
Bu arabaları Wal-Mart'ta olduğu gibi rahatsız etmek demekti; Ben bunu yapmayacağım.E la fel de ușor să critici mașinile, precum e să critici magazinele Wal-Mart; dar nu am să fac asta.
Bu arabaları Wal-Mart'ta olduğu gibi rahatsız etmek demekti; Ben bunu yapmayacağım.Es tan fácil bromear sobre los coches como sobre Wal-Mart; no voy a hacer eso.
Bu arabaları Wal-Mart'ta olduğu gibi rahatsız etmek demekti; Ben bunu yapmayacağım.Łatwo jest narzekać na samochody, tak jak na sklepy dyskontowe; ja nie zamierzam.